Muhtarem okuyucularım.

Yine bir köy ve köylü hikayesi anlatmaya çalışacağım.

Köylü deyince tandırı yıkılmış ahırı samanlığı yok olmuş ekmeği bakkaldan,

meyveyi, sebzeyi manavdan vs.hazır alan bahçesinde birkarık yeşil soğan dahi yetiştirmeyen,

ekran karşısında kaçanı, göçeni izleyen köylüyü deyil.

Çile çeken alınteri döken, tandırında yufka açan saçarası kömbe yapan tarlada tırpanla ekin biçen o yiğit dürüst eski köylerde geçen hikayeyi anlatacağım.

Bu hikaye Çelebi ilçemizin kültürlü köyü benim köyüm.

Karaağaç köyünde yaşanmıştır.

Eskiden köylere sağlık taraması için, doktor ebe sağlık memurları gelirlerdi.

Karaağaç köyünde terzi Mehmet amca vardı.

Mehmet amca, gözübol sözü sohbeti yerinde hatır gönül bilen tambir Osmanlı beyefendisiydi.

Köyden çok yakın komşumuz ve ahrabalikta olan saygın insandı mekanı cennet olsun.

Mehmet amcanın bu halinden dolayı köye görevli gelen mutlaka çayını içerlerdi.

Mehmet amcanın yanında iki üçte çalışanı vardı işinin ehli bir esnafı.

Sağlık taraması için gelen ekip bir jip ve birde motosikletle gelirler.

Onlar balkonda çay içerken, Rahmetli dedem Ödünün Mehmet olarak Çevrede iyi tanınan dedem ve dedemin çok iyi dostu ve ahrabamız olan, köron Musa diye bilinen Musa Gökalp balkona yakın balkon seviyesindeki damın üzerine çıkarlar uzanıp onları izlerler.

Genç doktor köylerde gübre açıkta hayvarlar sokakta bir pislik yuvası diyor.

Anlaşılan köy ve köylü görmemiş doktor bey.

Dedemle Musa dedem manzarayı seziyor doktor bir köylü dersi almalıdır.

Yüksek sesle doktorun duyacağı şekilde konuşuyorlar.

Jipi göstererek biri anası biri sıpası bunlar ne yer.

Soralım ot Saman getirelim derler.
Doktor beyimiz bunlara odaklanıyor dinliyor inanıyor.

Bunlar birşey
görmemiş onun mantığıyla cahil köylüler.

Doktor çağırıyor gelin bakalım cahil pis köylüler diyor.
Bu bir hakaret tahsilli insana yakışmaz.

Motoru çalıştırıyor dedeme bin bakalım diyor, dedem yazık biryeri ağrır diyor.
Doktor bin deyince dedem biniyor.

Musa dedeme bekle bir turda seninle atarız Cahiller diyor.

Dedem toktorun arkasından tutuyor köyün içinden tur atacaklar.

Köyde düğün varmış ondan geçerken dedem doktorun arkasından hareket yapıyor, bunu aynadan gören doktor

turu kısadan kesip dönüp geliyor.

Dedem Musa gel. hemen sende bin çok kaçıyor diyor.

Doktor yok, yok uyanık köylüler beni şey? decekler diyor.

Musa dedemi bindirmiyor o hakaret ettiği köylüler ikinci turu yaptırmıyor.

Efendim bu doktor gibi köyü köylüyü bilmeyen, onları onların derdini anlamayan, Seçimde gelip iğrenerek oyu hatırına köylülerin Çayını içip seçildikten sonra tanımayan selâm vermeyen almayan bazı Siyasiler var.

Bunlar bilmelidirki o köylüler öyle tepeden bakanların ardına bir düşer ikinci turu yaptırmazlar.

Köylüye ve köye sahip çıkalım.

Efendim bir ders alınacak gerçek ders veren hikayedir.
Mekanları cennet olsun.