17 Ağustos depreminde yıkılan sadece binalar değildi.


On yedi Ağustos sabaha karşı
Matemli bulutlar sarmıştı arşı
Öyle bir deprem ki salladı arzı
Devrilmez dediğin neleri yıktı
.
Denizler kabardı, zemin yarıldı
Sarsıldı şehirler evler yıkıldı
Nurlu gözlerinden yaşlar akıttı
Eğilmez bildiğin beyleri yıktı
.
Öyle bir geceki zifirden kara
Mevla düşürmesin insanı dara
Avuç açtırmasın kulları kula
Bükülmez dediğin bileği yıktı
.
Sanki kıyametti mahşeri meydan
Cehenneme döndü yurdu gülistan
Görünmez bir elle kırdı bak insan
Saygıyı, sevgiyi, insafı yıktı
.
Doksan dokuz yılı ağustos aydı
Kimine pay günü, kimine Hay'dı
Beş kuruşluk suya yüz lira aldı
Hak, hukuk, adalet edebi yıktı
.
KOÇAK sayıkladı eski kabusu
Kader değil sanki, ihmal bazısı
Malzemeden çalan arsız hırsızı
Kalemi, kitabı, vicdanı yıktı
.
Uğur KOÇAK