Aile, insanın dünyadaki en kıymetli hazinesidir. Bu hazineyi koruyan en güçlü bağ ise sevgi, saygı ve samimiyettir. Ancak ailede huzurun daim olması için sevgi yalnızca öz evlatlarla sınırlı kalmamalı, damat ve gelin de öz çocuk gibi görülmelidir. Zira kızını teslim ettiğin damat artık evladındır, oğlunun hayatını paylaştığı gelin de senin özveriyle kucaklaman gereken bir evlattır.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurmuştur:
“Sizin en hayırlınız, ailesine karşı en hayırlı olanınızdır. Ben de aileme karşı en hayırlı olanınızım.” (Tirmizî, Menâkıb, 63)

Bu hadis bize şunu öğretir: Gerçek iyilik, aile içinde gösterilen sevgi ve merhametle ölçülür. Ana baba, çocuklarına sevgiyi eşit dağıttığında, gelin ve damadı da kendi evladı gibi kucakladığında, ailede huzurun kapıları açılır. O zaman kimin parmağına bir diken batsa, anne babanın yüreğine batar. Çünkü aile bir bütündür; birinin acısı, diğerinin de acısıdır.

Kur’an-ı Kerim’de de Rabbimiz buyuruyor:
“Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun.” (Tahrîm, 6)

Bu ilahi uyarı bize aileyi korumanın, evlatları hayra yönlendirmenin ne kadar büyük bir sorumluluk olduğunu gösterir. Bu koruma yalnızca öz çocukları değil, aileye dâhil olan her bireyi kapsar. Gelin de damat da, evlat gibi himaye edilmeli, sevgiyle kucaklanmalıdır.

Sevgi, eşitlik ve özveriyle kurulan aile, sadece dünya hayatında huzur getirmekle kalmaz; ölümden sonra da geride örnek bir miras bırakır. Temiz nesiller, temiz aile ortamlarında yetişir. Böyle yetişen evlatlar, anne babanın amel defterine kapanmayan bir sadaka-i cariye olur.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurur:
“Âdemoğlu öldüğü zaman, amel defteri üç şey dışında kapanır: Sadaka-i cariye, kendisinden faydalanılan ilim ve kendisine dua eden hayırlı evlat.” (Müslim, Vasiyyet, 14)

Hayırlı evlat yetiştirmek sadece öz çocukla sınırlı değildir. Gelin de, damat da, aileye verilen sevginin ve terbiyenin bir yansımasıdır. Onları bağrına basmak, hayat yolculuklarında destek olmak, aslında neslin temiz kalmasına, toplumun kurtuluşuna vesile olmaktır.

Ailede eşit sevgi, saygı, samimiyet ve özveri, hem dünyada huzurun kaynağıdır hem de ahirette insanın amel defterine yazılan bir hayırdır. Böyle ailelerden doğan nesiller, tertemiz bir toplumun teminatı olur. İşte bu, hem dünyada saadet hem de ahirette ebedi kurtuluştur.
Dua ile...