
İnsan ömrünün ne kadar süreceğini kimse bilemez. Kimi uzun yıllar yaşar, kimi ise çocuk yaşta Rabbine kavuşur.
Bu sebeple Allah'a kullukta "Daha sonra yaparım." demek, şeytanın en büyük aldatmacalarından biridir.
Hz. Ömer radıyallâhu anh, bir seher vakti sabah namazına giderken önünden yıldırım gibi koşan küçük bir çocuk gördü.
Merak edip peşinden yetişti.— Ey yavrum! Bu vakitte nereye gidiyorsun? diye sordu.
Çocuk hiç duraksamadan cevap verdi:— Rabbimin huzuruna... Sabah namazına gidiyorum.
Hz. Ömer:— Fakat sana henüz namaz farz değil. Bu kadar acele niçin? buyurdu.
Çocuğun verdiği cevap, asırlardır gönüllerde yankılanmaktadır:— Dün mahallemizde benim yaşlarımda bir çocuk vefat etti.
Ölüm büyük küçük ayırmıyorsa ben nasıl kendimi emniyette görebilirim? Rabbime kulluk etmek için acele ediyorum.
Hz. Ömer'in gözleri doldu. Küçücük bir bedenin taşıdığı bu büyük iman karşısında derin bir tefekküre daldı.
Ömür kısa, yol uzundur,
Her nefeste sır gizlidir.
Çocuk der ki: "Vakit şimdi..."
Ecel bekler, kim sezmiştir?
Seherlerde secde eden,
Kalbi nurlu bahtiyardır.
Genç yaşında Hakk'a koşan,
Rahmet ile yâd olunur.
*
Aradan yıllar geçti...
Mekke'de küçük yaşta ilim tahsil eden İmam-ı Şâfiî de ihlâsın en güzel örneklerinden birini gösterdi.
Bir gün hocası, verdiği mükemmel cevap sebebiyle ona bir miktar para hediye etti.
Şâfiî, hediyeyi alır almaz annesine götürdü.
Annesi oğluna şu unutulmaz nasihati yaptı:— Oğlum! Sen ilmi Allah için mi öğreniyorsun, yoksa dünya malı kazanmak için mi?
Eğer niyetine dünya karıştıysa o ilmin bereketi kalmaz. Git, o hediyeyi hocana geri ver.
Küçük Şâfiî hiç tereddüt etmedi. Parayı hocasına iade etti.
Hocası bu ihlâs karşısında hayran kaldı ve şöyle dua etti:— Bu ihlâsla yetişen bir çocuk, ümmete ilmiyle ışık olacaktır.
Ve öyle de oldu...
Asırlar geçmesine rağmen İmam-ı Şâfiî'nin ilmi hâlâ milyonlarca Müslümana rehber olmaktadır.
İlim ise nurdan kandil,
İhlâs onun yağı olur.
Dünya için öğrenilmez,
Hakk'a giden bağı olur.
Anne duası, helâl lokma,
Evladı göklere çıkarır.
Samimiyetle atılan adım,
Asırları aydınlatır.
Bir çocuk bize ölümü hatırlattı...
Bir başka çocuk ise ilmin ancak Allah rızâsı için öğrenileceğini öğretti.
Biri secdeye koştu, diğeri ihlâsa sarıldı.
İkisini de yücelten şey yaşları değil, Allah'a olan samimi kullukları idi.
Onlara ancak dini Allah'a has kılarak, ihlâsla kulluk etmeleri emrolunmuştur. (Beyyine, 5)
Her nefis ölümü tadacaktır. (Âl-i İmrân, 185)
Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Ameller ancak niyetlere göredir." (Buhârî, Müslim)
Allah'ım! Bizlere küçük yaşta Sana yönelen o salih çocukların ihlâsını nasip eyle. Kalplerimizi dünya sevgisinden muhafaza eyle.
Evlatlarımızı ilimle, edeple, takvâ ile yetiştir. İlmi Senin rızân için öğrenen, ibadeti Senin rızân için yapan kullarından eyle. Âmin.
Resim,1950 li yillara ait Hac Resimleri albümünde Arafatta Hacılar..
HİDAYET DOĞAN OSMANOĞLU
TC Kul.Bak.Halk Şairi