
Kırıkkale'nin şairlerinden Uğur Koçak, Kalehaber.net'i ziyaret ederek Yazı İşleri Müdürü Kubilay Esendağ'ın sorularını yanıtladı. Şiire olan ilgisinin çocukluk yıllarına dayandığını anlatan Koçak, iki yılda 348 şiir kaleme aldığını belirterek halk ozanlığı geleneğinin yaşatılması gerektiğine dikkat çekti. Şiirin Türk kültüründeki yeri, Kırıkkale'nin bozlak geleneği, edebiyatın toplumsal etkileri ve gelecekteki projeleri üzerine değerlendirmelerde bulunan Koçak, eserlerini kitaplaştırmayı hedeflediğini söyledi.

KALE HABER'DE ŞİİR VE EDEBİYAT SOHBETİ
Kırıkkale'de şiir ve edebiyat alanındaki çalışmalarıyla tanınan Uğur Koçak, Kalehaber.net'in konuğu oldu. Yazı İşleri Müdürü Kubilay Esendağ ile bir araya gelen Koçak, hayat hikâyesinden şiire başlama sürecine, kaleme aldığı eserlerden halk ozanlığı geleneğinin geleceğine kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu.
Türk edebiyatının önemli unsurlarından biri olan şiirin toplumsal hafızadaki yerine değinen Koçak, özellikle Kırıkkale'nin kültürel mirasının korunması gerektiğini vurguladı.
Söyleşide, şairin bugüne kadar kaleme aldığı 348 şiir, katıldığı edebiyat etkinlikleri ve kitap hazırlama düşüncesi de ele alındı.

"ÇOCUKLUĞUM VE GENÇLİĞİM KIRIKKALE'DE GEÇTİ"
Kubilay Esendağ: Öncelikle sizi tanıyalım. Uğur Koçak kimdir? Özgeçmişinizden bahseder misiniz?
Uğur Koçak: 1970 yılının temmuz ayında, harman zamanı Yozgat'ın Yerköy ilçesine bağlı Aşağı Elmahacılı köyünde dünyaya geldim. Dört kardeşin üçüncüsüyüm. Doğduğum hafta babam Kırıkkale'deki MKE fabrikasında işçi olarak çalışmaya başladı. İlkokul, ortaokul ve lise eğitimimi Kırıkkale'de tamamladım.
Yüksekokulda İktisat Bölümü'ne başladım ancak ekonomik nedenlerle ilk yılın ardından eğitimime ara vermek zorunda kaldım. Daha sonra da devam edemedim.
Okul yıllarımda sanatsal faaliyetlere oldukça ilgiliydim. Edebiyat, resim ve el işi derslerinde başarılıydım. Bugün de zaman zaman kara kalem portre çalışmaları yapıyor, ahşap malzemeler kullanarak hayvan yuvaları tasarlıyorum.
Evliyim ve üç çocuk babasıyım.

YÜKSEK İHTİSAS HASTANESİNDE FARKLI GÖREVLER ÜSTLENDİ
Kubilay Esendağ: Meslek hayatınızdan da söz eder misiniz?
Uğur Koçak: Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesinde uzun yıllardır farklı görevlerde çalışıyorum. Güvenlik sorumluluğundan sivil savunma memurluğuna, idari işlerden sekreterya hizmetlerine, ihale ve tahakkuk biriminden adli rapor memurluğuna kadar çeşitli alanlarda görev yaptım.
Her görevde farklı mevzuatlar doğrultusunda kendimi geliştirmeye çalıştım.
Kırıkkale'deki kamu kurumlarında özel güvenlik hizmetlerinin ilk kez uygulanmaya başlandığı süreçte de görev aldım. Hem hastanede hem de Valilik görevlendirmesiyle şehir otogarında keşif ve şartname komisyonlarında bulundum.
Şu anda Yüksek İhtisas Hastanesi Adli Rapor Şubesinde veri hazırlama ve kontrol işletmeni olarak görevime devam ediyorum.

"BEN ZATEN ŞİİRİN İÇİNDE BÜYÜDÜM"
Kubilay Esendağ: Şiir yazmaya ne zaman başladınız? Sizi şiire yönlendiren ne oldu?
Uğur Koçak: Aslında ben hep şiirin içinde büyüdüm. Ancak şiirlerimi kayıt altına almaya birkaç yıl önce başladım.
Babamda halk âşıklığı geleneği vardı. Aynı zamanda çok güzel, yanık bir sese sahipti. Kırıkkale'ye gelmeden önce, 1968 yılı civarında TRT Radyo ses yarışmasına katılmış. İkinci ya da üçüncü elemelerde yarışmadan elenmiş.
Babam o dönemin şartlarında ağır hastalar veya hayatını kaybeden kişiler için ağıtlar, bozlaklar yazardı. İnsanların unutulmaması için kaleme aldığı bu eserleri kendi sesiyle seslendirirdi.
Aile toplantılarında ve misafirliklerde herkes babamdan bir uzun hava söylemesini isterdi. Bu ortamın benim üzerimde büyük etkisi olduğunu düşünüyorum.
Gençlik yıllarımda da şiir yazıyordum ancak belirli konuların dışına çıkmakta zorlanıyordum. Hayatın yoğunluğu ve geçim mücadelesi, şiire istediğim kadar zaman ayırmamı engelliyordu.
Buna rağmen içimde hep anlatmak istediğim bir şeyler olduğunu hissediyordum.

"İKİ YILDA 348 ŞİİR YAZDIM"
Kubilay Esendağ: Şiirlerinizi düzenli olarak yazmaya ve paylaşmaya nasıl karar verdiniz?
Uğur Koçak: İnsan böyle bir kültürün içinde yetişince bazı değerlerin kaybolmasına razı gelemiyor.
Kırıkkale'nin bir bozlak ve ozan şehri olmasına rağmen âşıklık geleneğinin giderek unutulmasına üzülüyorum. Özellikle düğünlerde geleneksel kültürümüzün yerini farklı müzik anlayışlarının alması beni düşündürüyor.
Bu duygularla yaklaşık iki yıl önce şiirlerimi kayıt altına almaya ve sosyal medyada paylaşmaya başladım.
İki yılın sonunda, kayda değer olduğunu düşündüğüm 348 şiir kaleme aldım. Bunların her biri farklı bir duygunun, düşüncenin veya yaşanmışlığın ürünü.

"ŞİİRİN KONUSUNU ÇOĞU ZAMAN İLHAM BELİRLİYOR"
Kubilay Esendağ: Şiirlerinizin konularını nasıl belirliyorsunuz?
Uğur Koçak: Size garip gelebilir ama ben genellikle ilhamla yazıyorum. Bu nedenle şiirin konusunu çoğu zaman ilham belirliyor.
Bazen yaşadığım veya tanık olduğum bir olaydan etkileniyorum. O konuyu yazmak için kalemi elime aldığımda şiirin bambaşka bir yere yöneldiğini görüyorum. Bu durum beni de şaşırtıyor.
Aslında çevremizde şiire konu olabilecek çok fazla şey var. Önemli olan bunları görebilmek ve ifade edebilmek.
Ben konuların bütünün içerisinde değil, ayrıntılarda gizli olduğunu düşünüyorum.
Şiirlerimde halkın ortak değerlerine, yaşadığı sorunlara, dinî ve millî duygulara ağırlık veriyorum. Toplumun hissettiği ancak bazen dile getiremediği duyguları anlatmaya çalışıyorum.

"TÜRKÇE GİBİ ZENGİN BİR DİLE SAHİBİZ"
Kubilay Esendağ: Sizce güzel bir şiir nasıl yazılır? Bir şiiri değerli kılan nedir?
Uğur Koçak: Bana göre bir şiirin güzelliği, o şiirde kendisini bulan insanların sayısıyla ilişkilidir.
Bir kişiye veya belirli bir olaya hitaben şiir yazdığımda bile onu okuyan başka insanların da kendilerinden bir şeyler bulmasını isterim.
Türkçe çok zengin bir dil. Bazen arkadaşlarım bana nasıl bu kadar güzel şiir yazdığımı soruyor. Ben de onlara Türkçe gibi bir dile sahip olduğumuz halde neden yazamadıklarını soruyorum.
Dilimizin kıymetini bilmemiz gerekiyor.
Ayrıca şiirlerin objektif bir anlayışla yazıldığında tarihî bir belge niteliği taşıyabileceğine inanıyorum. Özellikle halk türkülerimizde geçmişte yaşanan olayları, insanların acılarını ve sevinçlerini anlatan sayısız eser bulunuyor.
Şiir yalnızca duyguların anlatımı değil, aynı zamanda toplumun hafızasıdır.

ŞİİRLERİNİ KİTAPLAŞTIRMAYI PLANLIYOR
Kubilay Esendağ: Kaleme aldığınız şiirleri kitap haline getirmeyi düşünüyor musunuz?
Uğur Koçak: Evet, böyle bir düşüncem var.
Şiirlerim belirli bir sayıya ve olgunluğa ulaştığında onları kitaplaştırmak istiyorum.
Eserlerimi tasavvufi, millî ve aşk konuları etrafında bölümlere ayırarak bir derleme halinde yayımlamayı planlıyorum.
Böylece şiirlerimin yalnızca sosyal medya paylaşımlarında kalmamasını, kalıcı bir eser olarak gelecek kuşaklara ulaşmasını arzu ediyorum.

"ŞAİRLER TÜM ZAMANLARIN KÜLTÜR ELÇİLERİDİR"
Kubilay Esendağ: Size göre şair kimdir? Bir şair hangi özelliklere sahip olmalıdır?
Uğur Koçak: Ben şairleri tüm zamanların kültür elçileri olarak görüyorum.
Bir şairin empati yeteneğinin güçlü olması gerektiğine inanıyorum. İnsanları ve olayları farklı yönleriyle değerlendirebilmeli, objektif bakış açısına sahip olmalıdır.
Aynı zamanda sosyal analiz yeteneği gelişmiş ve cesur olmalıdır. Çünkü şair bazen toplumun konuşamadığı konuları dile getiren kişidir.
Edebî kelime dağarcığının zengin olması da önemlidir. Bunun yanında dinî, millî ve kültürel konularda bilgi birikimine sahip olması gerektiğini düşünüyorum.
Şair yalnızca güzel sözler söyleyen kişi değildir. Yaşadığı toplumu tanımalı, onun değerlerini bilmeli ve gerektiğinde sorunlarına dikkat çekebilmelidir.

KIRIKKALE'DE ŞİİR DİNLETİLERİ DÜZENLİYORLAR
Kubilay Esendağ: Şiirleriniz nasıl karşılanıyor? Kırıkkale'de yürüttüğünüz edebiyat çalışmalarından bahseder misiniz?
Uğur Koçak: Kırıkkale'de usta kalemlerin bulunduğu 20. Yüzyıl Şairler Grubunda fahri başkan yardımcısı olarak görev yapıyorum.
Şehir merkezindeki Hüseyin Kahya Parkı'nda bulunan Millet Bahçesi'nde yaklaşık bir yıldır aylık şiir dinletileri gerçekleştiriyoruz.
Ayrıca Kırıkkale'nin önemli kültürel mekânlarından İslami Değerler Külliyesi bünyesindeki Siyer-i Nebi Müzesi'nde Gönül Dostları Grubuyla zaman zaman programlar düzenliyoruz.
Bunların dışında çeşitli etkinliklere katılarak şiire yönelik farkındalık oluşturmaya çalışıyoruz.
İlk zamanlarda bu etkinlikler insanlara biraz farklı geliyordu. Ancak son dönemde halkın ilgisinin arttığını ve programlarımızın kabul görmeye başladığını memnuniyetle gözlemliyorum.
Bu ilgi, çalışmalarımızı sürdürmemiz için bize motivasyon sağlıyor.

"KIRIKKALE BOZLAK VE OZAN DİYARIDIR"
Kubilay Esendağ: Son olarak şiir, şairler ve Kırıkkale'nin kültürel geleceği hakkında neler söylemek istersiniz?
Uğur Koçak: Kırıkkale bir bozlak ve ozan diyarıdır. Bu gerçeği unutmamamız gerekiyor.
Artık bilişim çağındayız. Şiir ve müzik, teknolojinin gelişmesiyle birlikte evrensel bir boyut kazandı. Dünyanın farklı yerlerindeki eserlere kolayca ulaşabiliyoruz.
Ancak bu gelişmelerin kendi kültürümüzü unutmamıza neden olmaması gerektiğini düşünüyorum.
Şiirler, bir toplumun sahip olduğu değerlerin göstergesidir.
Son yıllarda bazı müzik eserlerinde argo ve ahlaki değerlerle bağdaşmadığını düşündüğüm ifadelerin yaygınlaşmasından rahatsızlık duyuyorum. Düğünlerde geleneksel müziğimizin geri planda kalması ve bazı gençlik etkinliklerinde kullanılan sözler konusunda da endişelerim var.
Bunların sanat ve özgürlük kavramlarıyla ilişkilendirilmesine katılmıyorum.
Halkımızın kendi kültürel köklerine dönmesini, Türk edebiyatına, şairlerine ve ozanlarına sahip çıkmasını istiyorum.
Özellikle Kırıkkale gibi güçlü bir bozlak geleneğine sahip şehirlerde bu mirasın gelecek nesillere aktarılması büyük önem taşıyor.

UĞUR KOÇAK'TAN DÖRT FARKLI TEMADA ŞİİR
Kalehaber.net'e gerçekleştirdiği ziyarette şiir anlayışını ve edebiyata bakışını anlatan Uğur Koçak, Âşık Koçak mahlasıyla kaleme aldığı eserlerinden örnekler de paylaştı.
Koçak'ın millî duyguları işlediği Bayrağım, toplumsal değerlerdeki değişimi ele aldığı Efendilik Kuruş Etmez, aşk temasını işlediği Sevdiğim ve insanın yaşam yolculuğuna odaklandığı Bu Yolda isimli şiirleri, şairin farklı konulardaki çalışmalarını ortaya koyuyor.
BAYRAĞIM
Âşık Koçak
Arşı âladan ferman, yeryüzünün andısın
Bu topraklar uğruna akan şehit kanısın
Düğünümde şöhret, tabutumda şanımsın
İffetimsin arımsın, ay yıldızlı bayrağım.Kalelerin burcunda, gazalarım aşkınla
Kıtalarda süzül dur, görkeminle nazınla
Her yeni bi şafakta, yeniden bir sevdayla
Doğup doğup dalgalan ayyıldızlı bayrağımMazlumların umudu, zalimlerin korkusu
Gelse sineye çarpar yedi düvel toplusu
Senin yiğitlerin var, onbeşlikler ordusu
Düşmanları zapteyler ay yıldızlı bayrağımHürriyetim idrakım, istikbalin inancım
Üç mirası Atamın, adım yurdum sancağm
Göklerde seda seda okunurken ezanım
Yücelerde süzül dur ay yıldızlı bayrağımHilalinde Allah var yıldızında Muhammed
Beşiğinden mezara asker sana bu millet
Göstermesin yaradan ne ihanet ne gaflet
Yüreğimde sevdasın ay yıldızlı bayrağımHer bi erin mehmetcik, gölgelerin nefeslik
Biz kanarız şerbete sen dalgalan ebetlik
Ulubatlı Hasanlar, Seyitlerle direndik
Kelleler koltuklarda ay yıldızlı bayrağımTanısın cihan seni, şargı garbı heryeri
Poyrazı karayeli, ahtım var şu kuzeyi
Büyük şeytanın ini, okyanusun ötesi
Dikilmeli gönderin ay yıldızlı bayrağımKürdü Lazı Türkmeni, bu toprağın kardeşi
Dünya aleme yeter ay yıldızın gölgesi
Dalgalandığın yerler olur cennet bahçesi
Bağımsızlık sembolü ay yıldızlı bayrağım
EFENDİLİK KURUŞ ETMEZ
Âşık Koçak
ESKİDEN ÇOK KIYMETLİYDİ
ŞİMDİLERDE KURUŞ ETMEZ
HERKES İÇİN ÖNEMLİYDİ
BUGÜNLERDE KURUŞ ETMEZARTIK KÜSTAHLIK SEVİLİR
HERŞEY ORTAYA SERİLİR
MUHABBET ARGO EDİLİR
EFENDİLİK KURUŞ ETMEZSAYGI SEVGİ YALAN OLDU
BÜTÜN DEĞER TALAN OLDU
SAHTEKARLAR BAŞA KONDU
EFENDİLİK KURUŞ ETMEZADAM OLDU AYARSIZLAR
HANIM OLDU SAYGISIZLAR
NORMALLEŞTİ SAPKINLIKLAR
EFENDİLİK KURUŞ ETMEZPALAVRACI DEĞER GÖRDŰ
YAĞDANLIKLAR KÖŞE DÖNDÜ
ÇAKALLAR HERKESİ BÖLDÜ
EFENDİLİK KURUŞ ETMEZYETER ARTIK DURUL KOÇAK
SÖZÜ KIYMETİNDE BIRAK
SEBEP LAYIĞA MÜSTEHAK
EFENDİLìK KURUŞ ETMEZ
SEVDİĞİM
Âşık Koçak
Gizlemeli aşkı cümle herkesten
Korkmalı hasetten gözden sevdiğim
Sakınmalı gülü, esen her yelden
Gülmesi nazende gülden sevdiğimAçmasın kirpiğin, coşmasın Şair
Yazmasın yazarlar sevdaya dair
Öyle bir efsunki, gözdeki sihir
Bakması nazende gözden sevdiğimİlanı aşk edip medet beklemem
Yaramı açıpta derman diyemem
Çareyi Hüda'dan gayrı dilemem
Sevmesi nazende herdem sevdiğimYıkılır hayaller düşer üstüme
Savrulur küllerim yolun üstüne
İtiraz edemem sözün üstüne
Sözleri nazende kerhen sevdiğimOlur bir ihtimal, çıkıp gelirsin
Aşkın badesinden sende içersin
KOÇAK yanıp tüttü, bunu bilesin
Ateşi nazende közden sevdiğim
BU YOLDA
Âşık Koçak
Doğum emir ölüm haksa ey insan
Elbet gelen gidecektir bu handa
Nasıl yaşar, nasıl ölür bak insan
Kendi yükün çekeceksin bu yoldaKirletme sakın özünü temiz tut
Meramını bir desende birde yut
Derlerki "altına benziyor sükut"
lafın sözün bileceksin bu yoldaTatlı cana vebal katıp zehretme
Tamah ile haram mala şükretme
Hak konuşup haksızlığa meyletme
Hakka boyun eğeceksin bu yoldaÜç günlük hayat için gönûl kırma
Şeytana, cahile oyuncak olma
Sırat-ı Müstakim'ce yürü durma
Dosta doğru gideceksin bu yoldaKOÇAK derki daim Hak üzre yaşa
Ecnebide olsa Hakkı koy başa
İster bey ol, isterse kral, paşa
Gerek candan geçeceksin bu yolda
ŞİİR GELENEĞİNİN YAŞATILMASI İÇİN ÇALIŞMALARINI SÜRDÜRECEK
Kalehaber.net Yazı İşleri Müdürü Kubilay Esendağ ile gerçekleştirdiği röportajda hem kişisel yaşamını hem de edebiyat çalışmalarını anlatan Uğur Koçak, Kırıkkale'nin ozanlık ve bozlak kültürünün korunmasına yönelik faaliyetlerine devam edeceğini belirtti.
İki yılda kaleme aldığı 348 şiiri ilerleyen süreçte kitaplaştırmayı planlayan Koçak, şehirde düzenlenen şiir dinletileri ve kültürel etkinliklerle Türk edebiyatına katkı sağlamayı amaçlıyor.
Röportaj, Kırıkkale'nin edebiyat birikiminin ve halk şiiri geleneğinin gelecek kuşaklara aktarılmasının önemini bir kez daha gündeme taşıdı.







