Suavi Aslında Kimdir? “Bugün Herkes Onu Sadece Bir Ozan Sanıyor…”
Kırıkkale’de, memur bir babanın dört çocuğundan biri olarak dünyaya geldi.
Takvimler 26 Ağustos 1950’yi gösteriyordu.
Adı Mehmet Suavi Saygandı.
Bugün Türkiye’nin tanıdığı adıyla ise:
Suavi.

Fakat onun hikâyesi yalnızca müzikten ibaret değildi.
Üniversite için Ankara’ya gitti ve ODTÜ Mimarlık Bölümü’nde eğitim aldı.
Gündüzleri mimarlık öğrencisiydi.
Geceleri ise sahnedeydi.
1968-1972 yılları arasında, üniversite eğitimi sırasında Ankara’daki gece kulüplerinde farklı grup ve müzisyenlerle birlikte şarkı söyledi ve müzik yaptı.
Üstelik bunu yalnızca müziğe olan tutkusu için değil, okul giderlerini karşılamak için de yapıyordu.
Yani bugün sahnede gördüğümüz Suavi'nin arkasında, gündüzleri mimarlık eğitimi alıp geceleri müzik yaparak kendi geçimini sağlamaya çalışan genç bir üniversite öğrencisi vardı.
Ve ilginç olan şu:
Suavi, ODTÜ Mimarlık Bölümü'nden mezun oldu.
Yani herkesin “ozan” olarak tanıdığı o adam, aslında aynı zamanda mimar.
Üniversiteden sonra da müziği bırakmadı.
Yıllarca orkestralarda bateri ve gitar çaldı, solistlik yaptı.
Sonra kendi eserleriyle daha geniş kitlelere ulaşmaya başladı.
1991’de “İki Gözüm İki Çeşme” ile İstanbul Beyaz Güvercin Müzik Yarışması’nda ikinci oldu.
1994 yılında ise TRT'nin Altın Anten yarışmasında “Yalıçapkını” adlı eseriyle birinci seçildi.
Bu başarı onun önünü uluslararası bir sahneye açtı.
Kazakistan'ın Almatı kentinde düzenlenen Asya'nın Sesi (Voice of Asia) yarışmasında Türkiye'yi temsil etti ve jüri tarafından Grand Prix ödülüne layık görüldü.
1997’de ise Kuşadası Altın Güvercin Müzik Yarışması’nda “De Lan” adlı eseriyle hem en iyi besteci hem de en iyi profesyonel yorumcu seçildi.
Şarkılarında yalnızca kendi sözlerine değil, Türk edebiyatının önemli şairlerine de yer verdi.
Nâzım Hikmet, Ahmed Arif ve Hasan Hüseyin Korkmazgil'in şiirlerini besteledi.
Bugün onu beyaz sakalı, kendine özgü sesi ve toplumsal duyarlılığıyla tanıyoruz.
Ama hikâyenin başlangıcında Kırıkkale'de büyüyen bir çocuk vardı.
Sonra Ankara'da geceleri sahneye çıkan bir üniversite öğrencisi…
Bir yanda mimarlık eğitimi, diğer yanda müzik…
Ve yıllar sonra Türkiye'nin hafızasında yer eden bir sanatçı.
Suavi yalnızca bir ozan değildi.
O, Kırıkkale'den çıkıp ODTÜ Mimarlık'a uzanan, okul masraflarını karşılamak için geceleri sahne alan ve sonunda kendi sesini Türkiye'ye kabul ettiren bir mimar, müzisyen, besteci ve yorumcuydu.




