
Bir bahar sabahı düşünün… Kırlarda rengârenk çiçekler açmış, her biri ayrı bir güzellik, ayrı bir zarafet taşıyor. İşte çocuklar da böyledir.
Onlar, Rabbimizin ailelere emanet ettiği en kıymetli çiçeklerdir. Bir çiçeğin suya, güneşe ve ilgiye ihtiyacı olduğu gibi; bir çocuğun da sevgiye, şefkate, güzel terbiyeye ve doğru rehberliğe ihtiyacı vardır.
Çocukluk, insan hayatının en hassas dönemidir. Çünkü o yaşlarda kalp tertemiz, zihin berrak ve ruh şekillenmeye hazırdır. Çocuğun gönlüne ne ekilirse, ileride hayat ağacında onun meyveleri görülür.
İslâm medeniyetinde çocuk terbiyesi, daha dünyaya geldiği ilk andan itibaren büyük bir hassasiyetle ele alınmıştır. Evladın kulağına ezan ve kamet okunması, ona ilk olarak Allah’ın adını ve büyüklüğünü duyurmanın güzel bir nişanesidir.
Çünkü çocuk, hayat yolculuğuna başlarken en güzel kelimelerle tanışmalıdır. Kalbine Allah sevgisi, Peygamber muhabbeti, güzel ahlâk ve kulluk şuuru yerleşmelidir.
Bugün bilim de göstermektedir ki çocuklar çok küçük yaşlardan itibaren çevrelerinden etkilenmektedir. Duydukları sözler, gördükleri davranışlar ve yaşadıkları ortam onların karakter dünyasını şekillendirir.
Bu sebeple anne ve babalar, çocuklarının sadece ihtiyaçlarını karşılayan kişiler değil; onların gönül mimarlarıdır.
Bir çocuk ki gönlü tertemiz bir bahçe,
Ne ekersen büyür içinde gününce.
Sevgi ekersen sevgiyle açılır,
Güzel ahlâkla yarınlar saçılır.
Tarihimiz, küçük yaşta ilim öğrenerek insanlığa ışık olan nice büyük şahsiyetlerle doludur.
Kur’ân-ı Kerîm’i küçük yaşlarda öğrenen, hafız olan ve ömrünü ilme adayan büyüklerimiz, sağlam bir terbiyenin insan hayatındaki önemini göstermişlerdir.
Büyük gönül insanları, sadece bugünü değil geleceği de düşünmüşlerdir.
Onların en büyük ideallerinden biri; vatanı imar etmek, toprağı güzelleştirmek ve gelecek nesillere güzel bir dünya bırakmaktı.
Diğer büyük idealleri ise; çocuklara küçük yaşlardan itibaren Allah sevgisini, Peygamber sevgisini, vatan sevgisini, yardımlaşmayı ve güzel ahlâkı öğretmekti.
Bir mübarek Hak dostu Ebul Faruk Süleyman Hilmi Tunahan ksa.bağlılarına son zamanında hep şunu dermiş.
Emr-i Hak yaklaşıyor, fakat şu hayatta iki idealim vardır:
BİRİNCİ İDEALİM ŞUDUR Kİ:
Bize vatan olan yurt topraklarını yeteri kadar ve gereği gibi işleyip imar etmek, verimli hâle getirmek, bütün vatan sathını ağaçlarla süslemek.
Çünkü ben çiftçi bir babanın oğluyum.Hem onun anlattıklarından hem de çiftlik işlettiğim zamanlardan tadını bilirim.
Ben bekârken her sene bir ağaç dikerdim. Evlenince bir tanede yengeniz için dikmeye başladım.
Şimdi iki kızım var, onlar için de dikiyorum.
Benim evlatlarım da aynı yolda yürümelidir.
İKİNCİ İDEALİM:
Bu vatana millet olarak yetişmekte olan yeni nesli 4 ila 6 yaş devresinde, ALLAH SEVGİSİ, PEYGAMBER SEVGİSİ, VATAN SEVGİSİ ve YARDIMLAŞMA ŞUURUNU işleyip onları DİNE ve VATANA EN YARARLI BİR ŞEKİLDE yetiştirmek.
En azından tatil devresinde ihvanın çocuk ve torunlarını, kıymetli hocalarımın o yaştaki evlatlarını da - bir aylık olsun – toplayıp söylediğim konuda eğitmek.
Çoğalmakta olan eğriliklerin ancak bu yolla önlenebileceği kanaatindeyim.
Eğrilikler bizden hızlı gidiyor.
Bizim iyi yetiştirdiğimiz evlatlarımızdan daha hızlı artmakta.
Bu eğrilikler İslam ahlakına uymayan davranışlardır.
4 ila 6 yaştaki çocuğa ne öğretilirse mıknatıs gibi kapar ve hayatı boyunca unutmazlar.
Onun vasiyeti bugün yerine getirildi.
Onun gözyaşlarıyla yaptığı duaları kabul oldu.
Türkiyenin her tarafında çocuklar 4 5 yaşlarında bülbüller gibi Kuranı ve Esma u husnayı okumaya başladılar.İnşallah bu anlamda ilerde çok güzel gelişmeler olacak..
Çünkü küçük yaşta verilen eğitim, kalpte derin izler bırakır.
Çocuk küçük bir fidandır, eğilirken şekil bulur,
Sevgiyle sulanan gönül, güzelliklerle dolup taşar.
Bir güzel söz, bir tebessüm, bir dua yeter bazen,
İyi yetişen bir nesil, dünyayı aydınlatır yeniden.
Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem):
“Her doğan çocuk İslâm fıtratı üzere doğar. Sonra anne ve babası onu farklı yönlere sevk eder.”buyurarak anne ve babanın sorumluluğuna dikkat çekmiştir.
Çocuklara sadece sözle değil, yaşayarak örnek olmak gerekir. Çünkü çocuklar söylenenlerden çok yapılanları öğrenirler.
Evinde sevgi gören çocuk sevgiyi, merhamet gören çocuk merhameti, güzel söz işiten çocuk güzel konuşmayı öğrenir.
Bugün çocuklarımızın gönül dünyasını korumak, onları zararlı alışkanlıklardan ve yanlış örneklerden uzak tutmak hepimizin ortak sorumluluğudur.
Onlara sadece başarılı olmayı değil; iyi insan olmayı, faydalı olmayı, merhametli ve ahlâklı olmayı öğretmeliyiz.
Ey anne, ey baba, emanet sana bir can,
Gönlünde taşıdığı sırdır koca cihan.
Bugünün çocuğu yarının umudu,
Sevgiyle büyüt ki güzelleşsin zaman.
Rabbim bizlere evlatlarımızı hakkıyla yetiştirebilmeyi nasip eylesin.
Onların kalplerini iman nuruyla, gönüllerini güzel ahlâkla, yollarını ilim ve hikmetle aydınlatsın.
Evlatlarımızı anne ve babasına hayırlı, milletine faydalı, insanlığa merhamet taşıyan kullar eylesin.
Yeryüzünde iyiliğin, adaletin ve güzel ahlâkın çoğalmasına vesile olacak nesiller yetiştirmeyi hepimize nasip etsin.
Âmin.
HİDAYET DOĞAN OSMANOĞLU
TC.Kul.Bak.Halk Sairi