Bir Hac Yolculuğundan Daha Fazlası…
İffetin, Huzurun ve İhlâsın İzinde Mekke yi Medineyi ziyaret etme arzusu ..

Haccın farzını vacibini,sunnetlerini eksiksiz yaparak mebrur bir ibadetle huzurla dönmeyi kim istemez ki ...

Şairin dediği gibi..

Yollar vardır Kâbe'ye çıkar,
Yollar vardır gönle varır.
En güzel sefer odur ki,
Kul Rabbine yaklaşır.

Bazı yolculuklar bavulla başlar; bazıları ise gözyaşıyla…

Mesude Hanım'ın yolculuğu da yıllar önce kalbine düşen bir hasretle başlamıştı.

Her namazın ardından yaptığı dualarda, "Allah'ım, beni Beytullah'ına misafir eyle." diye niyaz ederdi. Fakat gönlünü meşgul eden bir endişe vardı.

Kalabalıklar…
İzdiham…
Mahremiyetini koruyamama korkusu…

Çünkü o, yapacağı Haccı,Umreyi tavaf ve Sayı sadece ziyaret olarak değil; edebin, iffetin ve kulluğun zirvesi olarak görüyordu.

Bir gün gittiği bir mevlitte yakın bir dostu ona şöyle dedi:--Kardesim bak,onemli olan sadece Hacca gitmek değildir.

Seni ibadetin ruhunu koruyarak götürecek insanlarla birarada gitmektir.

Bu Dostunun tavsiyesi üzerine yolu Hisar Turizm ile kesişti.

İlk görüşmede duyduğu şu söz, bütün tereddütlerini dağıtmaya yetmişti:--Biz misafirlerimizi sadece Mekke ve Medine'ye değil; huzura ulaştırmaya gayret ediyoruz.

Ve nihayet beklenen gün geldi…

Edep varsa ibadet güzeldir,
İffet varsa gönül özeldir.
Kâbe'ye varan her beden değil,
Allah'a varan temiz kalptir.

Kutsal topraklara ulaştığı ilk andan itibaren Hac ve umre ibadetiyle alakalı her ayrıntının ince bir hassasiyetle planlandığını gördü.

Hanımların mahremiyetini koruyan otel düzenlemeleri…

Transferlerde gösterilen titizlik…

Kadın kafile görevlilerinin samimi ilgisi…
İbadet esnasında rehberlerin oluşturduğu güven ortamı…

Bütün bunlar Mesude Hanım'ın gönlündeki yükleri hafifletiyordu.
Tavaf sırasında Kâbe'ye bakarken artık kalbinde korku değil, huzur vardı.

İlk defa, hiçbir telaş yaşamadan ellerini semaya kaldırabildi.
Gözyaşları sessizce aktı…

Çünkü bazı dualar sadece Allah ile kul arasında kalmalıydı.

Şairin şiirinde söylediği gibi..

Secdeler konuşmaz bazen,
Gözyaşları anlatır her şeyi.
Rahmet iner usul usul,
Affeder Rabbim dilediğini.

Hac ibadeti boyunca dikkatini çeken başka bir güzellik de helâl lokmaya verilen önemdi.

Açık büfe sunuluyordu.
İsteyen istediği yemekten istediği kadar alabiliyordu da .

Amasi var siz anladınız meseleyi .
Yemekler sadece lezzetli değildi.

Güven veriyordu.
Helâl hassasiyeti, temizlik ve titizlik her sofrada hissediliyordu.

Mesude Hanım, "İnsan yediği lokmanın bereketini ibadetinde hisseder." sözünün ne kadar doğru olduğunu o günlerde daha iyi anladı.

Her lokma şükür, her dua huzur oluyordu.

Bayan Rehber Hocahanimlar ise yol gösteren bir görevli olmanın çok ötesindeydi.

Onlar yılların tecrübesini, ilmi ve güzel ahlâkı aynı gönülde birleştirmiş kimselerdi.

Mescid-i Nebevî'de yapılan sohbetler…
Ravza'nın yakınında anlatılan hadisler…

Mekke sokaklarında yaşanan hatıralar…
Otelde isteyenlere verilen Kuranı Kerim Dersleri daha neler neler .

Her biri Mesude Hanım'ın kalbinde yeni bir pencere açıyordu.

Aklına takılan her dinî meseleye sabırla cevap veriliyor, ihtiyaç duyduğu her anda bir kardeş eli uzanıyordu.

İşte gerçek rehberlik buydu…
Sadece yolu göstermek değil, gönle de dokunabilmek…

Medine bir huzur nefesi,
Mekke bir tövbe denizi.
Dönen beden değildir yalnız,
Yenilenir kulun özü.

Veda Tavafı'nda gözyaşları yine yanaklarından süzüldü.

Ama bu defa hüzünden çok şükür vardı.

Çünkü o, kutsal beldelerden kimilerinin yaptığı gibi yalnızca zemzem ve hurma ile dönmüyordu.

Kalbinde yeniden yeşeren iman…
İbadete duyduğu iştiyak…

Mahremiyetine gösterilen saygının verdiği güven…

Helâl lokmanın bereketi…Ve Rabbine biraz daha yaklaşmanın tarifsiz huzuru…

İşte bunlar onun Hacdan getirdiği gerçek hediyeleriydi.

Türkiye'ye döndüğünde çevresindekiler yüzündeki değişimi hemen fark ettiler.


O ise sadece tebessüm ederek şu cümleyi söylüyordu:

Allah'ın misafiri olmanın huzuru, dünyada hiçbir şeye benzemez.

Yâ Rabbi…Bizleri de Beytullah'ına ve Ravza-i Mutahhara'ya sağlık, afiyet ve ihlâs içerisinde ulaşan kullarından eyle.

Çıkacağımız bütün yolculukları hayra vesile kıl.

Bize, ibadetlerimizi edep ve takvâ içinde yapmayı, helâl lokmadan ayrılmamayı, mahremiyetimizi muhafaza etmeyi ve döndüğümüzde de o manevî iklimi ömrümüz boyunca yaşayabilmeyi nasip eyle.

Yolumuzu salihlerle, rehberimizi ehil kimselerle, gönlümüzü ise Senin muhabbetinle doldur.

Âmin yâ Rabbel âlemîn.

Hayırlı Cumalar diliyorum .
Sağlıcakla kalınız Efendim .

Hidayet Doğan Osmanoglu
TC Kul.Turizm Bak Halk Sairi