
Sabah vardiya sireni çalarken, şehir henüz uykusundan uyanmamıştır.
Ama birileri, çoktan işin içindedirler...
Bir eli makinada, bir eli hayatta...
Gözlerinde yorgunluk olsa da yüreklerinde hep bir gurur vardır...
Yüreklerinden gelen ses ortak;
BİZ ÜRETİYORUZ...
Her çark döndüğünde...
Her ürün hattan çıktığında...
Görünmeyen bir kahramanlık daha yazılır.
O kahramanlık, kaskının altına ter damlayan işçinindir...
Çünkü bilinir ki; bu ülkenin çarklarını sadece elektrik değil, insan emeği döndürür.
Emeğin içindeki onur, kimsenin elinden alamayacağı bir değerdir.
Kimi gün yorgunlukla, kimi gün sessizlikle gelir işe...
Ama her seferinde alnının teriyle, yüreğinin temizliğiyle çıkar akşam evine...
Emeğin karşılığı bazen para değildir.
Bazen bir teşekkür, bazen bir çocuğun “baba” deyişi, bazen de “kolay gelsin kardeşim” diye uzanan bir selamdır.
Sesleri çok yüksek çıkmaz belki…
Ne kürsülerde duyulur ne de manşetlerde...
Ama o ses, bu ülkenin temelinde yankılanır.
Her üretim tamamlandığında, orada bir çalışanın sesi vardır.
O ses bazen yorgundur, bazen kısıktır ama hiçbir zaman umutsuz değildir.
1 Mayıs işte bu sesin, bu alın terinin, bu onurun bayramıdır.
Kavganın değil, dayanışmanın günüdür.
Birlikte üretmenin, birlikte var olmanın simgesidir.
Bugün bir kez daha diyoruz ki:
İşçi, sadece makinaları çalıştıran değil; aynı zamanda bu ülkenin kalbinde atan emekçilerdir.
Ve o kalp, her 1 Mayıs’ta biraz daha güçlü atıyor.