Kırıkkale futbolunu yıllardır takip edenler bilir…
2016 yılından bu yana Kırıkkale Spor’un en önemli sorunlarından biri sadece sahadaki sonuçlar değildi. Tesisleşme konusunda yaşanan sıkıntılar, kulübün geleceğini de doğrudan etkileyen önemli bir problemdi.
Oyuncuların otellerde, apartlarda kaldığı; bir kulübün sahip olması gereken düzenli ve kalıcı tesis ortamından uzak günler yaşandı.
2019 yılında eski Makine Kimya lokalinin Kırıkkalespor’a kazandırılmasıyla birlikte kulüp bir nebze olsun nefes aldı. O dönemde takım BAL Ligi’nden profesyonel lige yükseldi. Ancak bunun da uzun vadeli ve yeterli bir çözüm olmadığı biliniyordu.
Çünkü bir futbol kulübünün geleceğini sadece iyi futbolcular, iyi teknik adamlar ya da transferler belirlemiyor. Tesisleşme, bir kulübün geleceğe bırakacağı en önemli miraslardan biri.
İşte tam da bu noktada Kırıkkale FK Başkanı Serkan Gündüz’ün attığı adımın önemine dikkat çekmek gerekiyor.
Başkanlığının ikinci yılında tesisleşme adına ortaya koyduğu çalışma, bana göre Kırıkkale futbolu açısından son derece önemli bir dönüm noktası. Yıllardır konuşulan ve ihtiyaç duyulan kulüp tesisi artık hayal olmaktan çıkmış durumda.
Bu süreçte elbette teşekkür edilmesi gereken isimler var.
Kırıkkale Valisi Hüseyin Engin Sarıibrahim’e, Kırıkkale Belediye Başkanı Ahmet Önal’a, imardan sorumlu Belediye Başkan Yardımcısı Ömer Eldemir’e ve Gençlik ve Spor İl Müdürü Hamza Güneş’e katkılarından dolayı teşekkür etmek gerekiyor.
Ancak alkışın en büyüğünü, bu konuda somut adım atan Kırıkkale FK Başkanı Serkan Gündüz’e vermek gerektiğini düşünüyorum.
Çünkü başkanlık sadece transfer yapmak, maç günü tribünde bulunmak veya skorun peşinden koşmak değildir.
Başkanlık, kulübün yarınını da düşünmektir. Serkan Gündüz’ün yaptığı da tam olarak budur.
Geçtiğimiz günlerde sosyal medya hesabımdan bir öneride bulunmuştum. Buradan bir kez daha ifade etmek istiyorum: Bu tesis, yıllarca Kırıkkale futboluna hizmet edecekse, neden Serkan Gündüz’ün adını taşımasın? Elbette son karar kendisine ve kulüp yönetimine ait. Ancak kendi imkânlarıyla böyle kalıcı bir eseri kulübe kazandıran bir başkanın adının veya onun uygun göreceği anlamlı bir ismin tesiste yaşatılması, bana göre güzel bir vefa örneği olacaktır.
Belki yıllar sonra Kırıkkale FK forması giyecek genç bir futbolcu bu tesiste yetişecek ve Kırıkkale futboluna hizmet edecek. İşte o zaman bugün atılan adımın değeri çok daha iyi anlaşılacaktır.
Gelelim sahaya…
Bütün bu güzel gelişmelerin yanında ligin ilk haftasını da konuşmak gerekiyor.
Kırıkkale FK iyi bir hazırlık dönemi geçirdi. Başkan Gündüz tarafından takımın ihtiyaç duyduğu imkânların önemli ölçüde sağlandığını görüyoruz. Daha doğru ifadeyle, takım için mümkün olan en iyi şartların oluşturulmaya çalışıldığını söyleyebiliriz.
Ancak ilk hafta kendi seyircisi önünde alınan mağlubiyet elbette hepimizi üzdü.
Futbol sonuç oyunudur. İlk haftada üç puanı kaybetmek hiç kimsenin istemeyeceği bir başlangıçtır. Fakat burada önemli bir ayrım yapmak gerekiyor:
Bir maçın sonucuyla bir sezonun hikâyesi yazılmaz.
İlk haftadan yola çıkarak Kırıkkale FK’nın bütün sezonunu değerlendirmek doğru olmaz. Çünkü bireysel olarak baktığımda, kadroda bu ligin üzerinde kariyere sahip futbolcular olduğunu düşünüyorum. Ayrıca takıma katılamayan, sakatlığı veya başka nedenlerle forma giyemeyen oyuncuları da hesaba katmak gerekiyor.
Yeni kurulmuş bir takımın en büyük sorunlarından biri de uyumdur. Futbolcuların birbirine, teknik ekibin oyunculara ve takımın oyun anlayışına alışması zaman alabiliyor. Ben inanıyorum ki kısa zamanda uyum sağlanacak ve güzel sonuçlar göreceğiz.
Bu nedenle ben ilk haftanın sonucundan çok, önümüzdeki haftalarda ortaya çıkacak tabloya bakmayı tercih ediyorum. Takım doğru zamanda uyumu yakalarsa çok daha farklı bir görüntü ortaya koyacağına inanıyorum.
Bugün Kırıkkale FK’nın önünde iki ayrı hikâye var.
Biri sahada kazanılması gereken puanlar…
Diğeri ise kulübün geleceğini inşa edecek tesisleşme hamlesi.
İkincisi belki bugünün skor tabelasında görünmüyor.
Ama bana göre asıl büyük galibiyet orada.
Kırıkkale futbolunun yıllardır ihtiyacı olan şey sadece üç puan değil; kalıcı bir yapı, sağlam bir altyapı, oyuncuların kendisini ait hissedeceği bir yuva ve geleceğe güvenle bakabilecek bir kulüp anlayışı.
Ve Kırıkkale FK için bir kez daha söylüyorum:
İlk hafta kaybedildi diye sezon kaybedilmedi. Daha oynanacak çok maç, kazanılacak çok puan ve yazılacak uzun bir hikâye var. Yeter ki sabır olsun, birlik olsun ve Kırıkkale FK’nın geleceği için atılan güzel adımların arkası gelsin.