Son on yılda, dünyanın büyük bir bölümünde hızlı ve kapsamlı bir kentleşme yaşandı. Bu durum, devlet yetkililerini doğal ekosistemlerin tahribi ile şehirlerin çevre kalitesinin bozulması da dâhil olmak üzere çeşitli sorunlarla karşı karşıya bıraktı. Kentleşme kaçınılmaz olarak bazı tarım arazilerini yerinden eder ve toprak sahipleri bu arazileri satarak veya yerleşim alanlarına ya da diğer tarım dışı kullanımlara dönüştürerek kar elde etmeyi beklerler. Bu nedenle kentsel alanlar kontrolsüz yayılır ve tarım arazileri işgal edilir.

Artan kentleşme, kentsel alanlar ve yeşil altyapı üzerinde önemli bir gelişim baskısı oluşturmaktadır. Hobi bahçeleri, kentsel alanda güçlü kültürel köklere sahiptir ve varlıkları, kullanımları ve yönetimleriyle ilişkili sağlık ve yaşam kalitesi faydasına dair kanıtlar ortaya çıkmaktadır. Pandemi döneminde hobi bahçeleri gayri resmi eğitim için fırsatlar da sundu. Çocukların doğal çevreyle ilişkilerini geliştirmeye, bahçe ve açık hava öğrenme merkezi etrafında bir topluluk oluşturmaya da yardımcı oldu. Hobi bahçeleri, birlikte oynamak, öğrenmek ve işbirliği yoluyla çok kültürlü bir topluluk oluşturmak için hoş karşılanan yerler haline geldi. Sonrasında, kaçış ve sosyalleşme için büyüyen alanlar olarak oldukça tartışmalı alanları temsil eder bir hal aldı.

Güncel araştırmalar büyük ölçüde hobi bahçelerinin rolüne, karşılaştıkları zorluklara ve kentsel ortamlardaki gelecekteki gelişim yönlerine odaklanmaktadır. Hobi bahçelerinin oluşturulmasının ardındaki temel fikir, dezavantajlı kesimlerin yaşam koşullarını iyileştirmek, gıda üretimi ve açık hava fiziksel aktivitesi ile aynı zamanda atıl veya ihmal edilmiş arazilerin yeniden kullanımı ile sahip ve sakinleri için psikolojik faydalar üzerinde de etkileri olduğu yönündeydi. Ancak; Hobi bahçeciliğinin etkisi sadece hobi bahçesi sahiplerini değil, genel halkı ve çevreyi de ilgilendirdiği göz ardı edildi.

Kırsal güvenlik anlayışı, klasik suç ve olay odaklı yaklaşımdan çıkarak alan hâkimiyeti, veri yönetimi ve önleyici güvenlik eksenine kaymaktadır. Bu dönüşüm sürecinde, kontrolsüz biçimde yaygınlaşan hobi bahçeleri; kırsalda yeni ve karmaşık bir güvenlik alanı oluşturmaktadır. Hobi bahçeleri “orta yoğunluklu ama yüksek risk potansiyelli” alanlar olarak özellikle kontrolsüz büyüdüğünde güvenlik ve kamu düzeni açısından kritik kırılma noktaları üretir. Atık yönetimi, kaçak su kuyusu, arı ölümlerine sebep olan ilaçlamalar, kaçak ve standart dışı yapılaşma, yangın ve afet riski, kontrolsüz giriş-çıkışlar, hırsızlık ve mala karşı işlenen suçlar, gürültü ve sosyal huzursuzluk, mülkiyet anlaşmazlıkları, yasaklı madde imal üretim ve ticareti, silah imal ve ticareti ile ruhsatsız silah bulundurma, kaçak faaliyetlerin gizlenmesi saklanma ve iz kaybettirme alanı, adres ve kayıt dışılık, şüpheli hareketlerin geç fark edilmesi gibi güvenlik boşlukları üretebilirler. Bu alanlar, doğru yönetilmediğinde sayılan suçlar kaçınılmaz hale gelir. Kamu’da oluşan yerleşik emniyet ve asayiş algısını olumsuz yönde etkilerken, bozulan algının yönetimini güçleştirir bir hal alır. Bu nedenlerle yoğunlaşmış hobi bahçesi bölgeleri “özel denetim sahası” olarak değerlendirilmelidir. Amaç, ihbar mekanizmalarının teşviki ile suç oluşmadan caydırıcılık sağlamak ve vatandaşlarımızı güvenliğin bir parçası haline getirmek olmalıdır.

Gelecekteki gelişmenin planlaması her zaman mevcut durumun doğru ve eksiksiz bir analizine dayanmalıdır. Bu nedenle, birçok araştırmacı, farklı ülkelerdeki bahçelerin işleyişinin ve yönlerinin karşılaştırmalı analizi de dâhil olmak üzere, dünyadaki mevcut bahçeleri analiz etmiş, hobi bahçelerinin birçok ülkede tamamen yasaklanmadığını, ama çok sıkı kurallarla disipline edildiğini tespit etmişler. Türkiye’deki sorunların neredeyse tamamı, diğer ülkelerde hukuki çerçeve ile baştan engellenmiş görülüyor. Farklı ülkelerde hobi bahçeciliğinin işleyişini düzenleyen yasal düzenlemeler arasında farklılıklar bulunsa da ortak fikir aynı. Ne tam tarım arazisi, ne de tam yerleşim alanı.

Araştırmalara göre; Almanya’da hobi bahçeleri özel bir yasayla düzenlenmiştir. Bundeskleingartengesetz. Bu düzenlemeye göre bahçenin en az %30’u tarımsal üretim amacıyla kullanılmak zorundadır. Bu alanlarda konut inşa edilmesine izin verilmez; yalnızca en fazla 24 m² büyüklüğünde küçük bir kulübe yapılabilir. Sürekli ikamet kesin olarak yasaktır. Ayrıca elektrik, su gibi altyapı kullanımları da sıkı kurallara tabidir.

Birleşik Krallık’ta hobi bahçeleri 1908 yılından bu yana yasal bir çerçeveye sahiptir. Bu alanların kullanım amacı açık ve nettir: yalnızca tarımsal üretim, yani sebze ve meyve yetiştiriciliği. Ticari faaliyetlere izin verilmez, barınma amaçlı kullanım ise tamamen yasaktır. Bu yaklaşımın temelinde şu anlayış yer alır; Toprak üretim içindir.

Fransa ve Avusturya’da Parselin en az üçte ikisinin ekili olması zorunludur. Yapılaşma ise oldukça sınırlı ve küçük ölçeklidir. Bu ülkelerde model, sosyal kullanım ile tarımsal üretim arasında dengeli bir yapı üzerine kuruludur.

Portekiz’de ise daha katı bir yaklaşım söz konusudur. Ulusal düzeyde yasa bulunmamakla birlikte kurallar yerel yönetimler tarafından belirlenir. Ancak temel prensip değişmez, kullanım sadece üretim amaçlıdır ve kulübe dâhil herhangi bir yapılaşmaya izin verilmez. Bu yönüyle en sert uygulamalardan biridir.

Polonya’da sistem daha esnek olmakla birlikte yine belirli sınırlar içindedir. Yaklaşık 35 m²’ye kadar küçük kulübelere izin verilir; ancak ticari faaliyetler ve konutlaşma ciddi şekilde kısıtlanmıştır.

ABD’de “community garden” sistemi yaygındır ve bu alanlar belediye veya sivil toplum kuruluşlarının kontrolünde işletilir. Kullanım kiralama esasına dayanır; satış yoktur ve yapılaşmaya izin verilmez, imar kuralları tarım arazilerinde konut yapımını ciddi şekilde sınırlar. Mülkiyet değil, yalnızca kullanım hakkı verilir.

Tüm gelişmiş ülkelerde hobi bahçeleri için ortak kural; Tarım dışı kullanım yasaktır, bahçe sadece üretim içindir. Konutlaşma yasak veya çok sınırlıdır. Tiny house veya villa yapılamaz. Parsel bölme ve özel satış kontrol altındadır, ekim zorunludur, aksi halde bahçe elden alınır.

Türkiye’de uzun süre özel yasa yoktu, tarım arazileri bölündü, hisselendi ve üzerine ev yapıldı. Avrupa’da ise önce kural kondu, sonra kullanım izni verildi. Ancak; Hobi bahçeleri, şimdi sert bir yol ayrımında. Mart 2026’da Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan düzenleme, tarım arazilerini yeniden asli kimliğine döndürmeyi hedefliyor. Tasarı açık, Tarlaya yapılan tüm yapılar yıkılacak, suyu, elektriği kesilecek. Üstelik sadece yıkım değil, metrekare başına kesilecek ağır para cezalarıyla bu alanlar ekonomik olarak da sürdürülemez hale getirilecek. Kendisi yıkmayan daha büyük cezalarla karşılaşacak, devlet müdahalesi ise kaçınılmaz olacak. Bu düzenleme bir gerçeği net biçimde ortaya koyuyor; Toprak, yatırım ya da kaçış alanı değil; üretim alanıdır. Sorun “bahçe” değil, bahçe adı altında sadece yapılaşma değil, milli tarım meselesidir.