İnsanoğlu var olduğu günden beri iyilikle kötülük, hak ile bâtıl, helâl ile haram arasında imtihan edilmektedir. Bu imtihanın en büyük aktörlerinden biri de hiç şüphesiz şeytandır.

Şeytanın insanı kandırma yöntemi, çoğu zaman doğrudan Günah işle! demek değildir. O, haramı süsler, yanlışın adını değiştirir, insanın hırsına dokunur ve ona büyük kazançlar vaat eder.

Nitekim Cenâb-ı Hak şöyle buyurur:Şeytan sizi fakirlikle korkutur ve size çirkinliği emreder. Allah ise size kendi katından bağışlanma ve lütuf vaat eder.
(Bakara, 268)

Şeytanın insanı kandırırken kullandığı en güçlü silahlardan biri “daha çok kazanma” hırsıdır.

İnsan önce helâlinden kazanmak ister. Sonra daha fazlasını arzulamaya başlar. Ardından kısa yoldan zengin olma düşüncesi zihnine yerleşir. İşte şeytan tam bu noktada devreye girer:

Bir defadan bir şey olmaz…
Sen de herkes gibi yap…

Bu fırsat bir daha gelmez…
Biraz daha kazan, sonra bırakırsın…

Çok para kazanırsan bütün sıkıntıların bitecek…
Derken insan, başlangıçta karşı çıktığı şeyin içinde kendisini bulabilir.

*

Son yıllarda insanların birikimlerini yüksek kazanç vaadiyle teslim ettiği ve ardından büyük mağduriyetlerin yaşandığı çeşitli Yatirim araçları ozellikle Borsada fon ve yatırım dolandırıcılığı olayları gündeme gelmektedir.

Burada dikkat edilmesi gereken yalnızca paranın kaybedilmesi değildir.
Asıl mesele, insanın zaaflarının nasıl kullanıldığıdır.

Dolandırıcılar mağdura çoğu zaman Paranı bana ver, seni kandıracağım.demezler.

Tam tersine güven verir.Kendisini başarılı gösterir.
Yüksek kazanç vaat eder.Çevresindeki insanların da kazandığını söyler.

İnsanın hırsını ve kolay para kazanma arzusunu harekete geçirir.

Böylece kişi, kendi iradesiyle yanlış bir karar verdiğini düşünürken aslında çeşitli psikolojik tuzakların içine çekilebilir.

Şeytanın yöntemi de buna benzer.
Önce insana hayali gösterir, gerçeği gizler.

Kur’ân-ı Kerîm'de kumar konusunda çok açık bir uyarı vardır:

Ey iman edenler! Şarap, kumar, dikili taşlar ve fal okları şeytan işi birer pisliktir. Bunlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz.
(Mâide, 90)

Kumarın temelinde ne vardır?
Az emekle çok kazanma arzusu…

Kaybedince tekrar kazanma hırsı…Kazanınca daha fazlasını istemek…Ve sonunda insanın iradesinin zayıflaması…

Bugün bazı insanlar kumara TİCARET bazıları YATIRIM diyebilir, bazıları OYUN diyebilir, bazıları SANS diyebilir. Fakat bir işlemin mahiyeti, yalnızca ona verilen isimle değişmez.

Burada elbette borsadaki her yatırımın kumar olduğunu söylemek doğru değildir. Şirket hissesi almak ile kumarın hükmü aynı şey değildir.

Meşru bir yatırım ile şansa, aşırı belirsizliğe veya hileli kazanç beklentisine dayanan faaliyetleri birbirinden ayırmak gerekir.

Fakat insanın davranış biçimi önemlidir.

Bir kimse araştırmadan, anlamadan, sırf YARIN İKİ KATINA ÇIKAR düşüncesiyle parasını bir yere yatırıyor; sonra kaybedince borç alıp tekrar giriyor; kaybını telafi etmek için daha büyük risklere koşuyorsa burada artık hırsın insanı nasıl esir aldığı üzerinde düşünmek gerekir.

*

Şeytan insana çoğu zaman kaybettikten sonra şöyle fısıldar:

Bu sefer kazanacaksın...İnsan kaybeder.Tekrar girer.Yine kaybeder.
Bir kere daha…Derken borçlar büyür, aile huzuru bozulur, insanın gönlü daralır.

Kur’ân-ı Kerîm, şeytanın içki ve kumar yoluyla insanlar arasına düşmanlık ve kin sokmak, onları Allah'ı anmaktan ve namazdan alıkoymak istediğini bildirir.
(Mâide, 91)

Demek ki mesele yalnızca para değildir.Para giderken huzur da gidebilir.
Güven kaybolabilir.Aileler parçalanabilir.

Dostluklar bozulabilir.İnsan, Allah ile arasındaki bağı zayıflatabilir.

Günümüzde sosyal medya üzerinden de insanlara sürekli olarak hızlı kazanç hikâyeleri gösterilmektedir.

Şu kadar yatırdım, şu kadar kazandım.Bir haftada servet yaptım.
Bu fırsatı kaçırma.Son şans!bu..

Bu tür söylemler insanın aklına değil, çoğu zaman hırsına hitap eder.
Çünkü insanın içinde kolay kazanma arzusu vardır.Şeytan da insanın zayıf noktalarını bilir.

Nitekim Cenâb-ı Hak, şeytanın insanları saptırma konusunda söylediği sözleri şöyle aktarır:

Onları mutlaka saptıracağım, onları boş kuruntulara düşüreceğim…
(Nisâ, 119)

İşte boş kuruntu bazen sadece bir hayal değildir.
Bazen insanın bütün birikimini teslim ettiği sahte bir kazanç vaadidir.

Bazen kumar masasıdır.
Bazen bilinçsizce alınan aşırı riskli bir yatırım kararıdır.
Bazen de “kolay yoldan zengin olacağım” düşüncesidir.

*

İslâm'ın bize öğrettiği yol, kolay para peşinde koşmak değil; helâlinden kazanmak ve kazandığını bereketlendirmektir.

Resûlullah Efendimiz sallallâhu aleyhi ve sellem, helâl kazanca büyük önem vermiştir.

Bir insanın alın teriyle kazandığı az miktardaki helâl para, haram ve şüpheli yollardan elde edilen büyük servetten daha kıymetlidir.

Çünkü mesele sadece hesabımızdaki rakam değildir.
Mesele o paranın eve girerken gönlümüze ne getirdiğidir.

Helâl kazanç huzur getirir.
Haram kazanç ise çok görünse bile bereketten mahrum bırakabilir.

Teknoloji değişti.Para kazanma yöntemleri değişti.Bankacılık değişti.Borsa değişti.Fonlar, uygulamalar ve dijital platformlar hayatımıza girdi.

Fakat insanın zaafları değişmedi.
Şeytanın kullandığı yöntemler de öz itibarıyla değişmedi.

Eskiden insana “bir kese altınla zengin olacaksın” diyordu.
Bugün belki “bir tıkla servet sahibi olacaksın” dedirtiyor.

Eskiden kumarhane vardı.
Bugün telefon ekranında birkaç saniyede insanın karşısına çıkabiliyor.

Eskiden dolandırıcı kapıya geliyordu.
Bugün mesajla, telefonla veya sosyal medya hesabıyla ulaşabiliyor.

Bu sebeple müminin en büyük sermayesi sadece parası değil, basiretidir.

Her gördüğüne inanmamak…
Her yüksek kazanç vaadine kapılmamak…

Araştırmadan para yatırmamak…
Borçla riskli işlere girmemek…

Kolay zenginlik hayaline kapılmamak…
Ve en önemlisi, kazanç uğruna Allah'ın rızasını kaybetmemek…

Bunlar insanı şeytanın tuzaklarından koruyacak önemli tedbirlerdir.

Şeytan insana çoğu zaman günahı çirkin göstererek yaklaşmaz.
Bazen onu kazanç kılığında getirir.

Bazen fırsat diye sunar.
Bazen kolaylık diye gösterir.

Bazen de insanın kulağına:
Bir kere dene, ne olacak?diye fısıldar.

Oysa insanın imtihanı tam da burada başlar.
Kazancımızı artırırken ahlâkımızı azaltıyor muyuz?

Servetimizi büyütürken vicdanımızı küçültüyor muyuz?
Daha çok kazanmak uğruna helâl-haram sınırını unutuyor muyuz?

Unutmayalım:Şeytanın amacı sadece insanın parasını kaybettirmek değildir; insanın parasını kaybederken imanını, huzurunu ve ailesini de kaybetmesini sağlamaktır.

Öyleyse geliniz, kolay kazanç yerine helâl kazancı, büyük servet yerine bereketi, kısa yolu yerine doğru yolu tercih edelim.

Çünkü asıl zenginlik, çok kazanmak değil;kazandığının hesabını Allah'ın huzurunda verebilmektir...

Allah’ım!Bizi şeytanın açık ve gizli bütün tuzaklarından muhafaza eyle.
Kalbimizi dünya hırsına, gözümüzü harama, elimizi haksız kazanca, nefsimizi doyumsuzluğa teslim etme.

Allah’ım, bize helâli haramdan, doğruyu yanlıştan, hakikati aldatmacadan ayırt edecek basiret nasip eyle.

Bizi kolay para, büyük kazanç ve kısa yoldan zengin olma vaadiyle kandırılanlardan eyleme.
Malımızı bereketlendir; bizi malın esiri değil, malı Senin rızan için kullanan kullarından eyle.

Allah’ım!Kumarın, faizli ve haram kazançların, dolandırıcılığın, hilenin ve kul hakkının her çeşidinden bizi ve ailelerimizi koru.

Bize haramdan uzak duracak irade, helâlle yetinecek kanaat ve şükredecek bir gönül nasip eyle.

Rabbimiz!..Parası dolandırılanlara hakkını geri almayı, borç altında ezilenlere ferahlık vermeyi, yanlış yollara düşenlere tövbe kapısını açmayı nasip eyle.

Bizi bir anlık hırs uğruna yıllarca pişmanlık yaşayacak kararlardan muhafaza eyle.

Şeytanın bize günahı güzel, haramı kazanç, hırsı hedef, dünyayı da hayatın gayesi gibi göstermesinden Sana sığınırız.

Allah’ım! Bizi aldatanlardan değil, doğrulardan; harama koşanlardan değil, helâli arayanlardan; dünyaya kulluk edenlerden değil, Sana kulluk edenlerden eyle.

Rabbimiz!..Bize helâlinden bol ve bereketli rızık ver.
Kazancımıza bereket, evlerimize huzur, gönüllerimize iman, işlerimize doğruluk nasip eyle.

Bizi şeytanın vesvesesinden, nefsimizin hilesinden, insanların aldatmasından ve kendi yanlışlarımızın şerrinden muhafaza eyle.

Son nefesimize kadar imanımızı koru.
Bizi Sana kul, Resûlullah’a ümmet, insanlara faydalı kullarından eyle.

Allah’ım, bize dünyada helâl ve temiz bir hayat, ahirette de ebedî saadet nasip eyle.

Âmin.

HİDAYET DOĞAN OSMANOĞLU
TC Kültür ve Turizm Bak.Halk Sairi