Kırıkkale’nin kültürel mirası içerisinde önemli bir yere sahip olan türküler, resmi kayıtlara göre toplam 54 eserle zengin bir folklor hazinesi sunuyor. Anadolu’nun kavşak noktasında yer alan Kırıkkale, özellikle Abdal kültürünün etkisiyle insan yaşamını, doğayı, sevgiyi, gurbeti ve toplumsal olayları türküler aracılığıyla kuşaktan kuşağa aktarıyor.
Resmi kayıtlara geçen 54 türkünün dağılımı; 26 kırık hava, 1 oyun havası ve 23 uzun havadan oluşuyor. Repertuar dışında ise 4 türkü bulunuyor. Bu repertuar dışı eserler arasında, Seyit Çevik’in kaleme aldığı ve Türkiye genelinde bilinen “Ankara’nın Bağları” türküsü de yer alıyor.
Kırıkkale türkülerinin başında, merhum halk ozanı Hacı Taşan’ın “Allı Turnam Bizim Ele Varırsan” adlı eseri bulunuyor. Yine Kırıkkale’nin en tanınmış türkülerinden biri olarak, Bahri Altaş’a ait “Bir Yiğit Gurbete Gitse” öne çıkıyor. Bu eserler, kentin müzik kültüründe derin izler bırakmış durumda.
Uzmanlar, türkülerinin yalnızca bir müzik türü olmadığını; aynı zamanda halkın kolektif hafızası olduğunu vurguluyor. Türküler aracılığıyla aşk, acı, neşe, kahramanlık, gurbet ve toplumsal olayların ölümsüzleştirildiği ifade ediliyor. Ünlü şair Bedri Rahmi Eyüpoğlu’nun “Dilimizin tuzu biberidir” sözleriyle tanımladığı türküler, tarihsel olaylardan günlük yaşama kadar pek çok bilginin en yalın haliyle aktarıldığı birer kültür belgesi olarak görülüyor.
Araştırmalarda, “Türkü” kavramının yalnızca “Türk’e ait” anlamıyla değil, “Türk küyü” yani Türk ezgisi olarak da değerlendirilebileceğine dikkat çekiliyor. Türkülerde söz ve ezginin birlikte ele alındığı, insanın doğayla kurduğu bağın müzik yoluyla ifade edildiği belirtiliyor.
Kırıkkale’nin türküleri, Abdal geleneğinin izlerini taşıyarak yöre insanının yaşam biçimini, doğa ile ilişkisini ve duygusal dünyasını yansıtıyor. Kültür çevreleri, bu zengin mirasın korunması ve gelecek kuşaklara aktarılmasının büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor.




