Kıymetli okuyucularım takipçilerim ve sayfa arkadaşlarım.

Eski yeni her yörenin bir takım adet, gelenek ve görenekleri vardır.

Ben şimdi Çelebi ilçesi, Karaağaç köyümüzün tükenen ve tükenmeye yüzutmuş adetlerini ve günümüz şartlarına göre oluşan bazı yeni adetlerinden sözetmeye çalışacağım.

Köyümüz Çelebi ilçemize en yakın olan köylerden birisidir ilçeye uzaklığı ikibuçuk km. dir.

Bundan elli atmış yıl önce benimde şahit olduğum ve şimdi tükenmeye yüzutmuş adetleri aklımda kaldığı kadarıyla anlatmaya çalışacağım eksiğini köylülerim tamamlar.

Bir hasta ve cenazesi olan âilenin bağbahçe tarlada yapılması gereken işleri köylüler tarafından acil olanı imece usulüyle yapılırdı.

Cenaze evine üçgün yakınları ve komşuları yemek göturürlerdi.

Şimdi azalsada cenaze evine yakınları bir vaktin yemeğini götürüp topluca yerler ve o rahmetlinin ruhu için dualar edilir, aileden müsade isteyerek işlerine dönerler buna "yas yedirme verme derler"

Cenaze olduğu gün bütün köylü orda bulunur, Kimisi kazma kürekle mezar kazar kimisi dışarıdan gelecek misafirler için yemek hazırlar Cenaze defin işlerini yine hep birlikte yaparlardı, ve yapılıyorda

Günümüz şartlarına göre Azda olsa buda erozyona uğradı.

Bir komşunun düğünü olacak komşu kadınlar üç, beş gün önceden yine imece usulü misafirlere ikram için tatlı ve yufka yaparlardı.

Yufka yapılırken bazı komşular çörek yeme bahanesiyle yufka açan kadınlara giderler çorap eşarp yada yiyecek türünden hediye götürürlerdi.

Boş giden birisi olursa yufka ekmeğin ortasını oyarak boynuna takmak isterler oda gider bir hediye getirirdi.

Köylü kendi işini bile komşunun düğünü var bitireyim diye acele ederedi düğünler üç ğün sürerdi herkes orda olurdu.

Düğünden iki gün önce komşular davet edilir birisine düğün kahyalığı verilir.

O Kahya düğünün bütün organize işlerini gelen misafirlere ikram sv. işleri takip ederdi, düğünden bir gün önce Kahya mal keserek düğünde ikramlık, yemeklik eti hazırlandı.

Kız evide aynı köydeyse zeybek gibi süslenen gençler davul zurna eşliğinde topluca kınayakmaya oynayarak ve köyü dolaşarak giderlerdi.

Gelin arabasının yolu kesilir kesene para verilir.
Gelin arabası kabir istandanı dolanır arabada yada inerek duâ edilir.

Buda geline bak "sende böyle olacaksın ölümü kabri aklından çıkarma hayatını ona göre yönlendir" mesajı oluyor.

Cehiz sandığına oturana ve kapıyı kilitleyene para verilirdi.

Emmi dayı gardaş yolu denen bir adet vardı.

Kıztarafı kimederse erkek tarafı gider emmisi dayısı neyse yol parası adı altında bir teklifte bulunurdu.

Eğer o kişi yol parası alırsa yüküde ağır olurdu kıymetli hediye alırdı.

Yada ben yol almıyor size bağışladım derler
bir kaynaşma olurdu.

Düğün bitip gelin gelince damadı sadıçın evine götürürler gençler yakınlarından tavuk, para mevsime göre yiyecek toplarlar, akşama yemek hazırlanır fındık, fıstık gibi birşeyler alınır orda yenirdi.

Küs yastığı denilen bir süslü yastık gelinin cehizi taşınırken birisi alır damat sadıçın evine gidince oraya götürür karşılığında damat hediye para verirdi.

Sadıçın evine damadın yakınları arkadaşları varınca ceza uygularlar şakasına ama oda birmiktar para verirdi.

Damadın saat, çorap vs. Bir eşyasını sadıç görmeden alırlar sadıca ceza ödetirlerdi.

Dığünde akşam gençler odası diye bir yer ayarlanır gençler orda çeşitli eğlenceler yaparlardı.

Kayışla dayakta vardı neler neler bunların büyük kısmı tükendi.

Enönemlisi yardımlaşma dayanışma bu halen artarak devam etmektedir.

Köyümüz muhtarı sayın İbrahim KIYMAZ bey! ve köy heyeti köye kültür merkezi yaptırma kararı aldılar.

Herkes bu işe koyuldu dışarıdan bir kuruş yardım almadan yediyüz metre kare büyüklüğünde bir bina bir yıl içinde faaliyete geçti masa sandalye, mutfak dolapları ocaklar tüpler vs. Heran kullanıma hazır hâle bir yılda o güzel Karaağaç köylülerin yardımıyla tamamlandı.

Bu güzel adet hoş birşekilde devam etmektedir.

Tüm emeği geçenlerden Allah razı olsun.

Yeni yani onbeş yıldır Ramazan ayında köyümüzün bakkalı sayın Servet Kuzucu beye bir köylümüz gider, bu gün ķöye ne kadar ekmek pide giderse parası benden der köylü ekmeğini pidesini parasız bakkaldan alır kimin ödediğini bakkal Servet beyle ödeyenlerden başkası bilmez.

Bayram namazından sonra evlere dönüldüğünde kahvaltı aile büyüğünün evinde topluca yapılırdı.

Gidenler yiyecek götürür birlikte kahvaltı yapılır.
Sonra bayramlaşmaya yapılırdı.

Bayram sabahı camiden çıkınca imam ve cemâat dağılmadan kabiristana giderek duâ edilir sonra evlere dönülür bu iki güzel adette yıllardır.

Karaağaç köyümüzün yaptığı ve devam ettiği güzel âdetlerdendir.

Bir Karaağaç köylü olarak bütün köylülerimi saygıyla selamlarken bütün güzelliklerin devam etmesini diliyorum.

Ahmet Ulusoy (Ödüoğlu)

22.03. 2026
KARAAĞAÇ KÖYÜ Çelebi