İnsanlık tarihi boyunca bilim ve teknoloji insanların, toplumların aĥlakını ve dolayısıyla davranış kalıplarını değiştirmiştir.
Her kuşak kendinden sonraki kuşağın ahlakını eleştirmiş ve eleştirmektedir.
Sanayi devriminden önce kalabalık aileler çoğunlukla toprağa bağlı feodal bir yaşam biçimindeyken sanayi devrimi büyuk aileyi çekirdek haline dönüştürmüştür.
Kentler oluşmaya başlayinca feodal kültür istemese de yerini kent kültürune bırakmıştır. Aile büvüğunun yerini çekirdek ailenin babası almıştır.
Kuşak değişimi yirmi yılda bir oluyor yani bilgi yirmi yılda bir yenileniyordu. Benim kuşağım mesela babası ile aynı çocukluğu yaşamıştır. Komşuluk ve mahalle dayanışması çpk önemlidir. Öğretmen kayitsız şartsız otoritedir. Bilgiye ulaşma sınırlı olduğu için bilgi sahibi olduğu düşünülen doktor, mühendis, öğretmen, avukat vb meslekler saygı görürdü.
Her şey bilgi devrimi ile hızla değişti. Bilgi her üç yilda bir yenilenirken kuşak değişimi neredeyse üc yıla indi. Bilgiye erişim öylesine kolaylaştı ki daha önce sözunü ettiğim bilgili insana saygı azalmaya başladı.
Bunun dışında dunya ekonomisindeki paylaşım adaletsizliği de insanin insana saygi ve güven duygularını törpüledi.
Daha doğrusu insan beyni hem ruhsal hem de fiziksel olarak hızlı teknojik değişime ayak uyduramadı. Bilgiye hızla ulaşırke ortaya çıkan bilgi kirliliğini de fark edemedi.
Böylece dunya gerçekte yapanlar ve seyredenler olarak ikiye bölündü. Eski toplumlardaki Tanrı Kralların yerini güçlü seçilmişler aldı. Onların pervasizlığı toplumları yozlaştırmaya başladı. Bir gecede bir ülkenin başkanıni derdest eden, Gazze gibi bir yerleşim alanındaki insanları çoluk çocuk demeden katleden ve bunları seyreden bir dunyadayız.
Üretilen bilim ve teknoloji ahlaken vasifsiz insanların elinde ölüm makinesi oluyor.
Bu dönüşumu dogru anlamak gerekir. Peri masallarına artık kimse kanmıyor.
Teknoli aileyi de parçaladi ana, baba. Çocuk ayrı telden çalıyor. Ana baba çocuğun kullandiğı teknoliyi kullanamayinca sadece yasaklıyor. Aidiyet duyguları değişiyor, vatan vb hususlar artık ikinci planda. Çocuklari yurt dışinda imkan buldu diye sevinen aileler çocukları geri donmeyince üzulmeye başladılar.
Dünya harmanlanıyor, kartlar yeniden dağıtılıyor bu donüşümü fark edenler bilim ve teknolojiyi kuşanma çabası gösterirken fark etmeyenler yaya kalıyor.
KALİTE İNSANIN RUHUNDADIR
Dr. Oğuzkan Bölükhaşı