Bir kamyon, bir aşk ve hiç bitmeyen bir bekleyiş…

Yıl 2013… Afganistan’dayım.

Görev yaptığım yer, Kabil’deki Doğan Üs Bölgesi. Afganistan’da görev yaptığım yıllarda hafızamda iz bırakan pek çok olaya tanıklık ettim. Ancak içlerinden biri vardı ki, aradan yıllar geçmesine rağmen unutamadım. Üs bölgesinde, Türk sinemasının unutulmaz filmlerinden Selvi Boylum Al Yazmalımı hatırlatan bir kamyon vardı. Kamyonun kupasının üzerinde büyük harflerle “Al Yazmalım” yazıyordu. Kamyon, her gün belli bir saatte Türk doktorlarımızın ve sağlık personelimizin görev yaptığı sağlık merkezinin önüne geliyor, yaklaşık bir saat kadar bekledikten sonra oradan ayrılıyordu.

Yaklaşık iki ay sonra merakıma yenik düştüm. Kamyonun şoförüyle görüşerek üzerindeki “Al Yazmalım” yazısının hikâyesini öğrenmek istedim. Şoför Dari dilinde konuşuyordu. Yanımda bulunan Afgan tercüman aracılığıyla kendisine kamyonundaki yazının nedenini sordum. Açıkçası, Kadir İnanır hayranlığı nedeniyle bu yazıyı yazdırdığını söylemesini bekliyordum. Fakat aldığım cevap beni bambaşka bir hikâyenin içine götürdü. Bu, Afganistan’da yaşanmış bir aşk ve kavuşamama hikâyesiydi.

Afgan kamyon şoförü, Türk askerî üssünün temizlik işlerinde çalışıyordu. Görevi gereği sağlık merkezinin atıklarını almak için buraya sık sık geliyordu. Yine böyle bir gün, sağlık merkezinde görev yapan Türk sağlık çalışanlarından birini gördü. Kendi anlatımına göre, o gün gönlünü genç kadına kaptırdı. Zaman geçtikçe sevgisi büyüdü. Ancak duygularını bir türlü doğrudan dile getiremedi. Bir süre sonra konuşabilmek için araya birkaç kişiyi koydu. Fakat genç kadın görüşmeyi kabul etmedi. Israrlar devam etti. Nihayet bir gün konuşmayı kabul etti. Afgan şoför, genç kadına duyduğu aşkı anlattı ve kendisiyle evlenmek istediğini söyledi. Genç kadın ise onun sevgisinden emin olmak istiyordu. Bunun üzerine bir şart ileri sürdü.

Afgan şoför, heyecanla şartı dinledi. Genç kadın ona Türk sinemasının unutulmaz filmlerinden Selvi Boylum Al Yazmalım filmini izlemesini söyledi. Filmdeki kamyon sahnesini göstererek: “Beni gerçekten seviyorsan kamyonunun üzerine ‘Al Yazmalım’ yazdır.”dedi. Ardından da belirli bir tarih verdi ve o gün sağlık merkezine gelmesini istedi. Afgan şoför, bu isteği büyük bir heyecanla kabul etti. Kamyonunu filmdeki kamyona benzetmek için hazırlattı. Üzerine “Al Yazmalım” yazısını yazdırdı. Verilen gün için en güzel kıyafetlerini giydi. Büyük bir heyecan ve umutla sağlık merkezinin yolunu tuttu. O gün onun için hayatının en önemli günüydü. Sevdiği kadına verdiği sözü tutmuştu. Ancak sağlık merkezine vardığında öğrendiği gerçek, bütün hayallerini bir anda yıktı. Genç kadın, görev süresinin sona ermesi nedeniyle aynı günün sabahında Türkiye’ye dönmüştü. Ne bir vedalaşma olmuştu ne de son bir kez görüşebilmişlerdi. Ve bekleyiş başladı…Afgan şoför, sevdiği kadının Türkiye’ye döndüğünü öğrendiğinde büyük bir hayal kırıklığı yaşadı. Oysa kendisinden istenen her şeyi yapmış, kamyonunu onun istediği gibi hazırlatmış ve söz verdiği gün, söz verdiği yere gelmişti. Fakat sevdiği kadın artık yoktu. Hikâyenin bundan sonraki bölümünü ise 2013 yılında, Kabil’de, o kamyonun şoföründen dinlemiştim.

Bana anlattığına göre, o günden sonra kamyonuyla her gün aynı saatte sağlık merkezinin önüne gelmeye devam etti. Yaklaşık bir saat bekliyor, sonra sessizce oradan ayrılıyordu. Belki sevdiği kadının bir gün geri döneceğini, belki de onu yeniden görebileceğini umut ediyordu.Kamyonunun üzerindeki “Al Yazmalım” yazısı artık onun için bir filmden esinlenerek yazılmış sıradan bir yazı değildi.

O yazı;yarım kalmış bir sevdanın,yerine getirilmiş bir sözün ve hiç tükenmeyen bir bekleyişin simgesiydi. Yıllar sonra…Aradan yıllar geçti.Bir gün bir televizyon kanalında Selvi Boylum Al Yazmalım filmini izlerken birden 2013 yılına, Afganistan’a döndüm. Kabil’deki Doğan Üs Bölgesi…Sağlık merkezinin önü…Üzerinde “Al Yazmalım” yazan o kamyon…Ve kamyonun şoförünün bana anlattığı hikâye…Hepsi yeniden gözümün önünde canlandı. Belki de hayat, insanın karşısına hiç beklemediği hikâyeler çıkarıyor. Bazı sevdalar kavuşmayla, bazıları ise bekleyişle hatırlanıyor.2013 yılında Afganistan’da tanıştığım o kamyon şoförünün hikâyesi, benim için Selvi Boylum Al Yazmalım filminin ötesinde, gerçek hayattan bir aşk, özlem ve bekleyiş hatırası olarak kaldı.