Kırıkkale’nin yetiştirdiği önemli sporculardan Rıza Ergen, Türk boks tarihine damga vuran başarıları, üç Türkiye şampiyonluğu ve uluslararası arenada elde ettiği derecelerle adını duyurdu. Rakiplerini ringe çıkmaya korkuttuğu yıllarda Hollanda basınının kendisine taktığı “Dövüşken Türk” lakabıyla tanınan Ergen’in hayatı, yokluk içinde başlayan ancak şampiyonluklara uzanan dikkat çekici bir mücadele hikâyesi olarak öne çıkıyor.

Boksa 1967 Yılında Başladı

Rıza Ergen’in boks serüveni 1967 yılında Kırıkkalespor’da çıraklık eğitimi aldığı dönemde başladı. Bir yandan geçimini sağlamak için çalışan Ergen, diğer yandan düzenli olarak antrenmanlarını sürdürdü.

Fabrika işçisi olarak hayatını kazanırken spor konusunda kimseden destek görmediğini anlatan Ergen, antrenmanlarını işyerine koşarak gitmesi ve Nokta mevkisinde tuttuğu bir kulübede kum torbasıyla çalışmasıyla sürdürdü. Kendisini dönemin önemli boksörlerinden Seyfi Tatar örneği üzerinden geliştirmeye çalıştı.

İlk yumruğu yediği anda boksun çocuk oyunu olmadığını anladığını belirten Ergen, o günden sonra kendisine, “Ya kazanmak var ya da kaybetmek. Ama pes etmek asla yok” diyerek yoluna devam ettiğini anlattı. Ergen, çıktığı maçlarda puan hesabından çok nakavtlarıyla adından söz ettirdi.

Üç Kez Türkiye Şampiyonu Oldu

Kırıkkalespor’da 1967 yılında boksa başlayan Rıza Ergen, yalnızca iki yıl sonra Türkiye Şampiyonluğu'na ulaştı. 1969, 1970 ve 1971 yıllarında üst üste üç kez Türkiye Şampiyonu olan Ergen, Kırıkkale’nin adını boks camiasında duyurdu.

1971 yılında 57 kiloda Türkiye Şampiyonu olan Ergen, elde ettiği başarıların ardından farklı derecelerle milli takımın yolunu tuttu.

Hayatın karşısına çıkardığı engelleri ringdeki rakipleri gibi aşmaya çalıştığını anlatan Ergen, başarının yalnızca madalya kazanmak olmadığını, insanın karşısına çıkan engellerle mücadele edebilmesinin de büyük önem taşıdığını vurguladı.

Avrupa Şampiyonluğu Hayaliyle Milli Takıma Seçildi

1970 yılında Bursa’da gerçekleştirilen milli takım seçmelerinde dönemin önde gelen boksörleriyle karşılaşan Rıza Ergen, büyük bir başarıya imza atarak milli takıma seçildi.

Avrupa Şampiyonluğu hayali kuran Ergen, Milli Takım’daki ilk madalyasını dönemin Gençlik ve Spor Bakanı Ulvi Yenal’ın elinden aldı. Milli formayla çıktığı karşılaşmalarda elde ettiği galibiyetlerle Türk Bayrağı’nı uluslararası arenada temsil etmenin gururunu yaşadı.

Askerde de Şampiyon Oldu

Rıza Ergen’in başarı serisi askerlik döneminde de devam etti. 1973 yılında Silahlı Kuvvetler Şampiyonu olan Ergen, burada ortaya koyduğu performansla dikkatleri üzerine çekti.

Başarısının ardından komutanlarının öncülüğünde İtalya’ya giderek Dünya Şampiyonası’na katılan Ergen, uluslararası arenadaki mücadelesini sürdürdü.

Hollanda Basını Ona “Dövüşken Türk” Dedi

Ergen’in kariyerindeki en dikkat çekici karşılaşmalardan biri Hollandalı boksör Iwan Roesli ile oldu. Rıza Ergen, Hollandalı rakibini nakavt ederek galibiyete ulaştı.

Bu karşılaşmanın ardından Hollanda basını Ergen’in performansına geniş yer verdi. Algemeen Dagblad Gazetesi, Roesli’nin tüm gayretine rağmen Ergen karşısında mağlup olduğunu yazarken, Türk boksör için dikkat çekici ifadeler kullandı.

Ergen’e “Dövüşken Türk” lakabı takılırken, dönemin gazetesinde Türklerle ilgili oldukça sıra dışı ve bugün tartışmalı kabul edilebilecek bir başlık da kullanıldı. Ergen’in güçlü ve agresif boks stilinin Hollanda basınında geniş yankı uyandırdığı aktarıldı.

Madrid’de Dünya Üçüncülüğü

Rıza Ergen’in uluslararası başarıları bununla sınırlı kalmadı. İspanya’nın başkenti Madrid’de gerçekleştirilen Dünya Şampiyonası’nda üçüncülük elde etti.

Ergen’in anlatımına göre şampiyonada nakavt etmesine rağmen hakemlerin taraflı tutumu sonrasında bir karşılaşma rakibine verildi. Bu müsabaka Ergen’in son maçı oldu.

1977 yılında boks hayatının sona erdiğini belirten Ergen, kendisine şampiyonluk unvanı verilmesine rağmen üçüncülüğü kabul ettiğini ifade etti.

10 Yıllık Boks Kariyerinin Ardından Antrenör Oldu

Türk Metal’de Heyecanlı Gün
Türk Metal’de Heyecanlı Gün
İçeriği Görüntüle

Yaklaşık 10 yıllık aktif boks hayatının ardından ringlere veda eden Rıza Ergen, sporla bağını koparmadı. Daha sonra Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü bünyesinde 13 yıl antrenörlük yaparak tecrübelerini yeni nesillere aktardı.

Ringlerde kazandığı deneyimleri genç sporcularla paylaşan Ergen, böylece Kırıkkale boksuna sporculuk döneminin ardından antrenör olarak da hizmet etti.

“Başarının Yarısı İnanmaktır”

İşçi emeklisi olarak doğduğu topraklar Kırıkkale’de yaşamını sürdüren Rıza Ergen, yeni nesil sporculara da önemli tavsiyelerde bulundu.

Boksun ağır antrenman gerektiren bir spor olduğuna dikkat çeken Ergen, başarının birkaç maç kazanmakla ölçülemeyeceğini belirterek şu mesajı verdi:

“Boksta başarılı olmak birkaç maç kazanmakla ölçülemez. Ağır idman, sağlıklı beslenme ve inanç gerekir. Ama en önemlisi yürek. Her şey yürekte biter. İnanmak gerçekten de başarmanın yarısıdır.”

Kırıkkalespor’da başlayan hikâyesini Türkiye şampiyonlukları, milli takım, Silahlı Kuvvetler Şampiyonluğu ve uluslararası derecelerle taçlandıran Rıza Ergen, bugün Kırıkkale spor tarihinin iz bırakan isimlerinden biri olarak anılıyor.

Kaynak: Haber Merkezi