
Bahşılılı Âşık-Şair Sami Güler (Âşık Samimi) Ağabeyimizin Ardından…
"Her nefis ölümü tadacaktır." (Âl-i İmrân, 185)
Hayat dediğimiz yolculuk; doğumla başlayan, ölümle tamamlanan ve geriye yalnızca güzel bir isim, hayırlı ameller ve hoş bir seda bırakan kısa bir misafirliktir.
Bazı insanlar vardır ki, dünya malı biriktirmez; gönül biriktirir. İşte Bahşılı'nın yetiştirdiği halk ozanı, gönül insanı Sami Güler, namıdiğer Âşık Samimi, böyle güzel insanlardan biriydi.
Onu ilk defa Kırıkkale Gönül Dostları Şairler Topluluğu'nun aylık toplantılarında tanıdım. Kültür Merkezi'nde her ay bir araya gelir, şiirler okunur, gönüller buluşurdu.
Sami ağabeyimiz her zamanki mütevazılığıyla yerine oturur, sırası geldiğinde şiirini okur, ardından sessizce dinlemeye devam ederdi. Ne gösterişi severdi ne de öne çıkmayı… Onun en büyük zenginliği, samimiyeti ve gönül diliydi.
1941 yılında Bahşılı'da dünyaya gelen Sami Güler, çocuk yaşlardan itibaren Anadolu insanının alın teriyle yoğrulan hayatını yaşadı.
Koyun güttü, tarlada çalıştı, inşaatlarda emek verdi, nice yuvaların kurulmasına vesile oldu.
Alın teriyle kazandığı lokmayı helal bilen bu güzel insan, hayatın çilesini de sabrını da şiire dönüştürdü.
Şiir onun için bir süs değil, bir gönül nefesiydi. Okul sıralarında edebiyat eğitimi almamıştı belki ama hayat mektebi ona en güzel mısraları öğretmişti. Hece veznini büyük bir ustalıkla kullandı.
Yazdığı her şiirde Anadolu'nun kokusu, Kızılırmak'ın sesi, toprağın bereketi ve insanın iç dünyası hissediliyordu.
Dinî duygular, vatan sevgisi, aile, fakirlik, gurbet, yaşlılık, ölüm, tevbe ve tevekkül onun şiirlerinin en belirgin konularıydı.
Nitekim "Var mıdır Yurdu Mevlâ'nın" adlı şiirinde şöyle sesleniyordu:
"Ben zikir bilmiyom Kur'an'dan başka,
Herkes okusaydı onu da keşke.
Tefekküre dalmak o daha başka,
Var mıdır mekânı yurdu Mevlâ'nın."
Bu dizeler, onun Kur'an'a olan bağlılığını ve samimi inancını anlatmaya yetmektedir.
Dünya hayatının geçiciliğini ise "Göçüp Gittiler" şiirinde ne güzel ifade etmişti:
"Hz. Muhammed'e Miraç'ı verdin,
Ebu Cehil ile imtihan ettin.
Hira Mağarası'nda onu gizledin,
Onlar da dünyadan göçüp gittiler."
Şimdi o şiirin şairi de dünyadan göçüp gitti…
Geride kalan bizlere ise onu dualarla anmak, eserlerini yaşatmak ve yeni nesillere tanıtmak düşüyor.
Bir Gönül Adamına Ağıt..
Sessiz geldi, sessiz geçti,
Gönüllerde izler seçti.
Toprak aldı emanetin,
Şiirlerin bize geçti.
Bahşılı'nın esen yeli,
Getirir hâlâ o sesi.
Bir mısrada yaşar insan,
Ölmez gönülün nefesi.
Irmak akar Kızılırmak,
Hatıralar durur berrak.
Bir Fâtiha gönder ona,
Rahmet olsun daim toprak.
Kıymetli dostumuz Sami Güler ağabeyimiz, sadece şiir yazan bir insan değildi; yaşadığı hayatla da şiirin kendisiydi. Nasırlı elleriyle ekmeğini kazanan, tevazusuyla gönülleri fetheden, sohbetiyle huzur veren gerçek bir Anadolu insanıydı.
Bugün Kırıkkale Gönül Dostları Şairler Topluluğu bir büyüğünü, Bahşılı kıymetli bir evladını, edebiyat camiamız ise samimi bir halk şairini ebediyete uğurluyor.
Rabbim kendisine engin rahmetiyle muamele eylesin. Kabri pür nur, makamı âli, mekânı Firdevs cenneti olsun. Yazdığı her hayırlı mısra, okuyan her gönülden yükselen her dua, amel defterine sadaka-i câriye olarak yazılsın.
Başta kıymetli ailesine, Bahşılılı hemşehrilerine, Kırıkkale Gönül Dostları Şairler Topluluğu'na ve bütün sevenlerine sabır ve başsağlığı diliyorum.
Allah rahmet eylesin. Ruhu şâd, mekânı cennet olsun.
"Şairler ölmez; mısraları, dualarla birlikte yaşamaya devam eder."..
Hidayet Doğan Osmanoglu
TC.Kul.Bak.Halk Sairi