Nefis vücut bağı
İnsan bedeni alışkanlıklarla yaşar.
Ne yediğine bak, nasıl yaşadığını görürsün.
Her sabah içilen bir kahve, içilmeyince baş ağrıtır. Yürüyüşe alışan beden, bir gün yapılmadığında huzursuz olur. Çünkü beden, tekrar edilen şeyi ister.
Nefis de böyledir. Hatta daha ısrarcıdır.
Nefis, insanın görünmeyen bedenidir. Onun açlığı mideyle değil, kalple hissedilir.
Bir yanlışa bir kez yaklaşıldığında nefis yoklar.
İkinci seferde alışır.
Üçüncüde ister.
Dördüncüde ise artık mazeret üretir.
Bugün bu mazeretleri her yerde görüyoruz. Ekran başında geçirilen saatler “dinleniyorum” diye adlandırılıyor. Gıybet “sadece dertleşme” oluyor. Kalbi yoran meşguliyetler “zaman öldürme” denilerek masumlaştırılıyor. Nefis, çağın dilini çok iyi öğrenmiş durumda.
Namaz bir kez ertelenir; “yorgunum” denir.
İkinci kez gecikir; “sonra kılarım” denir.
Üçüncüde nefis konuşur:
“Zaten kalbin temiz…”
Oysa kalbin temizliği, ibadetten kaçmanın değil; ibadete yönelmenin sebebi olmalıydı. Çünkü ibadet kalbi temizler, nefsi terbiye eder.
Nefis tekrar ister. Ne ile beslenirse onu çoğaltır.
Yanlışla beslenirse yanlışı,
ibadetle beslenirse huzuru ister.
Namaza alışan bir kalp, namazsız daralır.
Kur’an’la beslenen bir gönül, onsuz eksik kalır.
Sadakaya alışan el, vermeyince sıkılır.
Bugün nefsin senden ne istediğine dikkat et.
Çünkü istekler, dün yaptıklarının aynasıdır.
Nefis terbiye edilmezse yönetir.
Yönetilmezse sürükler.
Sürüklediği yer ise çoğu zaman pişmanlıktır.
Bedenimize diyet yapıyoruz da,
nefsimize neden helâl haram diyeti yapmıyoruz?
Çünkü nefis, alıştığı şeyle yaşar.
Ve insan, çoğu zaman alışkanlıklarının toplamıdır.
Selam ve dua ile...