Osman emmi yengeyle birlikte misafirimiz oldular.

Oğlu bizim binaya birkaç ay önce taşınmiştı.

Osman emmi kışı Kırıkkale'de geçirmek için oğlunun yanına gelmişlerdi.

Bu gün çay bahane sohbete gelmişler.

Osman emmi Emekli nerden emekli olduğunu sordum.

Bir iç geçirdi yirmi yıl Almanya'da kaldım yurt dışı borçlanması yaparak üçbin ikiyüz birden emekli oldum.

Evim var fakat çocuklar böyle istedi bizde kışı burda geçireceğiz dedi.

Osman emmiyle epey sohbet ettik.
Gurbet elleri, ordaki gurbetçilerin neler çektiğini, onların adeta sahipsiz olduğunu, Almanya'ya ilk gidenlerin çektiği sıkıntıları, ikinci kuşak olarak tabir edilen onsekiz yaşını doldurmadan aile birleşmesi adıyla bakımlı giden gençlerin durumu.

Ve üçüncü kuşak Almanyada doğup büyüyen yeni neslin durumunu konu ederek sohbeti derinleştirdik.

Hani derlerya" soğanın acısını yiyen değilde soyan bilir diye" Osman emmi soğanı soyan gurbeti yaşayan bilen birisidir.

Avrupaya gayrı resmi çalışmaya 1954,lerde gidiş başlamış, daha sonra 1961 resmi olarak anlaşmalarla aşama, aşama gidişler başlamıştır.

Almanlar ilk işçi kafilesini Osmanlı'nın torunları geliyor diye bandoyla karşılamışlar.
Ozamanlarda avrupanın işçiye ihtiyacı çoktu anlaşmalar yapılırken

Gidecek olan insanlarla gittiği ülkenin dini,dili örfve anneleri ayrı arada bir kültür farkı var, gidenlerin diğni bayramlarında izin, Ramazanda iftar ve sahur için belli bir zaman ayrılması,

Cuma günleri bayram namazları gibi dini vecibelerini yetine getirmesi anlaşmaya konula bilirdi.

Ozanki Avrupa bunu kabul ederdi, çünkü ihtiyacı çoktu olmamış, düşünülmemiş makine ihracı gibi insanlarımız ihraç edilmişlerdir.

Avrupa'ya ilk gidenlerin gözleri kamaşıyor, Kimisi Türklüğünden inancından taviz vermeden kalırken kimisi hani derlerye " n'oldum delisi olmuşlar"

Ozaman Alman erkek nüfusu savaş dolayısıyla az olduğundan Alman kadınlarına kanan onlarla evlenen, dost hayatı yaşayanların sayısı küçümsenmeyecek kadar var.

Diğer yandan özebenliğine sahip çıkan insanlar,
Onlar tıpkı ataları gibi
Mescitler açmışlar, buluşma yeri olarak kahvehaneler açmışlar.
Kendi küttürlerini orda yaşamaya zorda olsa gayret etmişlerdir.

Kendini yitiren birde köylüm var.

Kıymetli okuyucularım
Çok uzun oluyor bölüm bölüm yazayım sizde sıkılmayın
Selamlarımla Allah'a emanet olun

Ahmet Ulusoy (Ödüoğlu)
22.10.2026
Kırıkkale