Bir kaç yıl evveldi.
Bahsili İlçemizde serin bir bahar akşamıydı.

Kahvehanelerde, sokak aralarında, evlerin pencerelerinde aynı konu konuşuluyordu.

Bahsili Kız Talebe Yurdu inşaatı ne olacak? Beton döküldü ama demir bitti, harç bitti..."

Emekli maaşıyla zar zor geçinen Ahmet Amca içini çekti.Bu ay mutfaktan kıstım, iki bin lira verdim." dedi kendi kendine. "Ama yetmiyor ki... Koca inşaat nasıl tamamlanacak?"

Mal dediğin elde kalır,
Gün gelir sahibi gider.
Allah için verilen lokma,
Rahmet olup geri döner.

Tam o sırada ömrünü alın teriyle tarlalarda geçirmiş, yamalı hırkasıyla tanınan Fatma Teyze ağır adımlarla inşaat alanına geldi.

Cebinden mendiline sarılı bir emanet çıkardı.

Bu, yıllar önce hacca giderken koluna taktığı, en kıymetli hatırası olan tek altın bileziğiydi.

İnsaatten mesul Hoca Efendi şaşkınlıkla-Fatma Teyze, bunu verme. Bu senin zor gün paran. Kendine ayırsaydın." dedi.

Fatma Teyze'nin gözleri uzaklara daldı.

-Evladım..." dedi.
-Ben bu dünyadan göçüp gideceğim. Arkamda ne kalacak?

Bu Kız Talebe Yurdu tamamlandığında burada bizim kızlarımız yetişecek.
Onlar sadece matematik ve fen öğrenmeyecekler.

Kur'ân öğrenecekler...
Edebi öğrenecekler...
İffeti yaşayacaklar...

Allah'a kul olmayı öğrenecekler.
Yarın biri anne olacak, biri öğretmen olacak, biri nice gönülleri ihya edecek.

Her 'Elhamdülillah' dediklerinde...
Her Kur'ân okuduklarında...

Her secdeye vardıklarında...
Benim kabir karanlığıma da bir nur ulaşacak."

Bir bilezik altın idi,
Verilince nur oldu.
Bir avuçluk dünya malı,
Cennete bir yol oldu.

Fatma Teyze sözlerine devam etti:-Ben ikinci dairemi, arsamı, altınlarımı mezara götüremem.

Ama Allah yoluna bırakılan bir tuğla...
Bir talebenin duası...
Bir yetimin tebessümü...

İşte onlar kabirde bana arkadaş olur.

Ben istiyorum ki bu memleketin kızları imanla yetişsin.
Bu bilezik kolumu değil, amel defterimi süslesin."

Orada bulunan herkes derin bir sessizliğe büründü.
Bazıları gözyaşlarını gizleyemedi.

Servet sandıkta çürür,
Hayır gönüllerde büyür.
Bir kapı açılır yetime,
Rahmet gökten yağmur yürür.

Fatma Teyze'nin bu samimi sözleri kısa sürede bütün ilçeye yayıldı.
Ertesi gün biri yıllardır sakladığı arsasını bağışladı.

Bir başkası ikinci dairesinin tapusunu getirdi.
Kimisi ceviz bahçesini verdi.

Kimisi emekli ikramiyesini...
Kimisi de Fatma Teyze gibi tek altınını...

Dillerde tek cümle vardı:
Bu dünya yatırımı değil, ahiret yatırımıdır.

Kısa zamanda inşaat tamamlandı.
Koridorları Kur'ân sesleri doldurdu.

Dualar semaya yükseldi.

Belki de okunan her Fâtiha'nın sevabı, ilk bileziği uzatan Fatma Teyze'nin amel defterine yazılmaya devam etti.

Bir tuğla koy, dua olsun,
Bir gönül yap, şifa olsun.
Dünyada verdiğin her iyilik,
Ahirette sana yuva olsun.

Aziz Kardeşlerimiz
Bahsili Kız Talebe Yurdu sadece bir bina değildir.

Orası ilmin, ahlâkın, iffetin ve Kur'ân'ın birlikte yeşereceği bir yuvadır.

Bugün elimizde bulunan mal, mülk ve servet yarın başkalarına kalacaktır.

Fakat Allah rızası için yapılan her hayır, kıyamete kadar sevabı devam eden bir sadaka-i câriye olacaktır.

İnsan öldüğü zaman amel defteri kapanır. Ancak üç şeyin sevabı devam eder: Sadaka-i câriye, faydalanılan ilim ve kendisine dua eden hayırlı evlat.

(Müslim, Vasiyye, 14)

Belki bir tuğla...
Belki bir pencere...
Belki bir yatak...

Belki de Fatma Teyze'nin yaptığı gibi bir bilezik...

Kim bilir, belki de cennet bahçesinin anahtarı işte o küçük fedakârlığın içinde gizlidir.

Allah'ım! Mallarımızı, evlatlarımızı ve ömürlerimizi Senin rızana uygun işlerde kullanmayı bizlere nasip eyle.

Kalplerimize infak sevgisi, gönüllerimize cömertlik, ellerimize hayır yapma kuvveti ihsan eyle.

Bahsili Kız Talebe Yurdumuzun yapılmasına bir tuğla, bir demir, bir dua veya bir kuruşla katkıda bulunan bütün hayırsever kardeşlerimizi dünya ve ahirette aziz eyle.

Burada yetişecek evlatlarımızı Kur'ân'a hizmet eden, dinine bağlı, vatanını seven, iffetli, edepli ve güzel ahlâklı nesiller eyle.

Vefat etmiş bütün hayır sahiplerinin kabirlerini cennet bahçelerinden bir bahçe eyle.

Onların amel defterlerini kapanmayan sadaka-i câriyelerle bereketlendir.

Bizlere de, Fatma Teyze gibi, elimizdeki emaneti Senin rızan için verebilecek bir iman, teslimiyet ve ihlâs nasip eyle.

Rabbimiz! Bizleri malın esiri değil, malını Senin yolunda harcayan kullarından eyle.

Son nefesimizi imanla vermeyi, Peygamber Efendimiz'in (sallallahu aleyhi ve sellem) sancağı altında haşrolmayı ve cennetinde sevdiklerimizle buluşmayı bizlere lütfeyle.

Âmin yâ Rabbi'l-âlemîn.

Hidayet Doğan Osmanoglu
TC.Kul.Bak.Halk Sairi