Kış geldiği zaman sessiz çığlıklar çoğalır.
Kar, sadece sokakları değil, vicdanları da örter.
Bazı kulaklar vardır; duymamak için sağır olur,
Bazı gözler vardır; bakar ama görmez.

Soğuk, camdan içeri değil, insanın içine sızar.
Sobanın başı sıcaktır ama yürekler üşür.
Garibanın evi dardır; umut, en çok orada geniştir.

Çünkü dert, onun yüreğini ısıtan tek ateştir.
Zenginliğin gölgesi uzundur,
Ama merhametin gölgesi daha serindir.
Kimi, kışa kürk giydirir;
Kimi, kışı sırtında taşır.

Sessiz çığlıklar yankılanmaz duvarlarda,
Onlar arşa yükselir.
Duymayan kulaklar sustukça,
Sabır konuşur, kader cevap verir.
Bir ekmek kırıntısı kadar sevinç,
Bir selam kadar değerli olur bu mevsimde.

İnsan, insanı ısıtır;
Eğer insan kalabilirse.
Kış geçer…
Kar erir, yollar açılır.
Ama unutulan çığlıklar,
Vicdanlarda iz bırakır.

Ve gün gelir,
Isınmayan yüreklerin
Soğuğu,
Bütün mevsimlerden ağır olur.