Türk halk müziğinin unutulmaz isimlerinden Hacı Taşan, Keskin ve İç Anadolu folklor musikisinde bıraktığı derin izlerle anılmaya devam ediyor. Türküleri ve halaylarıyla geniş bir coğrafyada tanınan sanatçı, özellikle Keskin türküleriyle adı özdeşleşen önemli bir ozan olarak kabul ediliyor.

Ankara-Kırıkkale karayolunda akılalmaz kaza! Tır üzerindeki kepçe, köprüye takıldı!
Ankara-Kırıkkale karayolunda akılalmaz kaza! Tır üzerindeki kepçe, köprüye takıldı!
İçeriği Görüntüle

Halk arasında “Hacelobası” olarak bilinen ve asıl adı Hacıaliobası olan türküye adını veren köy, aynı zamanda Hacı Taşan’ın doğup büyüdüğü yer olarak biliniyor. Kırıkkale’nin Keskin ilçesine bağlı bu köyde 1930 yılında dünyaya gelen Taşan, aslen Kırşehir’in Çiçekdağı ilçesine bağlı Kırtıllar köyü nüfusuna kayıtlıydı. Kırtıllar köyü, abdal aşiretinin yoğun olarak yaşadığı ve İç Anadolu’nun en özgün halk müziği geleneğine kaynaklık eden önemli merkezlerden biri olarak öne çıkıyor. Aynı köy, bozlak geleneğinin en büyük temsilcilerinden Neşet Ertaş’ın da doğum yeri olarak biliniyor.

Babası Abdullah Çavuş’un Hacelobası’ndan evlenmesiyle bu köye yerleşen ailede, müzik hayatın merkezinde yer aldı. Annesinin bağlamaya olan ilgisi ve babasının yörenin tanınmış davulcularından biri olması, Hacı Taşan’ın küçük yaşlarda müzikle iç içe büyümesini sağladı. Sanatçının 12–14 yaşlarında saz çalmaya başladığı, kısa sürede yeteneğiyle dikkat çektiği ifade ediliyor.

Hacı Taşan, babası tarafından dönemin önemli ustalarından Muharrem Ertaş’a çırak verildi. Ustasının yanında düğünlere katılan Taşan, halk müziğinin en yoğun icra edildiği bu ortamlarda hem geleneği öğrendi hem de ustalığını geliştirdi. Düğün çalgıcılığı, o dönemde abdallar için yalnızca bir sanat değil, aynı zamanda temel geçim kaynağıydı.

Zorlu düğün ortamları, ağır çalışma koşulları ve düzensiz yaşam tarzı, birçok halk sanatçısında olduğu gibi Hacı Taşan’ın da sağlığını olumsuz etkiledi. Büyük bir müzik mirası bırakan sanatçı, 9 Mart 1983 tarihinde geçirdiği üçüncü kalp krizi sonucu 53 yaşında hayatını kaybetti. Ardında bıraktığı eserler ve Keskin türkülerine kattığı yorum, bugün hâlâ İç Anadolu halk müziğinin temel taşları arasında yer alıyor.

Kaynak: Haber Merkezi