Doğal olarak maaşla çalışan bir insan güzel bir maaş almak için çoğunlukla Üniversite bitirir. Karşilığinda özel veya devlet sektörunde eşit tecrubeye sahip insanlarla aynı şekilde tatmin edici bir aylık sahibi olmak ev geçindirmek sosyalleşmek ister.
Bugün özel sektörde üniversite mezunu insanlarin yüzde büyük bir kısminın asgari ücretle veya bir tık üstunde çalıştırıldığı rapor ediliyor.
Region Beta paradoksu diye bir şey varmış.psikoloji ve davranış bilimlerindeki bu kavram Dainel Gilbert ve Robert Wilson tarafindan ortaya konmuş.
Region Beta paradoksu şudur insanlar çok kötü bir durumdan ayrilmak için guçlü bir şekilde motive olurken. " orta derecede kotu bir durumda" uzun sure sıkışıp kalırlar.
İşte bu paradoks nedeniyle onbinlerce universite mezunu asgari ucrete razı çalişiyorlar.
İş hayati çok kötü mobing var kişi işi bırakır.
İş biraz kötü maaş çok kişiyle ayni, mutsuzluk var bir on yil çalışır iste çeliski budur. Bu paradoks insanlarin en çok zarar gorduğu yerin en aci veren yer değil en katlanılabilir yer olduğunu söyler.
Butun bunlari bir kenara birakıp serbest çalışan bir sistem denetçisi olduğunuzu varsayalım. Her günunuz dolu.
Evlere temizlige gelen bir emekçi kadin gunde 3000 ila 3500 TL aliyor pazar haric calıştığinda bu minimum 75000 TL ye varan bir aylığa karşı geliyor. Yol ve yemek çalıstiği eve ait.
Peki bir kalite denetçisi serbest çalışirken ne kadar gunluk alir.
Denetçi arkadaşlar yardimcı olsunlar benim uygun gördüğüm 150 Avro minimum olmasidır ama biliyorum ki onlar da Region Beta'da sikışıp kalmışladır. Her ne kadar " free lance" oldukları halde.
Bir temizlik emekçisinin günlüğü 60 Avro. Bir asgari ücretlinin patron tarafindan odenen stopaj ve gelir vergisini de hesaba katarsak yaklaşik 35 avrodur Bu gencler Region Beta' da sikışıp kalmışlardır.
Çalışma koşulları insanı degersizleştiriyorsa ortaya cikan ürun de degersiz olur.
Ben şimdiki zamanda 22 yaşinda bir genç olsaydim yine de öğutlediğim her şeyi yapardım. Yabancı dil, bilgisayar. Ehliyet, üniversite diplomasi sonra dunyanin neresi olursa olsun , ülkemin neresi olursa olsun baba ocaği, yar yanı, pencere önü , şofor arkasi demez is bulur çalışırdım beş yıl tam beş yıl sonrasini planlayacak olgunluğa gelirdim. Eger tabiri amiyane bir devlet kapısi bulmuşsam bugünku koşullarda beş yılimı orada harcardım. Mümkün olduğunca borc almam, yaşam kalitesine kitaba, sanata öğrenmeye harcama yapar kanaatkar yaşardim.
Çevremi etkin ve kalifiye insanlara geliştirmeye çalışırdım.
Üç kuruş beş kuruş da olsa birikim yapardım. Yalniz olmanın avantajlarıdir bunlar.
Beş yilin sonunda geleceğimin olduğunu bunu nasil yaşayacagimi planlar hale gelirdim. Bunun için güvenli liman olan aileden bir süre uzak kalmak gerekir diye düşünürüm.
Size uyar veya uymaz, ben hiç issiz kalmadım çok aşirı gelirim de olmadi ama o zaman orta ust sinifta yaşama firsatım oldu. Şimdi olsam dedigim ise size anlattığimı yapardım.
Bugunlerde hayattan öğrendiklerimi aktarmaya çalışıyorum. Umarım faydalı oluyordur.
YOLUNUZ VE BAHTINIZ ACIK OLSUN
Dr. Oğuzkan Bölükbaşı