YKS sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte binlerce genç, yalnızca aldığı puanla değil, çevresinden gelecek tepkilerle de yüzleşiyor. Oysa bugün en çok ihtiyaç duydukları şey eleştirilmek değil, anlaşıldıklarını hissetmektir.
Sınavlar; bilgi, hazırlık süreci ve o günkü performansı ölçebilir. Ancak bir gencin karakterini, potansiyelini, hayallerini ya da yaşam boyu göstereceği başarıyı tek başına belirleyemez.
Bu süreçte ailelerin kullandığı dil büyük önem taşır.
“Neden daha fazla çalışmadın?” yerine, “Bu süreçte neler hissettin?” diye sormak…
“Senden bunu beklemiyorduk.” yerine, “Birlikte bundan sonra nasıl ilerleyebiliriz?” diyebilmek…
İşte bu yaklaşım, gencin yalnızca özgüvenini değil, geleceğe dair umudunu da korur.
Her başarı, güvenli bir ilişkide filizlenir. Gençler, en çok hata yaptıklarında koşulsuz kabul gördüklerini hissettiklerinde yeniden ayağa kalkma cesareti kazanırlar.
Bugün açıklanan sonuç bir son değil; eğitim yolculuğundaki duraklardan yalnızca biridir. Önemli olan, bu durağın ardından hangi adımın atılacağı ve o adım atılırken gencin yanında nasıl durulduğudur.
Sevgili anne ve babalar; bugün çocuğunuza vereceğiniz en değerli hediye kıyaslamak değil, dinlemek; yargılamak değil, güven vermektir.
Çünkü bazen bir gencin hayatını değiştiren şey aldığı puan değil; en zor gününde duyduğu tek bir cümledir:
“Sonuç ne olursa olsun, seni seviyoruz ve bundan sonrasını birlikte planlayacağız.”