Kırıkkale’nin Keskin ilçesinin Millî Mücadele yıllarında üstlendiği önemli rolü ortaya koyan tarihi belgelerden biri gün yüzüne çıktı. Kaynaklarda “Keskin Beyannamesi” olarak anılan ve 29 Aralık 1921 tarihli Yozgat Gazetesi’nde yayımlanan belge, Anadolu’daki Hıristiyan Ortodoksların Fener Rum Patrikhanesi’nin faaliyetlerine karşı Ankara Hükümeti ve Millî Mücadele etrafında birleşmesi yönünde yapılan çağrıyı gözler önüne seriyor.

Uzun süren araştırmalar sonucunda ulaşılan belgenin, dönemin takvimine göre 29 Kanunievvel 1337, günümüz takvimiyle 29 Aralık 1921 tarihli Yozgat Gazetesi’nde yer aldığı belirtildi. Aradan geçen 105 yılın ardından yeniden gündeme gelen beyanname, Keskin’in Kurtuluş Savaşı yıllarındaki konumunu ve Millî Mücadele’ye verdiği desteği göstermesi bakımından önemli bir arşiv belgesi niteliği taşıyor.

Sakarya Savaşı Öncesinde Keskin’de Bin Yataklı Hastane

Keskin’in Millî Mücadele’ye katkısı yalnızca siyasi ve toplumsal destekle sınırlı kalmadı. İlçe, cephe gerisinde Türk ordusunun ihtiyaçlarının karşılanması noktasında da önemli görevler üstlendi.

23 Ağustos-13 Eylül 1921 tarihleri arasında 22 gün 22 gece süren Sakarya Meydan Muharebesi öncesinde ordunun sağlık ihtiyaçları için bölgede hazırlık yapıldı.

Aktarılan bilgilere göre Mustafa Kemal Paşa, Keskin Metropoliti Papa Eftim’den, ilçede bin yatak kapasiteli bir hastane hazırlanmasını istedi. Bunun üzerine Papa Eftim, Keskin’de bulunan Savulyanların evi ve bahçesini sahra hastanesine dönüştürerek Türk ordusunun kullanımına sundu.

Bu çalışma, Keskin’in Kurtuluş Savaşı sırasında cephe gerisinde verdiği desteğin dikkat çeken örneklerinden biri olarak tarihteki yerini aldı.

Papa Eftim Millî Mücadele’nin Yanında Yer Aldı

Millî Mücadele’nin devam ettiği yıllarda Fener Rum Patrikhanesi, Ankara Hükümeti’ne karşı bir tutum sergilerken Yunan ordusu ve işgal güçlerini destekleyen faaliyetlerde bulunuyordu.

Patrikhanenin yerli Rumlara, Avrupa kamuoyuna ve İtilaf Devletleri’ne yönelik bildirilerinde Mustafa Kemal Paşa önderliğindeki Millî Mücadele hareketi hedef alınıyordu.

Bu dönemde Papa Eftim ise Fener Rum Patrikhanesi’nin izlediği politikaya açık şekilde karşı çıktı. Anadolu’da yaşayan Ortodoksların Ankara Hükümeti ve Millî Mücadele’nin yanında yer alması gerektiğini savundu.

Yabancı Gazetecileri Ankara’ya Çağırdı

Papa Eftim’in girişimleri yalnızca Anadolu ile sınırlı kalmadı. Anadolu’da yaşananların dış dünyaya doğru şekilde anlatılması amacıyla yabancı gazetecileri Ankara’ya davet etti.

Yabancı basın mensuplarına Fener Rum Patrikhanesi’nin faaliyetlerini anlatan Papa Eftim, Anadolu’da verilen mücadelenin bir Müslüman-Hıristiyan çatışması olmadığını, bunun bir bağımsızlık ve hürriyet mücadelesi olduğunu vurguladı. Gazetecilerden gelişmeleri bu çerçevede değerlendirerek dünya kamuoyuna aktarmalarını istedi.

Papa Eftim ayrıca İstanbul’da bulunan Amerikalı General Harbord’a Ankara’dan bir telgraf göndererek Rum ve Ermeniler tarafından yürütülen olumsuz propaganda ve tahriklere itibar edilmemesi çağrısında bulundu.

Hasanoğlan Mezunları Kırıkkale’nin İlk Öğretmenlerindendi
Hasanoğlan Mezunları Kırıkkale’nin İlk Öğretmenlerindendi
İçeriği Görüntüle

Karamanlı olarak bilinen Hıristiyan Türkleri de işaret eden Papa Eftim, Anadolu Rumluğunun Türk toplumunun ayrılmaz bir parçası olduğunu savundu. Rumların Osmanlı toplumu içerisinde yüzyıllar boyunca güven ve refah içinde yaşadığını ifade ederek yaşanan sorunların dışarıdan yapılan tahrik ve yönlendirmelerden kaynaklandığını dile getirdi.

Anadolu hakkında karar verilirken propaganda ve iddialarla hareket edilmemesi gerektiğini belirten Papa Eftim, olayların yaşandığı bölgelerde doğrudan inceleme ve araştırma yapılması gerektiğini savundu.

Keskin Beyannamesi 29 Aralık 1921’de Yayımlandı

Yaşanan gelişmelerin ardından 29 Aralık 1921 tarihinde Keskin Beyannamesi yayımlandı.

Yozgat Gazetesi’nde yer alan beyannameyle Anadolu’daki Hıristiyan Ortodokslara, Fener Rum Patrikhanesi’nin kışkırtmalarına karşı Ankara Hükümeti ve Millî Mücadele etrafında birleşme çağrısında bulunuldu.

Kurtuluş Savaşı tarihine “Keskin Beyannamesi” olarak geçen metin, Anadolu’daki Ortodoksların Millî Mücadele’ye destek vermesine yönelik önemli çağrılardan biri oldu.

Belgenin Keskin’den yükselen bu hareketi kayıt altına alması, ilçenin yalnızca askeri ve lojistik destek açısından değil, Millî Mücadele’nin siyasi ve toplumsal cephesinde de önemli bir noktada bulunduğunu gösteriyor.

Türk Ortodoks Kilisesi İçin Harekete Geçildi

Papa Eftim, ilerleyen süreçte Fener Rum Patrikhanesi ile bağlarını kopararak Ankara Hükümeti’ne bağlı bağımsız bir Türk Ortodoks Patrikhanesi kurulması yönünde çalışmalar yürüttü.

Amaç, Millî Mücadele etrafında birleşen Anadolu Türk Ortodokslarını kurumsal bir yapı altında toplamak ve Fener Rum Patrikhanesi’ne karşı yürütülen mücadeleyi hukuki bir zemine taşımaktı.

Aktarılan bilgilere göre Papa Eftim, Türk Ortodoksları adına bağımsız millî bir kilisenin kurulması için Adliye Vekâleti’ne müracaat etti. Talebin uygun görülmesinin ardından çalışmalar ilerletilerek konu Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine kadar taşındı.

Planlanan yapıya göre merkezi Kayseri’de olacak bağımsız bir Anadolu Türk Ortodoks Kilisesi oluşturulacaktı. Ruhani liderin Türk vatandaşı olması, piskoposlar tarafından belirlenecek adaylar arasından seçilmesi ve kilise görevlilerinin Ankara Hükümeti’ne bağlı hareket etmesi öngörülüyordu.

Kaynak : 'Bir Zamanlar Keskin' Grubu

Atatürk’ün Takdirini Kazandı

Millî Mücadele boyunca Ankara Hükümeti’nin yanında duran Papa Eftim, Anadolu’daki Ortodoksların bağımsızlık mücadelesine destek vermesi için yürüttüğü faaliyetlerle dönemin dikkat çeken isimlerinden biri oldu.

Keskin’de Türk ordusunun ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik çalışmalarda da rol alan Papa Eftim’in faaliyetleri Mustafa Kemal Atatürk’ün de takdirini kazandı.

Atatürk’e atfedilen “Papa Eftim, Millî Mücadele’de bize bir ordu kadar yardım etti” sözü de Papa Eftim’in Kurtuluş Savaşı yıllarındaki rolünü anlatan ifadelerden biri olarak günümüze ulaştı.

Aradan 105 yıl geçmesine rağmen 29 Aralık 1921 tarihli Yozgat Gazetesi’nde yayımlanan Keskin Beyannamesi, bugün Kırıkkale’nin ve özellikle Keskin’in Millî Mücadele tarihindeki yerini ortaya koyan dikkat çekici arşiv belgelerinden biri olma özelliğini koruyor.

Kaynak : 'Bir Zamanlar Keskin' Grubu

Kaynak: Haber Merkezi