
Süleyman Hilmi Tunahan Efendi Hazretleri, hem baba tarafından hem de anne tarafından Ehl-i Beyt neslindendir. Yani Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) pâk neslinden gelmektedir.
Babası Osman Fevzi Efendi Hazretleri seyyidlerden, annesi Hatice Hanımefendi ise şeriflerdendir.
Ehl-i Beyt sevgisi, Müslüman gönüllerde asırlardır müstesna bir yere sahiptir. Zira Resûlullah Efendimiz’in (s.a.v.) mübarek ailesine ve nesline muhabbet, ümmetin gönlünde taşıdığı kıymetli bir emanettir.
Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) Ehl-i Beyt’i, Hz. Nûh’un gemisine benzettiği rivayet edilmiştir:
“Ehl-i Beytim, Nûh’un gemisi gibidir. Ona binen kurtulur; ondan geri kalan helâk olur.” (Mektûbât-ı Şerife, Cild 1, Mektup 51)
İmam-ı Rabbânî Hazretleri de babası Abdülehad Hazretleri’nin şu sözünü nakleder:
“Ehl-i Beyt’e muhabbetin hüsn-i hâtimeye çok büyük dahl-i tesiri vardır.”(Mektûbât-ı Şerife, Cild 2, Mektup 36)
NÛH’UN GEMİSİ VE EHL-İ BEYT..
Peki, Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) Ehl-i Beyt’i teşbih ettiği Hz. Nûh’un gemisini Rabbimiz Kur’ân-ı Kerîm’de nasıl anlatıyor?
Hûd sûresinde, Hz. Nûh’un (a.s.) kavmiyle yaşadığı hadise ve geminin kurtuluş vesilesi oluşu ayrıntılı şekilde anlatılır.
37. âyet-i kerîme meâlen:“Ey Nûh! Bizim gözetimimiz altında ve vahyettiğimiz şekilde gemiyi yap. Sakın zulmedenler hakkında onları kurtarmam için bana bir ricada bulunma. Çünkü onlar mutlaka boğulacaklardır.”
38. âyet-i kerîme meâlen:“Hz Nûh gemiyi yapıyor, kavminden ileri gelenler de yanına her uğradıklarında onunla alay ediyorlardı. Hz Nûh da şöyle karşılık veriyordu: ‘Madem bizimle alay ediyorsunuz, şunu unutmayın ki, bizimle alay ettiğiniz gibi bir gün gelecek biz de sizinle alay edeceğiz.’”
Ardından Cenâb-ı Hak, onları dünyada ve âhirette karşılaşacakları azap konusunda şöyle uyarır:39. âyet-i kerîme meâlen:“Artık dünyada rezil ve perişan edecek bir azaba kimin uğratılacağını, âhirette devamlı bir azabın da kimin başına geleceğini yakında görüp öğreneceksiniz!”
40. âyet-i kerîme meâlen: “Nihayet emrimiz gelip geminin kazanı kaynamaya başlayınca Nûh’a dedik ki: Her canlıdan erkekli-dişili birer çifti, haklarında boğulma hükmü verilmiş olanlar dışında ehlini ve iman edenleri gemiye bindir. Zaten onunla beraber iman edenler pek azdı.”
Burada dikkat çekici bir hakikat vardır: Kurtuluş yalnızca bir nesebe, akrabalığa veya yakınlığa bağlı değildir. İman ve Allah’ın emrine teslimiyet esastır.
Nitekim Hz. Nûh’un (a.s.) oğlu da babasının öz evladı olmasına rağmen iman etmediği için kurtulanlar arasında yer almamıştır.
41. âyet-i kerîme meâlen:“Nûh dedi ki: ‘Gemiye binin! Onun akıp gitmesi de durması da Allah’ın adıyladır. Şüphesiz Rabbim çok bağışlayıcıdır, engin merhamet sahibidir.’”
42. âyet-i kerîme meâlen:“Sular her tarafı kapladığında gemi, yolcularıyla birlikte dağlar gibi dalgalar arasında süzülmeye başladı. Nûh, geminin dışında bulunan oğluna: ‘Ey oğulcağızım! Bizimle beraber gemiye bin de kâfirlerle beraber olma!’ diye seslendi.”
Fakat oğlu: 43. âyet-i kerîme meâlen:“Ben bir dağa sığınırım; o beni sudan korur.” dedi.
Hz. Nûh (a.s.) ise:“Bugün Allah’ın merhamet ettikleri dışında hiç kimseyi O’nun hükmünden kurtaracak yoktur.” dedi.
Derken aralarına bir dalga girdi ve oğlu boğulanlardan oldu.
44. âyet-i kerîme meâlen:“Ey yer! Suyunu yut! Ey gök! Suyunu tut!” denildi. Su çekildi, iş bitirildi, gemi Cûdî üzerine oturdu ve: “Zalimler topluluğu Allah’ın rahmetinden uzak olsun!” denildi.
Bunun üzerine Hz. Nûh (a.s.), oğlunun hâlini Rabbine arz etti: 45. âyet-i kerîme meâlen:“Rabbim! Şüphesiz oğlum benim ehl-i beytimdendir. Senin va‘din elbette gerçektir. Sen hüküm verenlerin en hayırlısısın.”
Cenâb-ı Hak ise şöyle buyurdu:46. âyet-i kerîme meâlen .“Ey Nûh! O, senin ehlinden değildir. Çünkü onun yaptığı doğru olmayan bir iştir. Hakkında bilgi sahibi olmadığın bir şeyi benden isteme. Şüphesiz ben, câhillerden olmayasın diye sana öğüt veriyorum.”
Bu âyetler bizlere çok mühim bir hakikati öğretmektedir:Asıl kurtuluş, sadece soy ile değil; iman, itaat, muhabbet ve salih amelle mümkündür.
Ehl-i Beyt sevgisi ise mümin gönlünde taşıdığı güzelliklerle insanı Resûlullah Efendimiz’e (s.a.v.) muhabbet etmeye, O’nun ahlâkını sevmeye ve sünnetine sarılmaya yöneltmelidir.
Süleyman Hilmi Tunahan Efendi Hazretleri’nin Ehl-i Beyt neslinden oluşu da onun hayatındaki ilim, irşad ve hizmet yolculuğunun yanında hatırlanan müstesna bir husustur.
Onu anarken asıl ibret alınacak mesele; ilim, ihlâs, hizmet, edep ve Allah’a kulluk yolunda gayret göstermektir.
Gönül ister ki Ehl-i Beyt sevgimiz sadece dilimizde değil, ahlâkımızda, davranışlarımızda ve hayatımızda da kendisini göstersin.
EHL-İ BEYT GEMİSİ..
Nûh’un gemisinde imanla kalan
Tufanın selinden kurtuldu canan
Ehl-i Beyt sevgisi gönülde olan
Hak yolunda bulur rahmeti her an..
Muhammed nurudur gönül evinde
Ehl-i Beyt sevgisi aşk cevherinde
Kurtuluş sırrının güzel yerinde
Sadakat yazılı gönül dilinde..
Tufanlar kopsa da sarsılmaz iman
Ehl-i Beyt yolunda bulunur derman
Nûh’un gemisidir bize bu ferman
Muhabbet ehline açılır meydan..
Ali’nin aşkıyla parlar bu gönül
Hasan’ın sabrıyla güzelleşir dil
Hüseyin aşkıyla yanar bu gönül
Hak için verilmiş en kutlu bedel..
Fatma’nın evinde nurdan iz vardır
Ehl-i Beyt sevgisi gönle yazıdır
Onlara bağlılık güzel hazdır
Bu sevda mümine büyük azıktır..
Nûh’un gemisiyle kurtuldu insan
Ehl-i Beyt sevgisi gönüllere can
Fırtına dinince doğacak bir şan
Hak aşkıyla yürür imanlı insan..
Dünya bir tufandır, nefis bir bela
Sığın Ehl-i Beyt’e, düşme girdaba
Muhabbet gemisi götürür Hakk’a
Sarıl bu sevdaya, kalma seraba..
Hüdayî der: Aşkın yolunda yürü
Ehl-i Beyt sevgisi gönülde sürü
Nûh’un gemisinden alma yüzünü
Resûl’ün izinden ayırma yönü..
Şairin şiriinde yazdığı gibi Rabbim Ehl-i Sünnettten ve Ehl-i Beyt yolundan bizleri ayırmasın..
Allah’ım! Gönüllerimizi Resûlullah Efendimiz’in (s.a.v.) ve Ehl-i Beyt-i Mustafâ’nın sevgisiyle doldur.
Bizleri onların muhabbetinden mahrum bırakma.
Bu sevgiyi kalplerimizde samimi, hayatımızda güzel bir ahlâk vesilesi eyle.
Ya Rabbi! Bizi iman gemisinden ayırma.
Nefsimizin ve dünyanın dalgaları arasında yolumuzu şaşırtma.
Hz. Nûh’un (a.s.) gemisi misali, bizi de rahmetine, mağfiretine ve rızana ulaştıracak kullardan eyle.
Süleyman Hilmi Tunahan Efendi Hazretleri başta olmak üzere, Ehl-i Beyt’e, âlimlere ve salih kullara gönülden muhabbet besleyenlerden eyle.
Ömrümüzü imanla, gönlümüzü muhabbetle, dilimizi zikirle, hayatımızı hizmetle ve son nefesimizi kelime-i tevhid ile tamamlamayı nasip eyle.
Allah’ım, bizleri Ehl-i Beyt sevgisinden ayırma; onların güzel ahlâkından ve Resûlullah Efendimiz’in (s.a.v.) sünnetinden istifade eden bahtiyar kullarından eyle.
Âmin, yâ Rabbel âlemîn.
Resimde Mersin'de bir hayirsever İşadamının yaptırdığı gemi şeklinde inşa edilen bir Kuranı Kerim Kursu görülmekte olup niye bu şekilde yapıldığını sordukları İşadamı bu gemi şeklindeki kurs binamız Nuh'un Gemisi gibidir.Bu gemiye binenler inşaallah kurtulur demektedir.
Hidayet Doğan Osmanoglu
TC.Kul.ve Turizm Bak Halk Sairi