
Bildiğiniz üzre bu sene Hac vazifemizi ifa eylemistim.Bes gün Medine'de otuz yedi günde Mekkei Mükerreme'de kalıp o mübarek yerleri on altı yıllık bir bekleyişin ardından doya doya gezip dolasip umre ve Haccimizi ikmal etmistik.
Hem de kırk yıllık hoca arkadaslarimla ve bizzat dersinden faidelendigim Hocaefendiler ile Hacda birarada bulunmak onların sohbetlerini dinlemek gerçekten çok güzeldi.
Bu arada Safa Merve Tepelerinde Say yaptıktan sonra Zemzem Kuyusunu inceleyip oradan çıkan mübarek sudan doya doya kana kana içme nimetini Rabbimiz bize bahs etmisti.
Bugün sizlere Zemzem Kuyusu ve oradan çıkan Zemzem Suyu hakkinda bilgiler sunmak istedim.
Bazı hadiseler vardır ki üzerinden binlerce yıl geçse de hatırası silinmez. Bazı nimetler vardır ki insan onlara her baktığında Rabbimizin kudretini, rahmetini ve hikmetini düşünür. Zemzem suyu da işte böyle müstesna bir nimettir.
Mekke-i Mükerreme’de, Kâbe-i Muazzama’nın yanı başında bulunan Zemzem Kuyusu, yaklaşık dört bin yıllık geçmişiyle Hz. İbrahim’in (a.s.), Hz. Hacer’in ve Hz. İsmail’in (a.s.) hatırasını günümüze taşımaktadır.
Asırlardır hacılar ve umreciler bu mübarek sudan içmekte, dualar etmekte ve gönüllerini ferahlatmaktadır.
Peki, binlerce yıldır insanların istifade ettiği bu kuyunun sırrı nedir? Milyonlarca insanın içtiği, yıllar boyunca büyük miktarlarda su çekilen Zemzem Kuyusu nasıl beslenmektedir? Gelin, bu mübarek suyun hikâyesine birlikte bakalım.
Zemzem Kuyusu’nun yaklaşık 30 metre derinliğinde olduğu ve binlerce yıldır insanlara su sağladığı ifade edilmektedir. Bu uzun geçmiş, Zemzem’i yalnızca dinî bakımdan değil, su kaynakları açısından da dikkat çekici bir kaynak hâline getirmiştir.
Zemzem hakkında anlatılan bilgiler arasında, 1971 yılında Avrupalı mühendislerin de katıldığı kapsamlı bir çalışmadan söz edilir.
Bu anlatıma göre kuyudan güçlü pompalarla saniyede 8.000 litre su çekilmiş, buna rağmen kuyunun su seviyesi yalnızca 13 metre kadar düşürülebilmiştir.
Pompalar durdurulduğunda ise su seviyesinin 11 dakika içerisinde eski hâline döndüğü ileri sürülmektedir.
Bu rakamlar, Zemzem hakkında sıkça aktarılan anlatımlarda yer almaktadır. Ancak söz konusu ölçümlerin ve teknik ayrıntıların asıl mühendislik raporlarıyla ayrıca doğrulanması gerekir.
Bununla birlikte Zemzem Kuyusu’nun yer altı su kaynakları tarafından beslenmesi, su seviyesinin yenilenmesinde önemli rol oynamaktadır. Bu mübarek kaynağın korunması ve suyun dikkatli kullanılması da büyük önem taşımaktadır.
Zemzem’in hikâyesini anlamlı kılan yalnızca suyun varlığı ve geçmişi değildir. Peygamber Efendimizin (s.a.v.), Hz. Hacer’in Zemzem suyuyla ilgili davranışını anlatan hadis-i şerifi de bu kıssanın en dikkat çekici yönlerinden biridir.
Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:“Allah, İsmail’in annesine rahmet etsin! Eğer Zemzem’i kendi hâline bıraksaydı yahut suyu avucuyla toplamasaydı, Zemzem akıp giden bir pınar olurdu.” Sahîh-i Buhârî, Enbiyâ, 9; hadis..
Bu hadis-i şerif, Hz. Hacer’in yavrusu Hz. İsmail için ortaya çıkan suyu bir arada tutmaya çalışmasını anlatmaktadır. Hadisteki bu ifade, Zemzem’in tarihî hatırasına ayrı bir anlam kazandırmaktadır.
Hz. Hacer, suyun boşa akıp gitmesinden endişe ederek onu biriktirmeye çalışmıştı. Bir annenin yavrusuna duyduğu şefkat, onun gayreti ve Allah’a olan teslimiyeti, bu kıssanın unutulmaz parçalarıdır.
Buradan hareketle Zemzem’in bugün bütün dünyayı dolaşan bir pınar olacağına dair kesin bir hüküm vermek yerine, hadis-i şerifin bildirdiği anlamı ve Hz. Hacer’in gayretini hatırlamak daha doğru olacaktır.
*
Hz. İbrahim (a.s.), Allah’ın emriyle eşi Hz. Hacer’i ve henüz küçük yaştaki oğlu Hz. İsmail’i Mekke’nin o günkü ıssız vadisinde bırakmıştı.
Yanlarındaki su tükenince Hz. Hacer, yavrusunun susuzluğunu giderebilmek için çare aramaya başladı. Safa ile Merve tepeleri arasında gidip geldi. Bir umut, bir işaret, bir kurtuluş yolu aradı.
Onun bu gayreti bugün hac ve umre ibadetlerinde sa‘y olarak yaşatılmaktadır.
Allah’ın rahmetiyle Zemzem suyu ortaya çıktı. Çölün ortasında başlayan bu hadise, zamanla Mekke’nin hayat bulmasına vesile oldu. İnsanlar bu mübarek suyun çevresinde toplandı ve bölge, Allah’ın izniyle insanların uğrak yeri hâline geldi.
İşte Zemzem’in asıl ibreti burada saklıdır: İnsan gayret edecek, sabredecek ve Rabbine güvenecektir. Tevekkül, hiçbir şey yapmadan beklemek değil; elinden geleni yaptıktan sonra sonucu Allah’a bırakmaktır.
Zemzem, Müslümanların gönlünde asırlardır yaşayan mübarek bir hatıradır. Onu içerken Hz. Hacer’in sabrı, Hz. İsmail’in çocukluğu ve Hz. İbrahim’in teslimiyeti hatırlanır.
Zemzem’in bazı anlatımlarda açlığı ve susuzluğu birlikte giderdiği, kendine has özellikler taşıdığı ifade edilir. Bununla birlikte bu tür ifadeleri tıbbî veya bilimsel bir hüküm olarak değerlendirmek için ayrıca güvenilir araştırmalara ihtiyaç vardır.
Mümin açısından asıl olan, Allah’ın verdiği nimetlere şükretmek, duayı ihlâsla yapmak ve her türlü hayrı Rabbinden dilemektir.
Zemzem içerken sağlık, afiyet, hidayet ve hayırlı bir ömür için dua etmek; bu mübarek suyun hatırasını gönülde yaşatmak ne güzeldir.
ZEMZEM KUYUSU..
Çölde doğdu rahmet, Zemzem’le aktı,
Hacer’in sabrıyla gönüller baktı.
İsmail’in yanında bir pınar doğdu,
Mekke’nin bağrında hayatı buldu.
Binlerce yıl geçti, hatırası var,
Gönüllerde açan mübarek bahar.
Her yudumda şükür, her damlada nur,
Zemzem’i içenin gönlü huzur bulur.
Safa ile Merve, sabrın izidir,
Zemzem, bir annenin temiz sözüdür.
İbrahim’den kalan kutlu emanet,
Hatırlatır bize sabrı, teslimiyet.
Ey Rabbim, bizlere iman ihsan et,
Gönlümüze huzur, ömrümüze bereket.
Zemzem’in başında dua etmeyi,
Kâbe’ni görerek gözyaşı dökmeyi nasip et.
Zemzem Kuyusu’nun hikâyesi, binlerce yıllık bir hatıranın ötesinde, sabrın ve teslimiyetin insanlığa bıraktığı büyük bir derstir.
Hz. Hacer’in gayretiyle başlayan bu kıssa, bugün de Müslümanlara Allah’ın rahmetinden ümit kesmemeyi, nimetlerin kıymetini bilmeyi ve her şartta Rabbine yönelmeyi hatırlatmaktadır.
Zemzem’in geçmişiyle ilgili aktarılan teknik rakamlar ayrıca kaynaklarla doğrulanmaya muhtaç olsa da onun Müslümanların gönlündeki yeri tartışmasızdır. Bu mübarek su, iman tarihimizin canlı hatıralarından biri olarak yaşamaya devam etmektedir.
Allah’ım! Bizlere Kâbe-i Muazzama’yı ziyaret etmeyi, Zemzem’in başında gönülden dua etmeyi, bu mübarek sudan sağlık ve afiyetle içmeyi nasip eyle.
Kalplerimizi imanla, evlerimizi huzurla, ömürlerimizi hayır ve bereketle doldur.
Bizleri Hz. Hacer’in sabrından, Hz. İbrahim’in teslimiyetinden ve Peygamber Efendimizin (s.a.v.) sünnetinden ayırma.
Âmin, yâ Rabbe’l-âlemîn.
HİDAYET DOĞAN OSMANOĞLU
TC.Kul.ve Turizm Bak.Halk Şairi