
İslâm tarihinin altın sahifelerinde öyle muhterem hanımlar vardır ki onların hayatları yalnızca birer tarihî hâtıra değil, aynı zamanda gelecek nesillere intikal eden birer ibret ve fazilet meşalesidir.
İşte Ümmü Süleym bint-i Milhân radıyallahu anhâ da bu müstesna şahsiyetlerden biridir.
O, imanını hayatının merkezine yerleştirmiş, metanetini hiçbir zaman kaybetmemiş, cesaret ve fedakârlığıyla İslâm tarihinde müstesna bir mevki kazanmış muhterem bir sahâbî hanımdır.
Aynı zamanda Resûl-i Ekrem Efendimizin yakın çevresinde bulunmuş, annelik şefkatini iman şuuru ile birleştirmiş örnek bir validemizdir.
Ümmü Süleym validemizin hayatındaki en dikkat çekici hâdiselerden biri, Ebû Talha ile evliliğidir. Ebû Talha, o devirde Medine'nin varlıklı ve itibarlı kimselerindendi.
Ümmü Süleym'e evlenme teklif ettiğinde henüz Müslüman değildi. Ümmü Süleym validemiz ise onun bu teklifine karşılık, kendisi gibi bir hanımla evlenmeye lâyık olduğunu, fakat müşrik bulunduğunu ifade ederek İslâm'a davet etti.
Rivayetlerde anlatıldığına göre, onun bu daveti karşısında Ebû Talha hakikati düşünmeye başladı. Ümmü Süleym'in imanındaki samimiyet ve tevhid inancındaki kararlılık karşısında İslâm'ı kabul etti.
Böylece bu evlilik, maddî bir mehirden ziyade iman ve gönül beraberliğinin güzel bir misali oldu.
Ümmü Süleym validemiz, yalnızca kendi imanını muhafaza etmekle kalmamış, ailesinin de iman üzere yaşaması için gayret göstermiştir.
Oğlunun yetişmesinde gösterdiği ihtimam, annelik vazifesinin ne kadar ulvî bir mesuliyet olduğunu bizlere göstermektedir.
Henüz küçük yaşlarda bulunan oğlu Enes bin Mâlik'i, Resûlullah Efendimizin huzuruna götürerek şöyle demiştir:
“Yâ Resûlallah! Bu benim oğlum Enes'tir. Size hizmet etsin, hizmetinizle şereflensin diye getirdim. Haddim olmayarak onu size hediye ediyorum. Oğlum sizin hizmetkârınızdır. Ona dua ediniz.”
İşte bu sözler, bir annenin evlâdı için düşünebileceği en ulvî temennilerden biridir. Ümmü Süleym, oğlunu dünya makamlarına, servete yahut şöhrete değil, Peygamber Efendimizin hizmetine takdim etmiştir.
Resûl-i Ekrem Efendimiz de Enes bin Mâlik'e dua etmiş; ömrünün uzun, malının ve evlâdının çok, kendisine verilen nimetlerin bereketli olması niyazında bulunmuştur.
Bu mübarek duanın bereketiyle Enes bin Mâlik radıyallahu anh uzun bir ömür sürmüş, çok sayıda evlât sahibi olmuş ve İslâm tarihinin en önemli hadis râvilerinden biri hâline gelmiştir.
Resûlullah Efendimizin yanında uzun yıllar bulunmuş, onun sözlerini, davranışlarını ve sünnetini sonraki nesillere nakletmiştir.
Ümmü Süleym validemizin cesareti Uhud Gazvesi'nde de kendisini göstermiştir. Müslümanların zor anlar yaşadığı bu muharebede Hz. Âişe validemizle birlikte su taşımış, yaralıların imdadına yetişmiş, büyük bir fedakârlıkla hizmet etmiştir. Onun bu gayreti, İslâm tarihinde kadınların üstlendiği mühim vazifelerin de güzel bir misalidir.
Peygamber Efendimizin cennetle müjdelenen hanımlardan söz ederken Ümmü Süleym'i zikretmesi de onun faziletini gösteren rivayetler arasındadır.
Resûl-i Ekrem Efendimizin vefatında, mübarek saçlarından alınan tellerin muhafazası hususunda da Ümmü Süleym validemizin adı geçmektedir. Bu emanetin muhafazası, onun Resûlullah'a duyduğu muhabbet ve hürmetin ne kadar derin olduğunu göstermektedir.
Aziz Okuyucularım!
Bugün Ümmü Süleym validemizin hayatından çıkaracağımız pek çok ders vardır. Birincisi, evlilikte asıl kıymetin mal ve mülk değil, iman ve ahlâk olduğudur.
İkincisi, evlât yetiştirmenin yalnızca dünyalık imkânlar sağlamakla sınırlı olmadığı, onların gönüllerine iman, edep ve güzel ahlâk nakşetmenin de anne babanın en mühim vazifesi olduğudur.
Bir annenin evlâdına bırakacağı en büyük miras, mal ve servetten ziyade güzel bir terbiye, sağlam bir iman ve istikamet üzere yaşayan bir şahsiyettir.
Ümmü Süleym validemiz, bu hakikati asırlar öncesinden bizlere göstermiştir. Onun Enes bin Mâlik'i Peygamber Efendimizin hizmetine takdim etmesi, her anne babanın üzerinde düşünmesi gereken müstesna bir davranıştır.
Ne mutlu imanını hayatına rehber edinenlere! Ne mutlu evlâtlarını güzel ahlâk ve istikamet üzere yetiştirenlere!
Bu vesileyle Ümmü Süleym validemizi, Enes bin Mâlik Hazretlerini ve bütün ashâb-ı kirâmı rahmet ve hürmetle yâd ediyoruz.
ÜMMÜ SÜLEYM'E VE HZ.ENES'E SELÂM..
İman ile dolmuştu ,Ümmü Süleym'in kalbi
Sabır ile yoğrulmuş ,münevverdi mezhebi
Hakk'a teslim eylemiş ,bütün ömrünü ana
Feyz-i Nebî taşımış,onun pâk vicdanına
Ebû Talha'ya dedi,iman olsun sermayen
Tevhid ile şereflen ,budur asıl hediyen
Putlar kırıldı bir gün, hakikat doğdu candan
İslâm nuru yükseldi , münevver oldu cihan
Enes'ini götürdü ,Resûl'ün huzuruna
Hizmetkâr olsun dedi , o serverin yoluna
Bir ana duasıyla , açıldı kutlu bir yol
Peygamber himmetiyle , Enes'e oldu ihsan
Resûl duası aldı , Enes'in bahtı güldü
Ömrüne bereketler ,ilâhî lütuf doldu
Malında ve evlâtta ,çoğaldı hep bereket
Sünneti nakletti hep l,gösterdi istikamet
Uhud'un meydanında ,yaralıya su verdi
Korkusuzca koşarak ,nice derde el erdi
Âişe'yle beraber ,hizmetteydi o ana
Fedakârlık yazıldı,tarihin her yanına
Resûl'ün muhabbeti ,gönlünde bir ziyâydı
Her hizmeti kendine ,mukaddes bir rızâydı
Emanete hürmette , gösterdi sadâkat
Ashâbın gönlünde hep ,kazandı şeref, izzet
Ey anneler, dinleyin ,bu ibretli hikâyeyi
Evlâda verin önce,iman ve irfâniyeyi
Mal fânidir, geçer hep, bâki kalır fazilet
Güzel ahlâk insana , kazandırır saâdet
Hüdayi der bu çağda ,örnek olsun bu hayat
İman ile süslenir ,en şerefli saltanat
Ümmü Süleym'e selâm ,Enes'e binler selâm
Rahmet ile yâd olsun ,o mübarek hânedan.
Yâ Rabbi! Bizleri Ümmü Süleym validemiz gibi imanında sebatkâr, ahlâkında metin, hizmetinde fedakâr kullarından eyle.
Evlâtlarımızı Enes bin Mâlik Hazretleri gibi ilim, irfan, edep ve güzel ahlâk sahibi eyle.
Hanelerimizden iman nurunu, muhabbeti, huzuru ve bereketi eksik etme. Bizlere de hayırlı nesiller yetiştirmeyi nasip eyle.
Âmin, bi-hürmeti Seyyidi'l-Enbiyâ ve'l-Mürselîn.
HİDAYET DOĞAN OSMANOĞLU
TC.Kultur ve Turizm Bak.Halk Şairi