Kıza niye kötü davrandin Muzaffer, insam bu iyi davranırsan çabuk unutur.hocam. Bu replik " Kelebeğin Rüyası" filminden alınmıştır.

Çok gerçekçi bir ķarşılıklı konuşmadır bu konuşma. Hayatın bir çok yerinde okulda, iş yerinde , evde insanlar kendilerine kötü ve sert davranan insanları hiç unutmaz ve ne hazindir ki onlar kızmasin diye her isteklerini hızla ve eksiksiz yerine getirmeye çalışırlar.

Bazen bu, korkulan insana karşı bir sevgiye de dönüşür. Literatürde Stockholm Sendromu denilen durumun küçük bir benzeridir bu durum.

Sonuçta en çok anımsanan iyi veya kötü anılan kişi odur, onlardır.

Sevgiyle yad etmeyeceğim ama hiç unutmadığım benim öğretmenim olmadığı halde Fatma Kolay adlı bir ögretmen vardı. Şimdi rahmetli olmuştur. Kırıkkale Tınaz ilkokulu ikinci sınıf öğrencisiyim 10 Kasım anma töreninde okul bahcesinde tüm okul toplanmışız konuşmaları şiirleri dinliyoruz. O gunlerde beyaz yakalarimizı yas için çikarirdik. Bir anda simsiyah görünen ögrenciler bana komik geldi güldüm. Fatma ögretmen niye güldüm diye törenin ortasinda beni 8 yaşindaki beni eşek sudan gelinceye kadar dövdü. Hungür hüngür aglamıştım aradan 70e yakin yıl gecti o ögretmeni adiyla soyadıyla şekliyle şemalıyla hatırlarım. Bir de anne yarısı gördüğüm Esin öğretmenimi.

Bu toplumun sorunu ifratla tefrittir. O öğretmenlerden zorba öğrenci dönemine geldik.

Saygı duyarak çekinmek ve saygı duyarak sevmek çok anlamlı iki duygudur. Saygı duyulacak özellikler bana göre bilgi, paylaşımcılık ve kıymet bilmektir ve adil olmaktır.

Burada onemli bir konu vardır daha doğrusu sorulması gereken bir soru vardır. Hangi duygular alttan üste veya üstten altadır. Alttan üste doğru duyulan duyguların korkuyla beslenen, ya da çikar için olan bir yaltaklanmaya dönüşmemelidir.

Duygular dengeli yaşanmalıdır.

KALİTE DAVRANIŞA YANSIR

D.r. Oğuzkan Bölükbaşı