İşten geldim minibüse bir park yeri bulup park ettim.
Eve gidiyordum.
Karşıdaki köftecinin orda Hasan emmiyi gördüm.
Üç gündür Kırşehir'deydi gelmiş hoşgeldin deyip hâl hatır sorduktan sonra
Ahmet bey bugün geldim Kırsehir'den heybem dolu geldim.
Boş masayı göstererek şurda eccik (biraz) oturalım dedi oturduk.
Daha önce söylemiştim Kırşehir'de Evim gece kondu.
Burdan varınca yakındaki pazara gittim eski tanıdıklardan köy peyniri( kuru çanak peyniri) köylülerden gübresiz patates ve beş altı yufka aldım.
Eve gelince fırınlı soba devamlı kurulu duruyordu.
Kovayı odunla doldurdum sobayı yaktım patatesleri yıkayıp fırın bölümüne attım.
Yufkayı sobanın üzerinde kevrettim, köy peyniriyle dürüm yaptım eski tadı bulamadım.
Gençken yerdik tadına doyulmazdı eee! Herşey zamanında güzel oluyormuş şimdi dişler takma çenenin eski gücü ağızın eski tadı yok.
Birde tekbaşıma gitmiştim bir dürümü yiyemedim.
Çay dememiştim patatesler pişmiş çıkarıp soydum tuzlayıp ikisini zor yedim.
Yalnız olduğumdan çayı çok içerdim üç bardağı zorla içtim.
Her şey zamanında olmalı, hiç birşeyinde
yalnız tadı olmuyormuş bunu birkezdaha anladım
Hanımsız tek birdaha gitmem.
Bizim köye oniki km.
Uzakta bir köyde bir ahrabamız vardı.
Rahmetli olduğunu duydum cenazeye katıldım.
O köyün imamı izinliyimiş memlekete gitmiş,
Bizim köyden topal Ali'nin oğlu imam olarak gitmiş bir vaiz ediyor Yaşlılar ağlıyor Haktan, hukuktan mirastan gardaş ve komşu hakkından dem vuruyor, coşuyor.
Bir sözvar " ektiğim hohut biçtiğim hohut tarlasına sı..? nohut şehre gelmiş leblebi olmuş" derler.
Dikkat edip baktım topal Ali'nin oğlu Veli
Köyde gardaş bacılarına miras yüzünden küskünler.
Anaya babaya çıkarsız selâm dahi vermeyen anası babası misafir olarak evinde iki gün kalmamış birisi komşu diyaloğu olmayan, haset cimri olarak herkesin bildiği Veli beye bakın.
Düşündüm siyasilerde böyle kürsüye geçiyor anlatıyor uçuyor, geçmişini karakterini bilen bildiren yok.
Seçim bitince menfaat olan yerlerden sesi duyulur.
Bunuda öğrendim Seçimde Allah kitap diyene deyil aslını asaletini özünü bilmediğim kimseye rey vermeyeceğim.
Vahabi mesebini kuran İngiliz ajanı "alıştım geceleri dahi namaza kalkıyor ışığı yakıp perdeyi açıyordumki inansınlar diye " diyor.
Toplumda ne kabaklar var kavuna benzeyen tatmayınca anlaşılmaz.
Ahmet bey işten geldin seni birde ben yordum kusura bakma dedi.
Hasan emmi ne kusuru rica ederim.
Memnun oldum İnşallah okuyanlarda "leblebiden nem kaparlar" dedim.
Tekrar görüşmek üzere ayrıldık.
Vallah, üzümde korukta
Zamanında başka güzel
Bazen ekşidir erikte
Zamanında başka güzel
Tadı başkadır her yaşın
Temeli bulgur, pilâv aşın
Ayazıda hoştur kışın
Zamanında başka güzel
Ödüoğlu gün batınca
İnsan uykuya yatınca
Uyansa şafak atınca
Zamanında başka güzel
Hasan emmiyle devam edeceğiz.