Türk tiyatrosunun duayen isimlerinden, sahneye adadığı ömrü ve unutulmaz performanslarıyla hafızalarda yer edinen Zihni Göktay, 81 yaşında yaşamını yitirdi. Bir süredir İstanbul'da tedavi gören usta sanatçının vefatı, sanat camiasını ve sevenlerini yasa boğdu.
Acı haberi, kızı Zeynep Göktay Dilbaz sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla duyurdu. Dilbaz, babasının yılın başında Ankara turnesi sırasında yaşadığı kalça kırığının ardından sağlık sorunlarının arttığını belirterek, buna rağmen yaşama sevincini ve yeniden sahneye çıkma umudunu son ana kadar koruduğunu ifade etti.

Paylaşımında babasının sanatına olan bağlılığına dikkat çeken Dilbaz, "Sene başında Ankara turnesinde yaşadığı kalça kırığının ardından artan sağlık sorunlarına rağmen, yaşama sevincini, çevresine duyduğu merakı ve son ana kadar yeniden sahneye çıkıp, çok sevdiği seyircisine kavuşma umudunu hiç kaybetmedi. Seyircisi, sevenleri ve hayatına dokunduğu herkes tarafından büyük bir sevgiyle kucaklandı. Babamız adına bu süreçte ilgi gösteren, arayanı soran ve yanında olan herkese gönülden minnettarız." ifadelerini kullandı.
2 Aralık 1945 tarihinde İstanbul'da dünyaya gelen Zihni Göktay, profesyonel tiyatro kariyerine 1964 yılında Ankara Meydan Sahnesi'nde başladı. Sanat yaşamını 1973 yılında katıldığı İstanbul Şehir Tiyatroları çatısı altında sürdüren Göktay, uzun yıllar boyunca sayısız oyunda sahne aldı.
Usta oyuncu, 1978-1996 yılları arasında İstanbul Radyosu Radyo Tiyatro Şubesi'nde hem oyuncu hem de yönetmen olarak birçok radyo tiyatrosuna imza attı. Türk tiyatrosunda tuluat geleneğinin son temsilcilerinden biri olarak kabul edilen Göktay, özellikle tam 28 yıl boyunca sahnelediği "Lüküs Hayat" operetindeki performansıyla tiyatro tarihine adını altın harflerle yazdırdı.
Yaklaşık 36 yıllık sanat hayatında 72 farklı oyunda rol alan Zihni Göktay, güçlü oyunculuğu, sahne disiplini ve tiyatroya yaptığı katkılarla Türk tiyatrosunun unutulmaz isimleri arasında yer aldı. Usta sanatçının vefatı, sanat dünyasında derin üzüntüye neden olurken, geride bıraktığı eserler ve yetiştirdiği değerlerle anılmaya devam edecek




