8 Mart geride kaldı. Bir gün boyunca kadınlar konuşuldu, mesajlar paylaşıldı, çiçekler verildi, güçlü sözler yazıldı.
Ama kadınların hikâyesi bir güne sığmayacak kadar uzun, derin ve gerçek.
Kadın olmak çoğu zaman görünmeyen bir emeğin adıdır. Evde, işte, sokakta, hayatın içinde… Birçok rolü aynı anda taşıyabilen, bazen yorulduğunu bile söylemeye fırsat bulamayan bir gücün hikâyesidir.
Kadınlar yalnızca güçlü oldukları için değil, her şeye rağmen devam edebildikleri için hayranlık uyandırırlar. Çünkü hayat bazen ağırdır, bazen adil değildir. Ama kadınlar çoğu zaman o yükün altında bile yaşamı yeniden kurmayı başarırlar.
Bir anne, bir kız kardeş, bir dost ya da bir meslek sahibi olarak kadınlar yalnızca kendi hayatlarını değil, çevrelerindeki hayatları da dönüştürürler. Bir çocuğun cesaretinde, bir evin huzurunda, bir toplumun vicdanında kadınların izi vardır.
Belki de bu yüzden kadınları yalnızca bir gün hatırlamak yeterli değildir. Çünkü kadınların emeği, sabrı ve katkısı yılın her gününde hayatın içinde görünür.
Kadınlar Günü önemli bir hatırlatmadır. Ama asıl mesele, o hatırlamanın yılın geri kalan günlerinde de devam edebilmesidir.
Çünkü kadınların değeri, takvimde bir güne değil, hayatın tamamına yazılmıştır.