Gençliğim, Gülen Yüzüm, Ne ara kayıp gittin ellerimden. Memleketimin sokaklarında daha dün kahkahalarla gülüyordum. Ne çabuk gittin benden Sessiz sedasız. Kim bu aynadaki günden güne değişen surat. Kim bu gurbet sokaklarında gezen özlem dolu seyyah. Zaman çok çabuk geçer diyenlere gülüp geçerdim. Şimdi zaman bana gülüyor her gün başka bir kahkaha ile. Omuzlarımdaki yorgunluk yaşlılıktan mı yoksa hayat telaşı mı anlayamıyorum.

Ah gençliğim, çok severdim seni. Çok çabuk gittin.
Gençlik çağlarımda İçimdeki sonsuz cesaret ve cesurluk gitgide zayıflıyor. Sanırım yaş aldıkça insan biraz sakinleşiyor ve biraz da korkaklaşıyor. Bütün bu sakinlik ve korku aslında sorumluluklarımızın artmasından kaynaklanıyor.

Ah gençliğim...Senden sonra çok şey öğrendim. Artık daha az insanla iletişim kuruyorum mesela. İnsana en çok yardımı yine kendisinin yapacağını, kimseden birşey beklememeyi öğrendim.

Ve kendime son bir söz: Hangi yaşta olursan ol, sevildiğin yerde isen herşeyi çok kafana takma, kalbini karartma. İçindeki iyiliği günden güne artırarak yoluna devam et...