Hazret-i Hadîce (radıyallâhü anhâ) Vâlidemizden sonra, Resûlullah Efendimizin en faziletli zevcelerinden biri Hazret-i Ebû Bekir'in muhterem kızı Hazret-i Âişe-i Sıddîka (radıyallâhü anhâ) Vâlidemizdir.

O, Resûlullah Efendimizden en çok hadîs-i şerîf rivayet eden sahâbîler arasında yer almıştır.

Fıkhî meselelerin dörtte birinin kaynağı kabul edilen Hz. Âişe Vâlidemiz, ilimde ve hikmette emsalsizdi.

Ashâb-ı Kirâm bir hadîsin izahında müşkilata düştüklerinde ona müracaat eder, ondan istifade ederlerdi.

İlim ile nurlandı mübârek gönlü,
Sünnet oldu dilinde en kıymetli mülkü.
Ümmete rehber oldu her sözü, her hâli,
Rahmetle yâd ederiz Âişe Vâlidemizi.

Hazret-i Ali (kerremallâhü vechehû), Hz. Âişe’den rivayette bulunacağı zaman:
"Resûlullah'ın zevcesi, Sıddîk'ın kızı Sıddîka şöyle rivayet etti." buyururdu.

Hz. Âişe Vâlidemiz gece gündüz ibadetle meşgul olur, çok namaz kılar ve çok sadaka verirdi. Peygamber Efendimizin vefatından sonra bir gün arayla oruç tutardı.

Hz. Âişe'den ilim aldık,
Sünnet ile yol bulduk.
Ehl-i Beyt'i sevip saydık,
Rahmetine kavuşalım

Bir gün Hz. Muâviye (radıyallâhü anh) tarafından gönderilen seksen bin dirhemi, eline geçtiği gün fakirlere dağıttı. Kendisine hiçbir şey ayırmadı. O gün oruçluydu.

Hizmetçisi iftar vakti sadece ekmek ve zeytinyağı getirdi ve:
"Ey Müminlerin annesi! O paradan bir dirhem ayırsaydınız da biraz et alsaydım." dedi.

Hz. Âişe Vâlidemiz ise:
"Eğer bana hatırlatsaydın, öyle yapardım." buyurdu.

Malı değil Hakk'ı seçti,
Gönlü rahmet ile geçti.
Fakire verdi ne varsa,
Cömertliği dillere düştü.

Hz. Âişe Vâlidemiz kadınlara daima nasihat ederdi. Onlara şöyle buyururdu:

"Kadın üzerinde kocasının hakları vardır. Kadınlık vazifesini yapması, öfkeli zamanından sakınıp sevinçli zamanını gözetmesi, tutumlu olması, kocasının meşru emirlerine karşı gelmemesi, sırlarını muhafaza etmesi, iffetini ve namusunu koruması gerekir. Bunları yapan kadın Cennet'e girer."

Hz. Âişe Vâlidemiz şöyle buyurmuştur:
"Resûlullah Efendimiz ne bir hanımına ne de bir hizmetkârına mübarek eliyle vurmuştur. Allah yolunda cihad ederdi. Kendisine yapılan kötülüklerden dolayı nefsi için asla intikam almazdı. Ancak Allah'ın haram kıldığı şeyler çiğnendiğinde Allah için gerekeni yapardı."

Merhametti onun yolu,
Rahmet doluydu her hâli.
Sünnetinde kurtuluş var,
Nurlandırır gönül bağı.

Hz. Âişe-i Sıddîka (radıyallâhü anhâ) Vâlidemiz, Hicret'in 57. yılında vefat etmiş ve Medîne-i Münevvere'de Cennetü'l-Bakî Kabristanı'na defnedilmiştir.

Allah Teâlâ, Resûlullah Efendimizin muhterem zevcesi Hz. Âişe Vâlidemizden razı olsun. Onun ilmini, iffetini, takvâsını ve cömertliğini örnek alan kullarından eylesin.

Rabbim bizi mahşer günü,
Salihlerle haşreylesin.
Âişe Vâlidemizin şefkatiyle,
Cennetine dâhil eylesin.

Hz. Âişe ra. Vâlidemizin kabri Medine-i Münevvere'de bulunan Cennetül Bakidedir.

Cennetül Baki, Medine-i Münevvere’de bulunmaktadır. Medinede Peygamber Efendimiz s.a.v. tarafından ilk mezarlık haline getirildi. Eskiden “Garğad” çalılığıydı.

Burada yatan Sahabeleri şöyle sıralayabiliriz.

İlk defnedilenler Osman b. Maz’un muhacirlerden, Es’ad b. Zürare ensardan. 3. Halife Hz. Osman, Hz. Abbas, Sa’d b. Ebî Vakkas, Ebû Hureyre r.a. ve 10 bin sahabe.

Ehl-i Beytten Peygamberimizin oğlu İbrahim, kızları Rukiye-Zeyneb, kızı Hz. Fâtıma, torunu Hz. Hasan. Kerbela’dan sonra Hz. Hüseyin’in başı annesinin yanına defnedildi.

Müminlerin Anneleri: Hz. Âişe, Hz. Hafsa, Hz. Ümmü Seleme, Hz. Zeyneb bint Huzeyme, Hz. Zeyneb bint Cahş, Hz. Safiye, Hz. Mâriye. Efendimiz’in “ikinci annem” dediği Hz. Ali’nin annesi Fâtıma binti Esed.

Peygamber Efendimiz s.a.v. sık ziyaret edip dua ederdi. Ziyaret etmek müstehaptır. Günümüzde türbeler kaldırıldı, mezarlar sadece baş/ayak taşı ile işaretli. Alanı 180.000 m².

Selam olsun Efendimiz’e, Ehl-i Beytin’e, Ashabına, Ümmet-i Muhammed’e.
Elhamdülillah âlemlerin Rabbi Allah’a. Âmin..

Hidayet Doğan OSMANOĞLU
Tc. Kül. Bak. Halk Sairi