Son yıllarda çocuk gelişimiyle ilgili en sık duyduğumuz kavramlardan biri “geri kalma”.

Konuşmuyor, yerinde durmuyor, dikkatini toplayamıyor, çabuk sıkılıyor…

Bu davranışların çoğu, hızla “bir şeyler yolunda gitmiyor” duygusuyla açıklanıyor.

Oysa çoğu zaman mesele, çocuğun kapasitesinden çok maruz kaldığı uyaranların fazlalığı ile ilgili.

Bunu bir anne olarak söylüyorum.

Doğru bildiğim hâlde yanlış yaptığım zamanlar oldu.

Bildiklerimi uygulayamadığım, “en iyisini yapmalıyım” baskısıyla çocuğumu daha da yorduğum anlar…

Çünkü biz ebeveynler de bu hayatın karmaşasının içindeyiz.

Aşırı Uyarılma Nedir?

Gelişim psikolojisinde overstimulation olarak geçen aşırı uyarılma;

çocuğun sinir sisteminin, yaşına ve gelişim düzeyine göre taşıyabileceğinden fazla uyarana maruz kalması durumudur.

Bu uyaranlar her zaman olumsuz olmak zorunda değildir:

- Çok sayıda oyuncak

- Arka planda sürekli açık ekranlar

- Üst üste aktiviteler, kurslar, programlar

- Sürekli konuşan, yönlendiren, düzelten yetişkinler

Hepsi iyi niyetle yapılır.

Ama sinir sistemi için sonuç aynıdır: yüklenme.

Sinir Sistemi Ne Diyor?

Nörogelişim alanındaki çalışmalar, özellikle erken çocuklukta düzenlenmiş bir sinir sisteminin,

bilişsel ve duygusal gelişimin temelini oluşturduğunu söylüyor.

Polyvagal teoriye göre çocuk, kendini güvende hissettiğinde öğrenmeye açıktır.

Sürekli uyarılan, acele ettirilen ya da performans beklenen bir çocuk ise çoğu zaman hayatta kalma moduna geçer.

Bu modda öğrenme değil, korunma önceliklidir.

Yani bazı çocuklar öğrenmiyor gibi görünmez;

dinlenemiyordur.

Sessizlik Bir Eksiklik Değil, İhtiyaçtır

Serbest oyun, sıkılma, boş boş bakma…

Bunlar çoğu zaman verimsizlik gibi algılanır.

Oysa araştırmalar, yapılandırılmamış zamanların yürütücü işlevleri,

duygusal regülasyonu ve yaratıcılığı desteklediğini gösteriyor.

Çocuk gelişiminde her anın doldurulması gerekmez.

Bazı anların boş kalması gerekir.

Peki Ebeveyn Olarak Ne Yapabiliriz?

Mükemmel olmaya çalışmadan, küçük farkındalıklarla:

- Daha az oyuncak, daha derin oyun

- Daha az yönlendirme, daha çok gözlem

- Daha az program, daha fazla nefes alanı

Ve belki de en önemlisi:

Çocuğun davranışını hemen sorun olarak etiketlemeden önce,

ortamı ve ritmi gözden geçirmek.

Hepimiz Öğreniyoruz

Bu yazı bir eleştiri değil.

Bir çağrı da değil.

Bir durup bakma daveti.

Evet, eksiklerimiz olacak.

Evet, bazen bile bile yanlış yapacağız.

Ama çocuk gelişimi, kusursuz ebeveynlik değil;

yeterince farkında yetişkinlik ister.

Ve bazen çocukların ihtiyacı olan tek şey,

biraz daha az uyaran,

biraz daha çok alan,

biraz daha sakin bir dünya.