“Çalışan insan yorulur, yorulan insan dinlenir, dinlenen insan ise biraz da eğlenmek ister.” Milyonlarca öğrencimiz de yoğun ve uzun bir eğitim maratonunun ardından şimdi tam böyle bir döneme girdi. Okullar tatil oldu; çocuklarımız için artık dinlenme, nefes alma ve eğlenme zamanı. Ancak asıl soru şu: Bu üç aylık tatili çocuklarımız için yalnızca boş geçen bir ara dönem mi yapacağız, yoksa onları hem dinlendiren hem geliştiren, hem eğlendiren hem de geleceğe hazırlayan bir fırsata mı dönüştüreceğiz?
Bugün anne babaların en büyük kaygılarından biri de tam olarak burada başlıyor. Çünkü yaz tatili, doğru değerlendirilmediğinde çocuklarımızı saatlerce telefon, tablet ve televizyon ekranına mahkûm eden uzun bir boşluğa dönüşebiliyor. Oysa çocuklarımızın sadece dinlenmeye değil; güvenli ortamlarda sosyalleşmeye, yeni beceriler kazanmaya, manevi ve kültürel kökleriyle yeniden temas kurmaya da ihtiyacı var. İşte tam da bu noktada, Kurban Bayramı vesilesiyle bir kez daha ziyaret ettiğim Karacalı Köyü İslami Değerler Külliyesi bana memleketimiz adına çok kıymetli bir imkânı yeniden hatırlattı.
Eski Cidde Basın Ateşesi Sayın Bahattin Akyön’ün öncülüğünde Kırıkkale’ye kazandırılan Karacalı Köyü İslami Değerler Külliyesi, yalnızca bir yapı topluluğu değil; aynı zamanda inanç, kültür ve hafızayı bir arada taşıyan özel bir merkezdir. Mescid-i Rağbet Camii, Siyer-i Nebi Müzesi ve Mushaf-ı Şerif Müzesi ile bu külliye, taşın ve betonun ötesinde, Anadolu’nun manevi damarına dokunan kalıcı bir eser niteliği taşımaktadır. Her ziyaretimde aynı duyguyu hissediyorum! Bazı eserler yalnızca bugüne değil, yarınlara da seslenir. Bu vesileyle, böyle kıymetli bir hizmetin ortaya çıkmasında emeği geçen Sayın Bahattin AKYÖN’ü ve tüm hayırseverleri gönülden tebrik etmek gerekir.
Ancak tam da okulların kapandığı, çocuklarımızın yönlendirmeye ve nitelikli sosyal alanlara en fazla ihtiyaç duyduğu bir dönemde, haddimi aşmadan, memleketini düşünen hemşehri olarak bir öneriyi kamuoyunun dikkatine sunmak istiyorum: Karacalı Külliyesi, yaz tatili boyunca çocuklar ve gençler için planlanacak kültürel, eğitici ve sosyal faaliyetlerle yaşayan bir merkez haline dönüştürülebilir. Son dönemde hem ülkemizde hem dünyada gençliğin kültürel, sosyal ve ahlaki gelişimine dair farklı tartışmalar gündeme gelmektedir. Bu nedenle çocuklarımızı güçlü bir sosyal ve kültürel zeminde yetiştirecek alanların önemi daha da artmaktadır.
Çünkü bugün çocuklarımız yalnızca boş zaman problemiyle karşı karşıya değil. Dijital bağımlılık, sosyal medya kuşatması, kültürel yabancılaşma, amaçsızlık ve denetimsiz zaman kullanımı gibi yeni nesil sorunlar da ailelerin en büyük endişeleri arasında yer alıyor. Böyle bir dönemde gençlerimizi hem manevi iklimle hem de nitelikli sosyal faaliyetlerle buluşturacak yerel merkezlere her zamankinden daha fazla ihtiyaç var. Karacalı Külliyesi de sahip olduğu fiziki imkân, manevi atmosfer ve toplumsal karşılık bakımından bu ihtiyaca cevap verebilecek en kıymetli adreslerden biri olabilir.
Düşünün ki! Yaz tatili boyunca Kırıkkale’nin dört bir yanından gelen çocuklarımız ve gençlerimiz bu çatı altında buluşuyor. Bir yandan manevi değerlerini öğreniyor, kökleriyle bağ kuruyor; diğer yandan da kendilerini geliştirecek sosyal ve kültürel faaliyetlere katılıyorlar. Külliye bünyesinde çocuklara ve gençlere yönelik yaz okulu programları düzenlenebilir; geleneksel Türk okçuluğu gibi ata sporlarıyla tanışmaları sağlanabilir; kitap okuma saatleri, tarih ve medeniyet sohbetleri yapılabilir; kişisel gelişim, hitabet, değerler eğitimi ve sosyal beceri atölyeleri oluşturulabilir. Köy’deki çocuklar ile şehirde yaşayan gençleri aynı çatı altında buluşturacak kaynaştırıcı etkinlikler planlanabilir; ailelere yönelik anne-baba seminerleri ve rehberlik buluşmaları da bu çalışmalara eşlik edebilir.
Bu faaliyetlerin yalnızca atölye ve sosyal etkinliklerle sınırlı kalmaması, aynı zamanda çocuklarımızı ve gençlerimizi rol model isimlerle buluşturması da son derece kıymetli olacaktır. Nitekim Karacalı köyü üzerine araştırmalar yapan, akademik birikimi ve hayat tecrübesiyle önemli bir değer olan Doç. Dr. E. Tümgeneral Güray Alpar’ın da gençlerle buluşturulacağı konferans ve söyleşiler bu çerçevede çok anlamlı bir katkı sağlayabilir. Kendi köyünden çıkmış, bilgi birikimi ve tecrübesiyle öne çıkan bir ismin gençlerle aynı çatı altında buluşması, çocuklarımız açısından hem ilham verici hem de ufuk açıcı bir kazanım olacaktır.
Böyle bir adım atıldığında Karacalı Külliyesi, yalnızca belli zamanlarda ibadet edilen ya da ziyaret edilen bir mekân olmanın ötesine geçer. Çocukların sesinin yükseldiği, gençlerin aidiyet kazandığı, ailelerin güvenle evlatlarını emanet edebildiği canlı bir sosyal merkez haline gelir. Üstelik bu yalnızca Karacalı’ya değil, Kırıkkale’nin tamamına dokunacak bir sosyal kazanım anlamına gelir. Hatta doğru planlandığında, Anadolu’daki benzer yapılar için örnek gösterilebilecek özgün bir “külliye modeli”nin temeli de burada atılmış olur.
Bugün Türkiye’nin pek çok yerinde gençliğe dönük projeler konuşuluyor. Fakat mesele yalnızca konuşmak değil; kalıcı, uygulanabilir ve topluma dokunan modeller ortaya koyabilmektir. Karacalı’da böyle bir imkânın altyapısı fazlasıyla vardır. Asıl mesele, mevcut manevi ve kültürel birikimi çocuklarımızın ve gençlerimizin hayatına daha güçlü biçimde dokunacak bir sosyal çerçeveyle buluşturabilmektir. Geleceğin en güçlü hizmet anlayışı da tam olarak budur: İbadeti, kültürü, eğitimi, sosyal dayanışmayı ve gençliğe yönelik çalışmaları aynı çatı altında buluşturabilen anlayış…
Bu nedenle, vizyonuna ve gayretine defalarca şahit olduğumuz Sayın Bahattin Akyön başkanlığındaki İslami Değerler Sosyal Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nin, yaz tatili döneminde çocuklarımıza ve gençlerimize yönelik böyle bir açılımı değerlendirmesinin son derece kıymetli olacağına inanıyorum. Bu satırları bir eleştiri olarak değil; memleketimizin çocukları, aileleri ve geleceği adına samimi bir teklif, yerelden yükselen iyi niyetli bir çağrı olarak kaleme alıyorum.
Çünkü eserler yalnızca taşla, duvarla, kubbeyle büyümez. Asıl büyük eser; çocukların hayatına dokunan, gençlerin yönünü güçlendiren ve geleceğe sağlam izler bırakan hizmettir. Karacalı Külliyesi’nin böyle bir öncülüğe imza atması, hiç kuşkusuz yalnızca Kırıkkale için değil, Türkiye adına da kıymetli bir örnek olacaktır.