Kırıkkale’nin Keskin ilçesine bağlı Gazibeyli köyünde yaşadığı bilinen Âşık Serdai, şiirleri, dinî bilgisi ve güçlü hicivleriyle 19. yüzyılda bölgenin önemli halk şairlerinden biri olarak iz bıraktı.

Asıl adı Mustafa olan Âşık Serdai’nin, Kırşehir Sancak Beyi Dulkadiroğlu Şahruh Bey’in yedinci kuşak torunlarından olduğu belirtiliyor. Dulkadirli ailesinin göçleri sonucunda önce Kırşehir’e, ardından Keskin’in Denek Dağı eteklerindeki Gazibeyli köyüne yerleşen aile içerisinde dünyaya gelen Serdai, İslami ilimler alanında eğitim gördü. Derin dinî bilgisi nedeniyle çevresinde “Molla Mustafa” adıyla da tanındı.

Saz Çalmadan İrticalen Söylerdi

Şiirlerinde “Serdai” mahlasını kullanan Molla Mustafa’nın keskin zekâsı, nüktedanlığı ve hazırcevaplığıyla tanındığı aktarılıyor. Din adamı olması nedeniyle saz çalmayan Serdai’nin, şiirlerini irticalen ve sazsız söylediği belirtiliyor.

Rivayetlere göre Gazibeyli’ye gelen gezgin âşıklar, Serdai ile yaptıkları atışmalarda onun güçlü sözleri karşısında yeniliyor ve sazlarını bırakarak köyden ayrılıyordu. Torunu Ali Erkoç’un da 1939 yılında dedesinin evinde yapılan tadilat sırasında tavan döşemelerinin arasından kırık saz parçalarının çıktığını anlattığı ifade ediliyor.

Günümüze yaklaşık 30 şiiri ulaşan Serdai; eserlerinde İslam’ın esasları, ehl-i sünnet anlayışı, dönemin toplumsal sorunları, günlük hayat, ölüm ve ahiret gibi konuları işledi. Toplumdaki aksaklıkları ele aldığı hicivleriyle de dikkat çekti.

“90 Kıtlığı”nı Şiirleriyle Anlattı

Âşık Serdai’nin dikkat çeken eserlerinden biri, 1873-1874 yıllarında yaşanan ve halk arasında “90 Kıtlığı” olarak bilinen büyük felaketi anlattığı destanı oldu.

Kaynaklarda, kıtlığın Keskin yöresinde büyük bir yıkıma yol açtığı ve binlerce insanın açlık ile beraberinde gelen sefalet nedeniyle yaşamını yitirdiği aktarılıyor. Serdai de yaşanan acıları dizelerine taşıyarak dönemin toplumsal hafızasının günümüze ulaşmasına katkıda bulundu.

Şairin eserlerinin bir bölümü torunu Ali Rıza Erkoç’tan, bir bölümü kızlarının torunlarından, diğer bölümleri ise yörede yaşayan yaşlılar ve hafızlardan derlenerek günümüze ulaştırıldı.

Yaklaşık olarak 1825-1895 yılları arasında yaşadığı değerlendirilen Âşık Serdai’nin hatırası bugün de Kırıkkale’de yaşatılıyor. Kırıkkale Dulkadiroğulları Kültür ve Yardımlaşma Derneği tarafından 2020’li yıllarda “Âşık Serdai’yi Anma ve Dulkadiroğulları Şenliği” de düzenlendi.

Kaynak: Uluslararası Dulkadir Beyliği Sempozyumu / XIX. Yüzyılda Bir Dulkadiroğlu Şairi: Âşık Serdai – Mehmet Erkoç

Hacılar’dan Akademiye Uzanan Başarı: Doç. Dr. Raşit Gündoğdu
Hacılar’dan Akademiye Uzanan Başarı: Doç. Dr. Raşit Gündoğdu
İçeriği Görüntüle

Kaynak: Haber Merkezi