Bugün size öyle bir adamdan bahsedeceğim ki, diploması yok…
Ama CV’sinde ‘tank durdurdum’ yazıyor.”
Evet…
Çukurova’nın yiğit evladı İbo Osman.
Asıl adı Bekir.
Ama kimse bilmiyor…
Çünkü adamın lakabı, isminin önüne geçmiş.
Hani bazı insanlar vardır ya, nüfusta başka, memlekette başka anılır…
İbo Osman da onlardan.
1877 doğumlu.
Karaisalı, Kaşoba Köyü.
Yani “şehir merkezinde Starbucks’ta büyüdü” durumu yok.
Doğduğu yer:
Dağ, taş, toprak…
Sonradan da Fransız işgali!
Birinci Dünya Savaşı bitiyor, herkes “Artık sakinleşiriz” diyor…
Fransızlar Çukurova’ya giriyor.
İbo Osman bakıyor, diyor ki:
“Bu iş böyle olmayacak.”
Ve ne yapıyor biliyor musunuz?
Kendiliğinden Kuvâ-yi Milliyeci oluyor.
Yani kurs yok.
Sertifika yok.
“Direniş 101” dersi yok.
Ama cesaret var, yürek var!
Kuvâ-yi Milliye saflarında başlıyor.
Sonra bakıyorlar ki bu adam durmuyor…
“Sen çetebaşı ol” diyorlar.
Sonra yetmiyor:
“Bölge komutanı ol.”
Yetmiyor:
“Kurttepe Grup Komutanı ol!”
Yani İbo Osman’ın kariyer planı şöyle:
— Köylü
— Direnişçi
— Komutan
— Efsane
1920’de Fadıl Savaşları…
Karşı taraf neyle geliyor?
Uçak
Tank
İbo Osman neyle durduruyor?
YÜREKLE.
Bakın burası çok önemli:
Adam okuma yazma bilmiyor.
Ama yaptığı iş o kadar büyük ki…
Mustafa Kemal Atatürk diyor ki:
“Bu adama teğmenlik verin.”
Şimdi düşünün…
Bugün teğmen olmak için kaç sınav, kaç mülakat?
İbo Osman’da sınav şu:
— “Tank durdurabiliyor musun?”
— “Durduruyorum Paşam.”
— “Tamam, teğmensin.”
Yetmiyor.
Dumlupınar’da savaşıyor.
Anafartalar’da savaşıyor.
Sonra ne yapıyor?
9 Eylül 1922…
İzmir’in kurtuluşuna gidiyor.
Adam cepheden cepheye koşuyor,
Biz bugün iki otobüs aktarmaya söyleniyoruz.
Savaş bitiyor…
1923’te Atatürk Adana’ya geliyor.
Adana’da Türk Ocağı’nda gazilerle sohbet.
Atatürk diyor ki:
“İbo Osman, anlat bakalım savaş anılarını.”
İbo Osman başlıyor anlatmaya…
Ama nasıl anlatıyor?
Düşmana küfrederek!
Salon gülüyor…
Atatürk gülüyor…
Herkes gülüyor.
Atatürk diyor ki:
“Bu adam tarih anlatmaz…
Tarihin kendisi.”
Sonra ne yapıyor biliyor musunuz?
Türk Tarih Kurumu’nun kuruluş kongresine bizzat davet ediyor.
Savaş bitiyor…
İbo Osman ne oluyor?
Milletvekili mi?
Hayır.
Paşa mı?
Hayır.
Toprağa dönüyor.
Çiftçilik yapıyor.
Atatürk’ün verdiği arazide, sessizce…
1966’da vefat ediyor.
Devlet töreni istiyorlar.
O ne diyor?
“Beni yaylaya gömün.”
Ve bugün…
Adana’da adı bir caddede.
2022’de Yusuf Delikoca onun hikâyesini kitap yapıyor.
Ama şunu unutmayın:
İbo Osman bize şunu öğretiyor:
Kahramanlık bağırmaz.
Üniforma şart değil.
Tarih bazen kitapta değil, dağda yazılır.
“Ve şimdi soruyorum size…
Okuma yazma bilmeden teğmen olan başka kimi tanıyorsunuz?” ..