Kendimi emekli ettikten sonra yürüyüş yapıyorum, kitap okuyorum, Kale Haberde güncel yazılar , Lınkedin platformuna kalite konulu yazılar yazıyorum.
Ara verdiğimde TV dizisi, rastgeldiğimde öğlen programlarını seyrediyorum.
Öğlen programları bize ne mesaj veriyor derseniz bir ahlaksız güruhun televizyonda kendilerini ihbar ederek para kazanacağı mesajını veriyor Kaynıyla kaçan gelinler, kayınvalideyi hamile bırakan damatlar daha neler neler. Oturuşlarına kıyafetlerine bakarsanız sanırsınız ki ülkemin muhafazakar kesimi, program başlayınca anlıyorsunuz ki hepsi ayaktakımı. Hele o sunucuların aynı seviyedeki sunumları.. hepsi anne baba kardeş, diyorsunuz ki bunların yetiştireceği çocukların topluma yararlı olması mümkün değil.
Dizilere gelince; dizilerin yarısı eli silahlı feodal zihniyetli ailelerin yasa dışı kendi düzenlerini sürdürme halleri.. Diğer yarısı kenar mahalle, lüks site çatışması bir kısmı ise kibar görünümlü insanların entrika ve ahlaksız hayatları.
Bizim nesil, BİZİMKILER, YAZLIKÇILAR, PERİHAN ABLA, SÜPER BABA gibi insanın insan gibi davrandığı dizilerle büyüdü. Son yıllarda o günleri anımsatan SEKSENLER dizisi de seyrederken güzel zaman geçiren bir dizi oldu.
Belki kadın cinayetleri, sokaklarda eli silahlı 15, 16 yaşındaki çocuklar , korna çalan arabalara saldıran magandalar belki bu programların eseridir.
Bir nesil kayboluyor, yarısı hiç olarak diğer yarısı hiçlerle karşılaşmaktan korkarak.
Diziler para kazanıyor, izleyen çok, reklam çok ama tahribatı da çok.
Dr. Oğuzkan BÖLÜKBAŞI