Sefalet

Pahalılık

Yoksulluk

Yolsuzluk

Adaletsizlik

Sürekli zam

Yüksek faiz

Bütçe açığı

Dış ticaret açığı

Açlık sınırı altında gelir

Gelir dağılımı adaletsizliği

Satın alma gücü düşüklüğü

Usulsüz kamu harcamaları

Paramızın değerinin düşmesi

Kamudaki memur, işçi fazlalığı

Kamudaki müdürlerin ikramiyesi

Kamudaki masa başı işçilerin ikramiyesi

Kamudaki bazı personelin ücret fazlalığı

Kamuda masa başı işçi çalıştırma yanlışlığı

Ülkemizdeki cami, mescit, okul, kışla fazlalığı

Ankara ve batı şehirlerimizde öğretmen fazlalığı

Kamuda sekreter, odacı, şoför, araç, lojman fazlalığı

Hak etmeyenlere emeklilik hakkı verilmesi

Emeklinin emlak vergisi ödememesi…

…

Yukarıda bazılarını sıraladığım ülkemizde kronik hale gelmiş, bir türlü düzeltilemeyen, doğduğumuz günden ölüm yaşına geldiğimiz güne kadar gazete, radyo, sosyal medyada ve televizyonlarda, biri bitmeden diğerinin ortaya çıktığı olumsuz benzeri haberleri yıllarca okuyor, dinliyoruz. Bir türlü bitmeyen ve giderek artan, son günlerde adeta ülkenin her yanından fışkıran yolsuzluk haberleri okudukça adeta şoklar geçiriyoruz. Peki neden?

Kamu ve adalet sisteminin sağlıklı çalışmaması, kanun ve yasanın sıradan insanlara ayrı, zengin-makam-mevki sahibi, imtiyazlı insanlara farklı uygulanır hale gelmesi saf vatandaşı çaresiz, sahipsiz ve umutsuz hale getirmiştir. Ülkemizdeki bazı kişilerin elde ettiği haksız kazanımları, kazançları, yanlışları, kanunsuzlukları, yolsuzlukları, adaletsizlikleri gören sıradan yurdum insanı iyi ile kötüyü, doğru ile yanlışı bildiği halde hayata tutunabilmek ve ayakta kalabilmek uğruna doğruya değil sürekli yanlışa sahip çıkmaktadır.

Olumsuz ve kanunsuz olayları ve ülkemizdeki hırsızlığın, yolsuzluğun, uğursuzluğun, yıllardan beri bitmediği gören, umutsuzluğa düşen, kamuya, yargıya, siyasete hatta dini kurumlara güvenini yitiren, bilgiye, bilime ilgisi azalan, milyonları bulan geniş halk yığınları, kültür, eğitim, pedagoji, sosyoloji, psikoloji, hukuk, fizik, kimya, matematik, bilişim vb. alanlarında videolar, açık oturumlar seyretmek, kendini geliştirmek yerine moral bozukluğundan zamanının büyük bir kısmını zamanını Tik tok, WhatsApp, çetleşme, paparazzi ve adi vakalar gibi yayınlar, paylaşımlar peşinde geçirmektedirler.

Birbirini tetikleyen bu anormal durumlar sebebiyle çürümeye yüz tutmuş toplum ve sistem yapısı yüzünden vatandaşlarımızın çoğu nefsinin kölesi olup en kısa zamanda, en kısa yoldan emek, çaba harcamadan, hiçbir bedel ödemeden zengin olma, köşeyi dönme, lüks ve sefa içinde yaşama sevdası tüm toplumun her alanına yayılmaya başlamıştır. Yurdum insanı aklını, fikrini, bilgisini, duygusunu, düşüncesini artırmak, çaba ve gayret göstermek yerine kişisel çıkar, menfaat ve aç gözlüğü yüzünden din, iman, vatanseverlik, milliyetçilik, ülkücülük, yurtseverlik vb. kutsal değerler arkasına sığınıp meşru ve gayri meşru her yolu olağan hale getirmiştir. Bu kargaşa ortamında bu sebeple halkın büyük çoğunluğu kendini kurtarmak, ayakta kalabilmek mücadelesi verip yanlışa sahip çıkarak haklının, doğrunun yanında yer almayıp güçlünün yanında yer alır hale gelmiştir.

(Gelecek haftadan itibaren yukarıdaki olumsuzlukların bazıları detaylı anlatılacaktır)