
İslâm tarihinde öyle güzel insanlar vardır ki onların hayatı, asırlar sonra bile insanlara yol göstermeye devam eder.
Basralı büyük âlimlerden Yûnus bin Ubeyd rahimehullâh da ilmi, takvâsı ve ticaretteki dürüstlüğüyle gönüllerde yer etmiş müstesna şahsiyetlerden biridir.
Hadîs ilminde güvenilir bir âlim olan Yûnus bin Ubeyd rahimehullâh, aynı zamanda manifaturacılık yaparak geçimini sağlardı.
Onun dükkânı sadece kumaş satılan bir yer değil; doğruluğun, emanetin ve helâl kazancın yaşandığı bir mektep gibiydi.
Bir gün Şam’dan gelen bir müşteri, dört yüz dirhemlik kumaş istedi. Yûnus bin Ubeyd, ona iki yüz dirhem değerindeki kumaşları gösterdi.
Namaz için dükkândan ayrıldığında yeğeni aynı kumaşları dört yüz dirheme satmıştı.
Durumu öğrenen Yûnus rahimehullâh hemen müşteriyi aradı ve gerçeği anlatarak fazla alınan parayı iade etmek istedi.
Onun bu dürüstlüğü karşısında hayran kalan müşteri, kendisine duyulan güveni ve sevgiyi dile getirdi.
Çünkü Allah dostlarının asıl sermayesi mal değil; doğruluk, güven ve güzel ahlâktır.
Başka bir gün fakir bir kadın, kendi diktiği cübbeyi satmak için Yûnus bin Ubeyd’e getirdi. Kadın beş yüz dirhem istedi.
Yûnus rahimehullâh, cübbenin daha değerli olduğunu söyleyerek fiyatı artırmasını istedi ve sonunda bin dirheme satın aldı
Çünkü o, insanların ihtiyacından faydalanmayı değil, onların hakkını korumayı esas alırdı.
Ticaretinde o kadar hassastı ki çırağının bir kumaşı beğendirmek için yaptığı küçük bir hareketi bile müşteriyi etkilemeye yönelik görerek bundan sakındı.
Onun nazarında helâl kazanç, çok kazanmaktan daha kıymetliydi.
Yûnus bin Ubeyd rahimehullâh şöyle buyururdu:
“Helâl para ve dâima sünnet-i seniyye üzere amel eden kimse kadar kıymetli şey yoktur.”
O, borcunu ödemeyip insanların hakkını geciktiren kimseleri ağır şekilde uyarır; kul hakkının büyük bir sorumluluk olduğunu hatırlatırdı.
Büyük âlim olmasına rağmen kendisini beğenmez, “Yüz tane güzel haslet sayarım fakat bakıyorum da onlardan biri bile bende yok.” diyerek büyük bir tevazu örneği gösterirdi.
Vefatına yakın ayaklarına bakıp ağlaması da onun Allah korkusunu ve kulluk şuurunu gösteriyordu. “Bu iki ayağım Allah yolunda yeterince tozlanmadı.” diyerek kendi nefsini hesaba çekiyordu.
Bugün bizlere düşen görev; Yûnus bin Ubeyd rahimehullâh gibi doğruluğu, helâl kazancı, güzel sözü ve tevazuyu hayatımıza taşımaktır.
YUNUS BİN UBEYDE...
Yunus'un yolu hak ile doluydu
Kalbi verâ nuru ile hep yanardı
Tarttı her sözünü Hak rızasıyla
Helâl lokma ile gönül hep gülerdi
Dükkânında doğruluk nur çok saçardı
Kumaşında hile asla yok idi
Müşteriye hakkı gözetir idi
Doğru sözle gönüllere yol buldu
Borçluya da adaletle bakardı
Zulmün yükü altında kalma derdi
Verâ ile nefsini hep sınar idi
Tevazu ile gönlü parlar idi
İlim ile kalplere ışık da saçtı
Hadislerin izlerini hep sürdü
Âlim oldu ticarette de hep örnek
Adı kaldı gönüllerde sevilen.
Bir cübbenin değerini yükseltti
Fakirin hakkını hiç çiğnemedi
Az kazansa şükür ile yetindi
Bereketi helalinde bulurdu..
Sözünü seçerdi kalp kırmamakta
Nefsine uymayı uzak tutardı
Kaderi tartışmak yerine derdi
Günahına bakıp tevbe eyleyin.
Ölüm vakti ayağına bakarak
Gözyaşıyla Rabbine yönelmişti
Tozlanmadı dedi iki ayağım
Rahmetine ben sığınırım ey Mevlâm.
Hüdayi der bize l miras bıraktı
Helal kazanç ile gönül kurmayı
Doğru tüccar olmanın yolunu da
Ahlâkla yaşamanın sırrını verdi
Nice insanlar vardır; dünyadan göçerler ama güzel ahlâkları, sözleri ve örnek hayatları asırlar boyunca yaşamaya devam eder.
Basra’nın büyük âlimlerinden ve örnek tüccarlarından Yûnus bin Ubeyd rahimehullâh da yukarıdaki yazıda anlattığımız üzere gönüllerde iz bırakan böyle mübarek şahsiyetlerden biridir.
Onun hayatı bizlere gösteriyor ki gerçek zenginlik; malın çokluğu değil, kazancın helâl olması, kalbin temizliği ve kul hakkına gösterilen hassasiyettir.
Bugün ticaret hayatında en çok ihtiyaç duyduğumuz şeylerden biri, Yûnus bin Ubeyd rahimehullâh’ın temsil ettiği doğruluk ahlâkıdır. Çünkü güven kaybolursa kazanç bereketini, ahlâk kaybolursa insan değerini kaybeder.
Rabbimiz bizleri de helâl kazanç peşinde koşan, sözü doğru, özü güzel kullarından eylesin.
Helâl lokma gönlü aydınlatır; güzel ahlâk insanı yüceltir.
Değerli Okuyucularimiz Yazılarımı Edebiyat Defteri Sitesindeki Blogumdan takip edebilirsiniz..
HİDAYET DOĞAN OSMANOĞLU
TC KUL.VE TURİZM BAK.HALK ŞAİRİ