Cuma günü akşam Ankara'ya gitmiştim.
Hasan emmiyle iki gün görüşemedik.
Bugün Ankara'dan döndüm balkonda oturuyormuş
Selamlaştık hâl hatır sorduk.
Ahmet bey! Yoldan geldin yorgunsun biliyorum ama ara soğmasın ben unuturum.
Kalan yerden devam edelim dedi kıramadım,
Yakınımızda pazartesi pazarı var karşısında ekmek fırını var fırının orda oturacak yer var fırında tanıdık o sebepten çayda var.
Vardık oturduk birer çay aldık.
Hasan emmi başladı anlatmaya,
Ahmet bey! Gezerek çok şeyi görüyoruz.
Gençlik bitmiş, bizim köyde üniversite okuyan talebeler
Yazın köyde sap Saman işlerinde Tozda toprakta çalışarak ailesine yük olmamak için okul parası biriktirirlerdi.
Şimdi gençlerin hayatı beleş zoru tatmadan "lak dedikçe ekmek lık dedikce" suyu önüne geliyor.
Araştırma yok, ķütüphanelerde kitap okumak yok herşeyi internette hazır.
Yani alfabemiz gibi yat, yat uyu,uyu bu kolaycılık bu ezberlik bunlar tırpanı bilmez bırak ekin biçmeyi, bunlar değirmeni bilmez zoru yokluğu sıkıntıyı görmemiş nesil.
Çöpler bütün, bütün ekmek dolu Dünya'da o nimeti zor bulan bulamayan insanlarvarken sende çöpe atılan nimetler.
Gerçekten düşündürücüdür.
Ramazan gideli fazla olmadı demekki ekmeğin kıymetini Ramazanda anlatamamış bunu biz hiç anlatamayız.
Davar güdüyordum heybedeki ekmeği azığı köpek yemiş,
Davarı suladım bir söğüt gölgesinde davar yatarken çok acıkmıştım,
Yemeği yemek için eşeğin üzerinden heybeyi aldım pınarın başına oturdum açtım.
Azık bitmiş dağılmış
Çokta açtım Çevrede kimsede yok.
Sürüyü atıp ekmeğe gitme imkanımda yok
Aç,acına akşama kadar dağlarda dolandım.
Ben nimeti nasıl çöpe atabilirim o günler aklıma gelir.
Tarih bilmeyen sıkıntı çekmeyen insan vatan kıymetini pek bilmez.
Hele mekteplerde hergün hatırlatılanTürküm, doğruyum çalışkanım. Vs. Andımız bile.Türk olduğunu Çalışkan ve doğru olduğunu hatırlatıyordu.
Birilerine battıki bu Türk'lük Doğruluk ve çalışkanlık kaldırıldı.
Bizim olan her güzellik ve her özellik Türk İslâm düşmanlarına batıyor hemen sırayla dikkat ve tepki çekmeyecek şekilde kaldırılıyor.
Nasrettin Hocanın leylek hikayesi gibi bir kuşa Avrupalılara bizi benzetmeye çalışıyorlar. Siyasiler ya gaflette yada hıyanette benim gördüğümü görmemeleri imkansız bir şeyler dönüyor.
İbrahim Hakkı hz.nin "Görelim mevlâ neyler neylerse güzel eyler ". Sözü aklıma geliyor teselli buluyorum.
Gençler mutlaka yaşlıları bulup soru cevaplı bilgi edinsinler.
Ahmet bey! başını ağrıttım yoldan geldin sonra yine sohbet ederiz gerçekten bizi Okuyanlar var Allah razı olsun bunlar önemlidir.
Hasan emmiyle ayrıldık evlere döndük.
Düşündüm Hasan emmi çok haklıdır.
HASAN EMMİNİN
HAKKI VAR .
Türk gençleri dinle hele
Hasan emminin hakkı var.
Sözleri kaptırma yele
Hasan emmin hakkı var
Hep düzledik gedikleri
Bence doğru dedikleri
Adam ettik düdükleri
Hasan emmin hakkı var
Bizdeki Türk'lük batıyor
İçinde hain ötüyor
Eski diyenler atıyor
Hasan emminin hakkı var
Ezbercilik bizi bozar
İçimizde fitne gezer
Gören gözler bunu sezer
Hasan emminin hakkı var
Çalışıp emek verelim
Zoru bizlerde görelim
Kardeşlik ağı örelim
Hasan emminin hakkı var
Ödüoğlu duyuruyor
Bizi kimler ayırıyor
Çark dişliyi sıyırıyor
Hasan emminin hakkı var
Ahmet Ulusoy (Ödüoğlu)
30.03.2026
Kırıkkale