Bugün, modern dünyanın en büyük illüzyonlarından biriyle, adeta kitlesel bir akıl tutulmasıyla karşı karşıyayız. Akıllı telefonların küçük ekranlarından dünyayı fethettiğini sanan insanlık, aslında kendi ruhunu, iffetini ve insanı insan yapan en yüce haslet olan mahremiyetini feda ediyor. Özellikle sosyal medya platformlarında kadınların, genç kızların kendi fotoğraflarını adeta birer sergi malzemesi gibi milyarlarca yabancının seyrine sunması, sadece siber bir güvenlik zafiyeti değil; inancımıza, fıtratımıza ve insanlık onurumuza indirilmiş en ağır darbelerden biridir.
Bizler, "Gözlerin harama bakmaktan sakınmasını" emreden bir dinin mensuplarıyız. Nur Suresi’nde açıkça belirtilen, ziynetlerin ve güzelliklerin yabancı gözlerden korunması emri, sadece sokaktaki adımları değil, dijital dünyadaki parmak uçlarımızı da bağlar. Bir kadının yüzünün en ince kıvrımını, yanağındaki bir beni, tebessümündeki o hususi çizgiyi büyüterek, hayal dünyasına, rüyalarına alan; kalbinde hastalık bulunan binlerce namahrem erkeğin insafına bırakmak hangi kitaba, hangi sünnete, hangi vicdana sığar? O ekranların arkasında kimlerin o fotoğraflara hangi kirli niyetlerle, ne tür karanlık fantezilerle baktığını bilmeden yaşamak, bir Müslüman kadının vakar ve haysiyetiyle asla bağdaşmaz. Kendi eliyle kendini sessiz ve dijital bir istismarın nesnesi haline getirmek, beğeni butonlarının sahte tatminiyle avunmaktan başka bir şey değildir.
İşin daha acı tarafı, bu fıtri aşınmanın aile kurumunu da çürütmesidir. İslam ahlakının harcı "gayret"tir, yani kıskanma ve koruma içgüdüsüdür. Erkeğin eşini, kadının da kendisini yabancı gözlerin nazarına, takdirine veya eleştirisine arz etmesi, fıtrata açık bir isyandır. Modern dünya buna "özgürlük" ya da "sosyalleşme" diyerek bizi zehirliyor. Oysa yeryüzündeki en aşağılık canlı bile kendi eşini, yuvasını ve mahremini diğerlerinden sakınır, korur. İnsan, nasıl olur da modernleşme uğruna fıtratındaki bu koruma refleksini kaybedip evinin içini, eşinin yüzünü, yediğini, içtiğini, en özel anlarını bütün bir dünyaya ilan eder? Bu, insanı hayvandan ayıran haya perdesinin yırtılmasından başka neyle açıklanabilir?
Madalyonun diğer yüzünde ise modern teknolojinin tırnaklarını ruhumuza geçirdiği o karanlık dehliz var. Bugün "Bana bir şey olmaz" diyerek safça paylaşılan o tek bir vesikalık veya boy fotoğrafı, siber çetelerin, yapay zeka algoritmalarının elinde korkunç birer silaha dönüşüyor. Dijital dünyaya sunduğunuz her veri, yediğiniz zeytinin sayısından giydiğiniz çamaşırın rengine kadar her detay, sizi köleleştirmek isteyen sistem tarafından işleniyor. Daha da vahimi, yüz hatlarınız yapay zeka (deepfake) teknolojisiyle çalınarak en ahlaksız videolara montajlanıyor, şantaj malzemesi yapılıyor, adınıza açılan sahte hesaplarla insanlar dolandırılıyor. Kendi ellerimizle siber dünyaya sunduğumuz bu doneler, gün geliyor iffetimize, namusumuza ve hayatımıza kasteden birer canavara dönüşüyor.
Şimdi sormak gerekir: Ey insan, ey Müslüman! Bu sanal panayırlarda kendini, eşini, evladını teşhir ederek ne kazanıyorsun? Üç beş saniyelik sahte beğeniler, tanımadığın insanların riyakarlık dolu yorumları, kaybettiğin dini hassasiyetlerine, ruhsal mahremiyetine, ailevi vakarına ve siber köleliğe değiyor mu? İnsanın en büyük ziyneti ve kalesi gizliliğidir. Özel olan özel kalmalı, seni ve senin en mahrem hallerini sadece buna hakkı olan eşin, anan, baban ve kardeşin görmelidir. Modern dünyanın bu parlak ama içi irin dolu vitrinlerinde birer "sergi malzemesi" olmaktan vazgeçmek, bugün sadece dini bir vecibe değil, insan kalabilmenin yegane şartıdır.
Öyle zamandan geçiyoruz ki ne evladına kızına, oğluna, gelin damadına sözün geçmiyor. Öyle acı ki başkasına verdiğin öğüt kendi ailene işlemiyor. Hadi biraz daha ileri gidelim. Kendimize bile gücümüz yetmiyor. Sosyal medya denen canavarın dişleri arasına kendimizi bile atmaktan çekinmiyoruz.
Kendimize dönelim, haya perdemizi yeniden kuanalım ve bizi biz yapan mukaddes sınırları siber cellatlara çiğnetmeyelim.
Bunu yapmak için eğer Müslümanım kadınım, erkeğim, eşim, evladım, ana babayım her neysem işte oyum diyorsak istegram, Facebook, WhatsApp, Messenger, X neyse hepsinden profil resmi dahil silelim resimleri. Bizim burmumuzdaki kılı niye elin kadını erkeği görsün ki!!!!
Muhabbetle...