Bir atasözümüz var bu bizim oralarda çok kullanılır "sürüyü güden kurt'u görür" derler.

Ahmet bey! yaşayan insan acıyı, tatlıyı, huzuru, neşeyi, derdi ve sıkıntıyı mutlaka yaşar azda olsa tatmıştır tadarda.

Bu yaşa kadar bende hepsini tattım.
Fakat insanın yakınlarından aldığı yara hiç onmuyor hep taze duruyor ne edersen et kabuk bağlamıyor.

İnşaatta çalışırken arkadaşlar Libya'ya gideceğiz Hasan senide götürelim dediler.

Hanım'a durumu anlattım karar verdik gittik iki yıl Libya'da çalıştık döndüğümde babam oğlum bahçenin yanındaki tarlayı satıyorum.

Yabancı almasın sen aldedi parasını istediği fiyattan ödedim aldım.

Kalan para ile Kırıkkale uzak memlekete köye yakın olsun diye Kırşehir'den iki göz bir gece kondu aldık.

Yazları gidiyor orda kalıyoruz tarla on dönüm ağaçlandırdım emekteri döktüm ağaçlar yetişti, bir su var babamda bende o suyla bahçeyi suluyorduk.

Babam Rahmetli oldu biladerler toplanıyor Hasan'a babam sağ iken hakkını verdi ona bir karış toprak vermeyelim.

Suyuda vermeyelim babam tarlayı başkasına satsa ona sumu verirdik diye yüzümede söylediler.

Tehditle üç beş kuruş verip bizi dışladılar.

O günden beri bahçeye varır çalışıp akşam Kırşehire dönerim.

Toprak mal mülk deyil beni üzen tehditleri, beni kahreden.

Bende selâmı kestim benden önce ölen olursa cenazeye dahi katılmam çok gücüme gitti öyle çok Miras olsa demekki bunlar dünya malı için birbirlerini yerleşmiş.

O sebepten Kırıkkale oturuyorum Kırsehire yazları gidip üçbeş gün işin durumuna göre kalıyor dönüyorum.

Kirada burda bu sebepten kalıyorum çokta memnunum huzurum yerinde dedikodu yok Vallahi rahatım haa! Köyümü özlüyorum gidilmesi gereken düğün cenaze gidiyor onları görmemeye özen gisterip dönüyorum.

Dedim Hasan emmi yaramı deştin dediki, bu orta Anadolu'da çok yerde var.

Bizim köyde bir ceviz ağacı senin olsun benim olsun diye iki kardeş kavda ettiler biri birini bıçakladı belden altı felç kaldı diğerinin ceza evinde yillatı geçti bir deyil bin ceviz ağacı değermi?

Bu ķöyerde sık rastlanan olaylar.
Vallahi değmez fakat dil yarası Helede ohatada ısrar insanı uzaklaştırıyor.

Bu konuları hocalar sık, sık köylerde câmide vâazda işlemeliler belkide azalır diyede düşünüyorum.
Ama yapan çıban başıda hoca olursa köylü o sözede itibar etmez.

Çünkü askerlik harici il dışına çıkıp bir ay kalmayan insan.
Helede parayı ilâh eden yapıya sahip hatır gönül İnsanlık bilmezler.

Oysa ceviz hikayesi o köyde oldu biraz düşünmeleri gerekir.

O mirası bırakan ne götürdü bir çorap dahi görüremedi ve bizde öyle gideriz. Bu boğuşma neden?

Her acı unutulur, her yara kapanır ama bu bırak kapanmayı zaman, zaman kanıyor.

Görmemek için Kırıkkale de yaşamaya kararkıldım.

Her insanda dert mutlaka vardır dertsiz insan yoktur,

Fakat bir insan bir işe kalkışmadan önce keşke dememek için biraz düşünmeli.

Ben çocuklarıma vasihet ettim cenazemede gelmesinler koymayın orda bile bunlar mal kavgası yaparlar diye.

Bu millet neden böyle oldu?
Eski insanlar böyle değildi iyi olan herşeyi yitiriyoruz.

Bu necip millet nereye gidiyor aile bağları kopuk herkes birbirine kinle,nöfkeyle nefretle bakar oldu.

Allah nefsimizi ıslah etsin dedi. Hasan emmi yoruldun terledin dedim. Bunları anınca oldu, kaç affettim buda son oldu.

Türk insanı dikkat edin basit şeyler değmeyecek işler hele dünya malı için kimse küsüp darılmasın.
Sonunda keşke dememek için önce düşünmek gerek birimiz ölsek keşke diye yanarız.

Hasan emmi sonra yine sohbet ederiz diye ayrıldım.

Ahmet Ulusoy (Ödüoğlu) 26.03.2026