Kırıkkale’nin Yahşihan ilçesinde belediyeye yönelik yürütülen soruşturmada eski İmar Müdürü Ulaş Biçer’in mal varlığı yeniden gündeme geldi. Soruşturma kapsamında Biçer’in ev, araç ve Bodrum’daki yatına yönelik el koyma tedbiri uygulanırken, kamuoyuna yansıyan bilgilere göre söz konusu mal varlığının değerinin yaklaşık 541 milyon lirayı bulduğu öne sürüldü.
Biçer’in mal varlığı içerisinde özellikle lüks otomobiller dikkat çekiyor. Basına yansıyan bilgilere göre 68 milyon lira değerinde Porsche 911, 32 milyon lira değerinde Mercedes AMG ve 31 milyon lira değerinde Mercedes G serisi olmak üzere üç aracın toplam değerinin yaklaşık 131 milyon lira olduğu ileri sürüldü.
Villa ve yatın değeri dikkat çekti
Dosyada gündeme gelen rakamın büyük bölümünü ise Bodrum’daki gayrimenkul ve yat oluşturuyor. Biçer’e ait olduğu belirtilen Bodrum’daki villanın yaklaşık 300 milyon lira, marinada bulunan lüks yatın ise yaklaşık 110 milyon lira değerinde olduğu iddia edildi.
Araçlar, villa ve yat için kamuoyuna yansıyan rakamlar toplandığında yaklaşık 541 milyon liralık bir mal varlığı ortaya çıkıyor. Söz konusu rakamların resmî bir değerleme raporuyla kamuoyuna açıklanmış kesin tutarlar olmadığı, basına yansıyan tahmini değerlerden oluştuğu belirtiliyor.
Şirketi de inceleme altında
Soruşturmanın yalnızca taşınır ve taşınmaz mallarla sınırlı kalmadığı, Biçer’in kurucusu olduğu belirtilen Kuzey Proje Geo Danışmanlık şirketinin de incelemeye alındığı bildirildi.
Ulaş Biçer’in mal varlığına yönelik tedbirler ilk kez bu soruşturmayla gündeme gelmedi. Yahşihan Belediyesi hakkında daha önce yürütülen soruşturmalarda da Biçer’in mal varlığına yönelik el koyma kararları kamuoyuna yansımıştı. Eylül 2026’da yürütülen soruşturmayla birlikte özellikle Bodrum’daki yat, gayrimenkuller ve lüks araçlar yeniden gündemin öne çıkan başlıklarından biri oldu.
Gözler soruşturmanın mali boyutunda
Yahşihan Belediyesi soruşturmasının genişlemesiyle birlikte gözler şimdi dosyanın mali boyutuna çevrildi. Biçer’in mal varlığının kaynağına ve para hareketlerine ilişkin incelemelerin soruşturma açısından önem taşıdığı belirtiliyor.
Öte yandan mal varlığına el koyma kararı, söz konusu varlıkların suçtan elde edildiğinin kesinleştiği anlamına gelmiyor. El koyma işlemi devam eden soruşturma kapsamında uygulanan adli bir tedbir olarak değerlendiriliyor.




