Bakın başları eğdirir
Zalım gurbet zalim gurbet
Kurdu kediye boğdurur
Zalim gurbet zalim gurbet
Bize göre herşeyiyle yabancı bir ülkede Eş,dost, ana,baba, bacı gardaş yok, dertleşecek acını neşeni paylaşacak dilini elini yolunu bilen bir komşun yoktur.
Otuz kırk kilometre uzakta bir hemşehrin varsa hafta sonu ya o gelir yada sen ona diler memleketten konuşur içini boşaltıp dejaz olun dönersiniz.
Televizyon kanlallarıyok felfon çoğu zaman hatlar dolu oluyor ulaşamıyorsun.
Birde Türkiye de köylerde telfon her evde yok yani şu içerideki " bebek katili" ulaşım yönünden bizim o günkü sartlarımızdan çok, çok iyi durumdadır.
Şaka falan deyil gerçek böyleydi.
Uydu yayınları çıkıp felfonlar yaygınlaşınca durum çok değişti
Şimdi nedir bilemiyorum uçak biletlerini dört beş ay önceden parasını verip ayırttırıyorduk.
Bana deselerki yönünü batıya dönerek uyu deseler kabusla uyanırım.
İş,aş gurbet dördü
Hâm hayal ettirir yurdu
Hasret dâvet ermiş derdi
Yordun bizi zalim gurbet.
İzine geliriz şen,şak dönüşlerde çok çekeriz aah!
Yalanım yok Vallah bu günleri gördük.
Peki gurbetten gelen paranın getirene bir hayrı oluyormuydu yada oluyormu?
Benim şahsen burda bir evim var bunu memlekette çöplerden kağıt toplayanlarda alıyor farkımız çekilen gurbet acısıdır.
Muhterem okurlarım Osman emmi onaltıda
buluşmak üzere Allah'a emanet olun inşallah.
Ahmet Ulusoy (Ödüoğlu)
04.11.2026
KIRIKKALE