
(Vefatının 7. Yılında)
Doksanlı yıllardı…
Kırıkkale’de sanatçıların, ünlülerin sokakta pek görülmediği; haberlerde bir dakikalık bile olsa Kırıkkale geçti mi sevindiğimiz zamanlar…
Belediye seçimleri olmuş, Mustafa Pekdoğan başkan seçilmişti. Cumhuriyet Meydanı’nda halka açık konserler yeni yeni başlamıştı. Önce yerel sanatçılar, sonra ulusal isimler geliyordu şehrimize.
Biz de protokole yakın dururduk. Çünkü artık “bizim şehre de gelenler var” diye sevinirdik.
O konserlerin hemen hepsinde elinde fotoğraf makinesiyle bir adam dikkatimi çekerdi.
Güler yüzlü, herkesle selamlaşan, sıcak…
Kendi kendime sorardım:
“Acaba ben de konuşsam, ne der, tepkisi nasıl olur?”
Bir konser arasında, sessizlikten cesaret alıp yaklaştım:
— Merhaba… Siz muhabir misiniz? İsminiz ne acaba?
Gülümsedi.
— Merhaba. Evet… Hürriyet Gazetesi muhabiri Erhan Göğem.
Hem şaşırmış, hem gururlanmıştım.
Demek ki Kırıkkale artık ulusal gazetelerin de radarındaydı.
Sonra fark ettik ki;
O sadece bir muhabir değildi.
O, herkesin Erhan abisiydi.
Olmadığı bir etkinlikte, gözlerimiz önce onu arardı.
Çocuklar, gençler, yaşlılar…
Kimse selam vermeden geçmezdi.
Hürriyet’in Ankara sayfasını artık özellikle takip ederdik.
Çünkü Kırıkkale’nin haberi, fotoğrafı, sesi oradaydı.
Bu şehir ilk kez kendini biraz daha görünür hissediyordu.
Kırıkkalespor’da oynamıştı.
1997’de MKE Mühimmat Fabrikası’ndaki patlamayı ilk o duyurmuştu.
Tam 45 yılını haberciliğe vermişti.
Sessiz, gösterişsiz ama çok sağlam bir ustaydı.
Kanserle mücadele ederken bile kalemi bırakmadı.
Hastanede yer olmadığı için yoğun bakıma alınamamıştı. Onun için hem dua ediyor hem de endişeleniyorduk.
“Belki sabaha bir yer açılır” umuduyla beklerken...
Bu şehir büyük bir değerini kaybetmişti.
Duruşuyla, gülüşüyle, muhabbetiyle…
Adam gibi adamdı.
O;
Kırıkkale’yi seven,
Kırıkkale halkını seven,
Gönüllerin Erhan Abisiydi.
Aradan 7 yıl geçti.
Ama bazı insanlar ölmezmiş. Bunu şimdi daha iyi anlıyoruz.
Sadece haberden çekilir, hafızada kalır.
Seni gönlümüzün vitrinine çoktan koyduk büyük üstad.
Elveda…
⚘Mekânın cennet olsun.