Millî Mücadele; Birinci Dünya savaşı sonrası 30 Ekim 1918 yılında imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşması sonucu İtilaf devletlerinin haksız işgalleri karşısında Anadolu’da başlayan bir direniştir. Anadolu’nun dört bir tarafında bu işgallere karşı halk birlik ve beraberlik içerisinde hareket etmiştir. Kırıkkale de Millî Mücadele döneminde her ne kadar işgal edilmeyen bir yer olsa da özellikle günümüzde kazası statüsünde olan Keskin ile adını duyurmuş önemli bir yerleşim yeridir. Keskin Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin Ali Rıza Paşa Hükümeti’nin istifası üzerine çektiği telgrafla başlatılan Millî Mücadele’ye destek süreci Keskinli Kuvâ-yı Milliye reisinin çabaları, İzmir’in ve İstanbul’un işgali üzerine çekilen protesto telgrafları, İnönü ve Sakarya Zaferlerinin tebrikleri için meclise çektikleri kutlama telgrafları ile devam etmiştir. Keskin halkının Millî Mücadele’nin zafere ulaşmasında büyük gayretleri söz konusudur. Fişek İmalathanesi ile ordunun cephane ihtiyacını karşılamışlar ve buradaki askeri imalathanede fedakârca çalışmışlardır. Keskin başta olmak üzere Kırıkkale ve civarındaki kaza, köy ve kasabalardan Millî Mücadele döneminde çok sayıda şehit verilmiştir.

Keskin’den İkinci İnönü Zaferi’ni Tebrik Telgrafında;

Türkiye Büyük Millet Meclisi Riyasetine ve Milli Müdafaa Vekâletine; 3 Nisan 1921 Düşman kuvvetlerinin İnönü Meydan harbini Türk ordusu silahlarına terk ile kahir bir darbeye daha uğratıldıklarını ilan ve tebşir eden ajansı halkımız sevinç gözyaşları ve şükranlarla karşıladılar. Millet zaten emin bulunduğu kumandanlarını bir kere daha alkışladılar. Mülevves ayaklar altında kalarak inleyen kardeşlerimizin kurtuluş gününe ve düşmanın mübarek topraklarımızdan bir an evvel kovularak atılmasına isimleri tarih sayfalarına zerrin kalemlerle intikal eden büyük kumandanlarımızla kahraman mücahitlerimize Cenab-ı kadir-i mutlakın muzafferiyetlerin devamını ihsan buyurmasını dua ve niyaz etmektedir.

Keskin’den Sakarya Muzafferiyeti İçin Yapılan Miting ve Tebrik Telgrafı

“Türkiye Büyük Millet Meclisi Riyasetine 20 Eylül 1921 Sakarya muzafferiyeti burada merasim ve şenlikler içinde kutlanıyor. Bütün kasaba bayraklarla donatılmış, fener alayları tertip edilmiştir. Yapılan içtimada mektep efendileri tarafından okunan vatanperver nutuk ve manzumeleri müteakip mebus Şeref Bey tarafından açık ve heyecanlı bir hitabe irad edilmiştir. Ordunun zaferini tebrik ve devamını temenni ederiz. Keskin Müdafaa-i Hukuk Reisi Müftü Sadık.

Keskin’den Mustafa Kemal Paşa’nın Gazilik ve Müşirliğini Tebrik Telgrafı

“Türkiye Büyük Millet Meclisi Reisi Müşir-i muazzam büyük kumandan Gazi Mustafa Kemal Paşa Hazretlerine; 22 Eylül 1921 Cihadınızın ve muzafferiyetinizin meşru mükâfatı olarak gazilik unvan-ı fehimanesine ilaveten rütbenizin müşirliğe terfi güzel vesilesiyle tebriklerimizi arz ve kutlamaya cesaretle İslam ordusunun ve zat-ı âlilerinin muzafferiyeti için duaya devam ettiğimizi bildiririm efendim. Keskin Müdafaa-i Hukuk Reisi Müftü Sadık.

Yahşihan’dan Sakarya Zaferi’ni Tebrik Telgrafı

“Türkiye Büyük Millet Meclisi Reisi ve Başkumandan Mustafa Kemal Paşa Hazretlerine 24 Eylül 1921 Şanlı ordumuzun Sübhanın yardımı ile kazandığı büyük muzafferiyetten dolayı zat-ı âli-i kumandiyelerini acizane tebrik eder milli tarihimizin istiklal mücadelesinde kazandığınız başarılara daha büyük daha parlak zaferler ilavesine ulaşmanızı, talihinin kumandanız altında bulunan orduyu daima şan ve şerefle taçlandırmasını diler saygı ve hürmetlerimin lütfen kabul buyrulmasını niyaz ederim efendim. Yahşihan Menzil Müfettişi Miralay Mehmet.

Ali Rıza Paşa Kabinesi’nin İtilaf devletlerinin baskısıyla istifası üzerine Mustafa Kemal Paşa’nın 4 Mart 1920 tarihli tamimi üzerine ülkenin birçok yerinden Meclis-i Mebusan reisliğine, bu durumu protesto eden telgraflar gönderilmiştir. Bu telgraflardan biri de Keskin Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Reisi Sadık Bey ve arkadaşlarının imzalarıyla 5 Mart 1920 tarihinde yazılmıştır. Telgrafta şöyle denilmektedir: “Ali Rıza Paşa Kabinesi’nin istifasını istihbar ettik ve yerine menafi-i mülk ve milleti ve amal-i milliyeyi tatmine hadim bir kabine teşkilini istirham, aksi halde milletin tahammül edemeyeceğini arz eyleriz, efendim.

İzmir’in işgali üzerine Mustafa Kemal Paşa tarafından 28 Mayıs 1919’da valilere, müstakil mutasarrıflıklara ve kolordu komutanlıklarına gönderilen tamimde yurdun her tarafından bu işgali protesto eden telgrafların işgalci güçlerin temsilcilerine gönderilmesi, ayrıca Babıali’ye de uyarı niteliğinde telgrafların çekilmesi istenmiştir. Bu tamim üzerine ülkenin pek çok yerinde mitingler düzenlenmiş, ilgili makamlara protesto telgrafları gönderilmiştir.

İzmir’in işgali üzerine Keskin’den 16 Mayıs 1919’da Sadaret Makamına Keskin halkı namına Müftü Mehmet Sadık, Sulh ve Selamet-i Osmaniye Reisi Mehmet, Belediye Reisi Kamil, eşraftan ise Ziya, Tevfik, Ömer, Yahya, Mahmut tarafından gönderilen telgrafta şu hususlara değinilmiştir. “Yunanistan tarafından İzmir ve çevresinin ilhakı amacıyla işgale başlandığı haberi bura halkı tarafında büyük bir üzüntüye neden olmuştur. Bu üzüntü ile binlerce halk toplanarak işgal hareketinin millî haysiyet ve hukuklarına açık bir tecavüz olduğunu belirtmişlerdir. Dört devletin millî haklar hakkındaki vaatlerine güvenerek mütarekenin başlangıcından beri hakkaniyeti beklediğimiz halde verilen vaatlere uyulmadığını, ulusal şeref ve haysiyetimizle uyuşmayan bu işgal hareketlerine karşı muhalefette bulunulmasını hükümetten talep ve temenni… Keskinliler telgraflarında yapılması gerekli her türlü maddi ve manevi fedakârlığa hazır olduklarını da beyan etmişlerdir.

Yine İzmir’in işgali üzerine Hilafet Makamına 22 Mayıs 1919’da gönderilen telgrafta Keskin’de düzenlenen miting ile alakalı olarak şu hususlara değinilmiştir: “Her türlü adalet ve hakkaniyete aykırı olarak İzmir işgalinin halen devam ettiği ve işgal kuvvetinin Rumlarla beraber nüfusun katledilmesi, ırza tecavüz edilmesi ve malların yakılması gibi kötü fiilleri işledikleri anlaşılmaktadır. İtilaf devletlerinin koruması altında iken İzmir ve çevresinde Yunanlıların çoğunluğu elde etmek amacıyla alenen katliama girişmeleri doğrudan doğruya Türklük ve İslamiyet’in yok edilmesi amacına yönelik bir tedbirin tatbike konulduğunu göstermektedir. Tüm insanlık medeniyetine karşı girişilen bu delice hareketi şiddetle kınamaktayız.

Esaslı ve kalıcı bir barışın temini için milletlerin hürriyeti esaslarına dayandırılarak çıkarılan Wilson prensiplerine tamamen zıt bu çeşit esef verici hareketlerin sürdürülmesinden cidden endişe etmekteyiz. Bu nedenle Yunan işgal kuvvetlerinin İzmir’den çıkarılması ve bu elem verici durumun düzeltilmesine yönelik olarak gerekli teşebbüslerin alınması için irade ve ferman buyurulmasını yüce hilafet makamından arz ve niyaz eyleriz. On Bin Kişilik Miting Heyeti Reisi ve Azaları Hüseyin, Mazhar, Haşim, Ziya, Tevfik, Hamdi, Yahya, Yusuf.”

Kaynaklar:

-Haluk Selvi-Bülent Cırık, Millî Mücadele’de TBMM’ye Anadolu’dan Çekilen Telgraflar, Ankara: TBMM Basımevi, 2013, s. 255.

-Prof. Dr., Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi, hamdidogan