Gözün görmez kulak duymaz
Yaşlanınca, yaşlanınca
Mide doyar gözün doymaz
Yaşlanınca, yaşlanınca
Malların kıymete biner
O' kör nefis seni yener
Yalnız kalın için yanar
Yaşlanınca, yaşlanınca
Gözün yollarına bakar
Hastalık bedeni sıkar
Torunlar burnuna kokar
Yaşlanınca, yaşlanınca
Yemeğini yiyemezsin
Toplumuna uyamazsın
Denileni duyamazsın
Yaşlanınca, yaşlanınca
Birgün bastona binersin
Gençliğine çok yanarsın
Küçük çocuğa dönersin
Yaşlanınca, yaşlanınca
Ah eder iç geçirirsin
Bazen alta kaçırırsın
Evde günü geçirirsin
Yaşlanınca, yaşlanınca
Titrersin bardak tutaman
İniltiden hoş yatama
Menzilinede yetemen
Yaşlanınca, yaşlanınca
Adın olur bir ihtiyar
Bilinmez yoda ne var
Bazene vururlar azatr
Yaşlanınca, yaşlanınca
Ödüoğlu yaşlanıyor
O günlere başlanıyor
Köyündende dışlanıyor
Yaşlanınca, yaşlanınca
Ahmet Ulusoy (Ödüoğlu)
04.09.2026
Kırıkkale